Sancılı, rantlı eğitim start alıyor

13.Eylül.2017

Yeni eğitim ve öğretim yılı birkaç gün sonra başlayacak çocuklarımız yeniden okullu olacak. Yeni servis ihaleleri, kantin ihaleleri yapılacak Tabii bu ihalelerde korumalar da olacak, gözü aç, karnı tok insanlar belli siyasetçileri devreye sokarak bu ihalelerde rant arayacak, rant verecekler. Yıllardır bu çark bu şekilde dönmekte. Benim de 3 çocuğum okulların açılmasıyla okullu olacak, önceki gün Çay İlkokul Müdürü’nü aradım.

Anaokulundan 1. sınıfa geçen kızım bir şubeye verildi, başka bir okuldan Rize Çay İlkokulu’na geçen 6 yaşındaki kızım ile aynı anaokulunda okuyan 3 arkadaşından biri başka şubeye verildi. Eşim aradı ve ‘çocuk arkadaşlarından ayrılmak istemiyor, okulun bahçesinde ağlıyor’ dedi. Ben de okul müdürünü tam 4 kez aradım, telefona bakmadı, eşim yine arayınca telefona bakmadığını söyledim. Bir dakika dedi ve müdür odasına girerek ‘Ara tekrar’ dedi. Aradım yine bakmadı, Çok mu yoğun diye sordum. ‘Hayır yanında bir bayan var’ dedi.

2. sınıfa geçen kızımın öğretmeni Ahmet Topal’ı aradım ve müdürün neden telefona bakmadığını sordum. ‘Belki yoğundur, kayıtlar, sınıflar, şubeler ayrımı var, Pazartesi günü start bizim okuldan verilecek, onun telaşı var...’ Falan filan... Kendisine ‘amaç çocukların kalbini kırmamak, onlara okulları sevdirmek, çocukları birbirinden ayırmamak, çocukların gözyaşını silmek değil mi?’ diye sordum. Ahmet Hoca ‘Evet’ dedi.

O halde neden bir çocuğu rica edilmesine rağmen ayrı şubeye veriyorsunuz, neden müdürü telefona bakmıyor, zamanında okul müdürlüğünden alınacağı sırada bize yalvaran, yıllarını eğitime verdiğini söyleyen müdürün, şimdi telefona neden bakmıyor? İşini aşana kadar mı onun prensibi, biz kendisine çocuklara diploma ver demiyoruz. Biz çocukların gözyaşı akmasın diyoruz. Bunlar anaokulunda iki yıl birlikte kaldılar, arkadaşlar ve 3 arkadaşını kendisinden ayırdılar. Çocuk okul bahçesinde okula gitmem diye ağlıyor, değer mi gözyaşına diye sordum.

Ben söylerim diyerek, Ahmet hoca yatıştırmaya müdürünü savunmaya geçti. Okul idarecisi, Milli Eğitim Müdürü, hatta bakan bile olabilirsin, önemli olan iyi bir idareci olmak, halkın nabzını iyi tutmak,, insanlara siyasetçiler gibi 2 anahtar bizden diyerek, geldiğin koltukta anahtarları unutmak olmamalı. Geçtiğimiz günlerde İşitme Engelliler Okulu ile ilgili bir haber yapmıştım, çocuklar okula zor bela alındı, bu kez okul idaresi ve Milli Eğitim Müdürü, ‘servis ücreti ve yemek masraflarını aileler karşılayacak’ dedi. Amaç zorluk çıkarmak, ailelere eziyet etmek. Zaten servis ücretlerini ve yemek masraflarını karşılayan hatta her çocuğa aylık 100 TL burs veren Hallaç ailesi var...

Yıllardır bu burs paraları nereye gitti belli değil, Hallaç ailesi burs paralarının ailelere verilmediğini öğrenince parayı geri istemiş ve çocuklar adına hesap açtırmıştı. Şimdi sorma zamanı,, Hallaç ailesinin göndereceği yemek ve servis paralarını siz ne yapacaksınız, çatı katında yaptığınız lüks dinlenme odasında zevki sefa mı yapacaksınız? Size dur diyecek birileri mutlaka var... Var ve var! konuyu Milletvekili Hasan Karal’a anlattık, Karal, ‘Birlikte okula gideceğiz, Milli Eğitim Müdürü de gelecek. Teker teker sorgulayacağız, kimse bu çocukların tek kuruşuna dokunamaz, dokunanın eli kırılır’ dedi. Müdür Yardımcısı siyasetin eteğinde, müdür ise kimden destek alıyor bilinemez... Ama bu işin peşini bırakmaya niyetli değilim. Hayatlarını duymayarak geçiren, bu çocukların hayatlarına ses olmaya devam edeceğim. Gerisi teferruat.