SON DAKİKA
SON DAKİKA
Geri verin! Adresimi yazacağım
31.03.2019

Bugün sandığa gidiyoruz.

Hal böyle olunca da seçim yasakları devreye girdi. O nedenle bugün geçmişte yapılan seçimler üzerinden her biri ayrı bir hikaye olan seçim fıkralarını sizlerle paylaşmak istedim.

Her biri tatlı hüzünlü anılar, her biri yaşanmış fıkra gibi olaylar...

Seçim sonuçlarını beklerken, gelin biraz gülümseyelim...

***

ADRESİMİ YAZACAĞIM

1965 yılı seçimlerinde oyunu kullanan köylü seçmen, geri döndü. Görevlilerle aşağıdaki diyaloğu yaptı: 

“Ben pusulamı geri istiyorum.”

“Geri verilmez, niçin istiyorsun?”

“Adresimi yazacağım” 

“Adres yazılır mı be adam?” 

“Ama geçen seçimde adres yazmadık oylar başka partiye gitti.”

*

İNSANA OY VERİN, İNSANA

1970’li yıllarda bazı parti logoları hayvan figürleri içermekteydi. Adalet Partisi: Kır at...

Güven Partisi: Koyun... 

Milliyetçi Hareket Partisi: Üç hilal ama partinin en önemli destekçisi durumundaki Ülkü Ocakları’nın amblemi Bozkurt...

O yıllarda bir partinin ambleminde de, elinde kürekle çalışan bir insan resmi vardı. 

O partinin genel başkanı radyodan seçmenlere şöyle seslenirdi: 

“Değerli vatandaşlarım; Yok atmış, yok koyunmuş, yok kurtmuş bırakın bu hayvanları yahu! İnsana oy verin, insana!...”

*

ŞU ZAVALLIYA DA BİRKAÇ OY VERİN

1977 seçimlerindeydi. Demirel seçim için Ege’yi dolaşıyordu. Denizli-Aydın-Muğla yolları hınca hınç insanla doluydu. 

Demirel şöyle dedi: 

“Acıyorum şu muhalefet partisine. Bakın bütün oylar bize gelecek. Ben halka dönüp de şu zavallı partiye de birkaç oy verin diyemem ki...”

*

OYU BURSALILAR VERECEK

Süleyman Demirel Bursa seçim turunda İhsan Sabri Çağlayangil’i meydanda göremeyince refakatindekilere sordu: 

“ İhsan Sabri nerede?” 

“ Yok!” dediler. 

“ Nerede?” diye sordu.

“Kanada’ya davetliymiş, oraya gitmiş” dediler. 

Demirel’den son söz:

“Yahu İhsan Bey’e Kanadalılar oy vermeyecek ki Bursalılar verecek...”  

*

SEÇİM DE BALO GİBİDİR

Bunalımlı bir dönemlerden biriydi, seçime gidilmesi teklif ediliyordu. Demirel’e sordular: 

“Niçin seçime gitmiyorsunuz efendim?” 

Demirel: “Hazır değiliz.”

Soranlar: “Nasıl hazır olacaksınız ki?” 

Demirel: “Bakın anlatayım. Seçim de balo gibidir.

Hazır olmadan gidilmez.

Sen benim arkadaşımsın, bana rastlıyorsun, ‘Gel seni baloya götüreyim diyorsun. Ben ne yapacağım?’ Arkadaş izin ver hazırlanayım diyeceğim. 

İşte öyle” 

*

HEP TERSİNE GİDERDİ

“Zara yakınlarında seçime giren adaylardan biri Kızılırmak’tan geçerken suya düşmüş. Oradakiler hemen koşup parti başkanına söylemişler. 

Başkan, “Bizim aday mı?” diye sormuş.

“Bilmiyoruz, adaylardan biri” demişler. 

Başkan, “Akıntıya doğru mu gidiyordu, tersine mi?” diye sormuş. 

“Akıntıya doğru.” 

Başkan, “Tamam anlaşıldı. Bizim aday olamaz. Çünkü bizimki hep tersine giderdi” demiş.

*

ERDAL İNÖNÜ'DEN İLGİNÇ ÇIKIŞ

Melih Aşık, İnönü’nün tedavi için ABD’ye gittiği ilk günlerde Milliyet Gazetesi’ndeki köşesinde birkaç anıyı yazmıştı:

Erdal Bey’e bir gün, hiç sıcak bakmadığı siyasete yıllar sonra neden girdiğini sorarlar.

Yanıt müthiştir:

- Ülkemi benden daha kötüleri yönetmesin diye!

*

TEŞEKKÜRLER BANA DEĞİL, CİZRE'YE

Bir seçim dönemi... 

SHP Genel Başkanı İnönü, Diyarbakır ve Cizre’deki mitinglerde konuştuktan sonra Siirt’te halka hitap edecektir. 

Ancak Cizre’de bir grup protesto gösterisi yapıp parti otobüsünü taşlayınca buradaki miting iptal edilir, hiç beklenmeden Siirt’e gelinir. 

Seçim gezilerinde program sarkmasına alışık Siirt İl Başkanı, parti otobüsünün tam zamanında geldiğini görünce biraz şaşkın, İnönü’ye teşekkür eder. 

Aldığı yanıt:

“Sen bana değil, asıl Cizrelilere teşekkür et...”

*

MESELENİN KÖKÜNE İNELİM

Seçim otobüsüyle bir yere gidiliyor. Otobüsün kornası aniden bozulmuş, ötüp duruyor. 

Şoför otobüsü sağa çekip durdurmuş, arızayı gidermeye çalışıyor ama nafile. 

Yolculardan birinin şoföre, “Kablosunu kopar”, diye akıl verdiğini duyan İnönü itiraz ediyor:

- Durun yav, koparmayın. Bir derdi var ki inliyor. Meselenin köküne inelim.

*

SİZDE HİÇ DEVLETE ÇALIŞAN YOK MU

PKK’nın siyasi sözcülerinden Sırrı Sakık’ı bilirsiniz...

SHP’den milletvekili adayı olmak için başvurur ve dönemin  partisi SHP’nin lideri Erdal İnönü ile görüşmeye gelir:

- Hakkımda bir sürü dedikodu çıkardılar. Önceden bilesiniz; ağabeyim (Şemdin Sakık) dağda devlete karşı savaşır. Kardeşlerimden biri hapiste..

İnönü şaşırır ve der ki;

- Yav, sizde hiç devlete çalışan biri yok mu?

***

Yaşanmış anılar böyle...


Böyle bir yazıyı da Temel ile bitirmeden olmaz...

“Temel seçimlerde aday olmuş, büyük bir kalabalığa karşı konuşma yapacak. Hazırlanmış, kürsüye çıkmış.

Cebindeki kağıdı aramış, bulamamış. Bunun üzerine seçmenlere şöyle seslenmiş:

-Sevgili hemşehrulerim, puraya celirken neler soyleyecegumi pir Allah pir de pen pileydum. Şimdi ise sadece Allah piliy.

***

Seçimlerin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap