SON DAKİKA
SON DAKİKA
İstanbul yolcuları kalmasın
11.05.2019
Türkiye İstanbul seçimlerine kilitlenmiş durumda.
Görülüyor ki İstanbul’un nüfusu 23 Haziran’a kadar hızla artacak.

Anadolu’dan her yol İstanbul’a çıkmaya başladı.
Partiler adeta Anadolu’daki milletvekillerine,  Anadolu’daki teşkilatlarına “SEFER EMRİ” çıkardı.
İstanbul’da kimin akrabası varsa sefer emrinden nasibini alır oldu.

Şimdi terminallerde daha da yoğun şekilde “İstanbul yolcuları kalmasın!” sesleri yükselmeye başlıyor.
İstanbul’daki Anadolu illerinin derneklerinin değerini ise hiç sormayın!

YSK’nın İstanbul seçimlerini yenileme kararı sonrası 23 Haziran’da Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu arasındaki yarışın nasıl biteceğini herkes merak ediyor. Anket şirketleri değerlendirmelerini şimdiden kamuoyuyla paylaşmaya başladı.

31 Mart yerel seçimleri için yapılan anketlerde AK Parti’nin adayı Binali Yıldırım’ı önde gösteren PİAR Araştırma Şirketi YSK’nın İstanbul seçimlerini yenileme kararı sonrası sosyal paylaşım sitesi Twitter’da bir değerlendirme paylaştı.

PİAR’ın değerlendirmesine göre, her iki tarafın da kazanma ihtimali seçimlerin başa baş biteceği anlamını taşımıyor. Seçmen psikolojisini doğru yönlendiren taraf bu kez farklı dahi kazanabilecektir. 

Seçimlerin sonuna doğru hangi adayın kazanacağı fikri ağır basarsa o aday 31 Mart’a oranla çok daha büyük fark yapabilir.

İşte PİAR'ın o değerlendirmesi...

***

İmamoğlu’nu bekleyen büyük risk! 

Yenileme seçimleri her iki taraf için de riskler barındırmakla birlikte iki tarafın da kazanma ihtimali vardır. Ancak kitle psikolojisinin Ekrem İmamoğlu lehine olduğunu söylemekte fayda görüyoruz. Apolitikler ve Cumhur İttifakı’nın bazı seçmenlerinin yenileme kararından sonra kötüleşen ve daha da kötüleşme ihtimali yüksek olan ekonomik gelişmelerden sonra İmamoğlu için sandığa gitme ihtimali yüksektir. 

Yenilemeye olan tepkinin İmamoğlu’nun sahiplenme boyutuna getirilmesi ve partililikten sıyrılması, çok daha büyük kitlelerin onun hakkını teslim etmek motivasyonu ile sandığa gidecek olması büyük bir avantajdır. Yenileme kararına verilen toplum tepkisinden pay almak isteyen bazı partili / partisiz kişilerin aşırı ve abartılı söylemler içine girebileceği ve medyanın bu söylemleri İmamoğlu’na mal etmesi sonucu kişisel imajın zedelenmesi büyük risktir.

31 Mart’ta kazanacağına ihtimal verilmediği için kampanyasına müdahil olmak isteyen ortak / paydaş / rant beklentisi içinde olan kimse olmamıştır, bu tip kişiler çoğalacağı için kampanya kontrolünü kaybetme riski büyüktür.


Ekrem İmamoğlu’nun avantaj / dezavantajları ve yapması gerekenler:

1- Ekrem İmamoğlu sade bir vatandaş imajı ile seçimi kazanmıştır, bu imajı sürdürmesi gereklidir ancak yıldızlaşan bir aday olarak hata yapma riskleri yükselmiştir.
2- Kaybeden aday olarak, kazanma umudunu yaygınlaştırmanın zorlukları büyük dezavantaj olacaktır.
3- CHP ve İmamoğlu’nun mağduriyet söylemleriyle baş edebilme zorluğu oluşacaktır. (Bu üç madde dezavantajlı olunan konular)
4- İktidar gücünün Yıldırım’ın partisinde olması...
5- Medya gücü (Binali Yıldırım’ın avantajlı olduğu iki konu ise budur).

Binali Yıldırım’ın avantajları/ dezavantajları/ yapması gerekenler:

AK Parti seçmenlerine seçimin neden iptal edildiğini anlatması ve onları ikna etmesi gerekecek.
En zor olanı da ilçe seçimlerinin neden yenilenmediğini anlatmak olacaktır.

***

Analiz böyle...
Daha önceki yazımda da dile getirdim, İstanbul seçimlerinin sonucu öyle bir hal almıştır ki AK Parti’nin varlık ve güvenoyu meselesi haline gelmeye başlamıştır.
AK Parti kaybettiği an; erken genel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimi kaçınılmaz hale gelecektir.
Çünkü İstanbul Türkiye’dir.
Daha da ötesi...
Napoleon Bonaparte ne demişti?
“Eğer dünya tek bir devletten ibaret olsaydı başkenti İstanbul olurdu.”

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap