SON DAKİKA
SON DAKİKA
Yoldan Çıkmayalım!
11/25/2019
İsraf bir tüketim çılgınlığıdır, savurganlıktır, yoldan çıkmaktır. Hele de ortamınız, inancınız, kültürünüz bu türden bir davranışı reddediyorsa. Lakin bugün, el birliği ile
israfı kültürümüzün bir parçası haline getirmiş durumdayız. Şatafatlı bebek partilerinden sonra, sosyal medyada paylaşılan son yoldan çıkmışlık görüntüleri ise; bir hastanenin acilinde doktor ve hemşirelerin köpük banyosu oldu. Ellerimizle yarattığımız tüketim kültürü inanç, ahlak, eğitim, insanlık hiçbir şey dinlemiyor. Sadece muhafazakâr kesimi suçlamak ve olaya din üzerinden yorum getirmek eksik olur. İsraf ve her türlü tüketim çılgınlığı toplumun her kesiminde.

Asıl görülmesi gereken, toplum değerlerinin de, tüketim çılgınlığı karşısında değişime uğruyor olması. Duygular, ilkeler, çevre, sağlık, zaman, insan ilişkileri, aile kurumu ve eğitim tüketim kültüründen fazlasıyla nasibini almakta. İnsanların ekonomik durumlarını ve sosyal seviyelerini zorlayarak gösteriş yapmak ve toplumda daha fazla kabul görmek ve de farklı görünmek adına yaptığı harcamalar o kadar öne çıktı ki, sosyal medya da, bu sahteliklerin boy gösterildiği bir alan durumda. İnsanlar, kendi aralarında yaptıkları eğlenceleri, mahrem hallerini bile, sosyal medya da paylaşmakta hiçbir mahsur görmüyorlar. Düğünlerine, kına gecelerine, doğum günü partilerine ve yaşadıkları mekânlarına, sırf resmetmek ve sosyal medyada yayınlamak için çıldırmış gibi zaman ve para harcıyorlar.

Elbette Muhafazakâr kesimin tüketim kavramının içini boşaltması, kabul edilir bir şey değil. Lakin hepimiz aynı gemide yaşıyor, bu kirlilikten de hepimiz sorumluyuz. Birilerinin yaptıkları çirkinlikleri görüp kınamak yetmez. Bu videolar hepimize ayna olsun. Oralarda bir yerde bizlerinde parmağı var. Çocuklarımıza yokluğu da, varlığı da, ahlakı da anlatırken;
verimli, üretken, ahlaklı büyükler olmaları gerektiği konusunda eğitim verirken, yarın onlara, bu resimleri nasıl izah edeceğiz onu düşünün… İsveç’te kaldığım zaman içinde, insanların ne kadar sade yaşadıklarını, hırsızlık gibi adli vakaların neredeyse hiç olmadığını, çöpleri dahi değerlendirdikleri gördüm. İkinci el alış veriş bir kültür haline gelmiş. Hiçbir şey ziyan edilmiyor. Ortamı görünce, ülke olarak ne kadar israf içinde olduğumuzu, ahlak denilen şeyin en önce, toplum kurallarına uymakla başladığını düşündüm. İsraf yok. İdrak var.

İnsanlar neredeyse bütün işlerini kendileri yapma gayretinde. Boya, badana, bahçe. “Kendi işini kendin yap!” ilkesi İsveç’te bir kültür. Bizlerin ise, ne inancımızın ne de mevcut ekonomik durumumuzun gereğini yerine getirmek, üretmek gibi bir çabası yok. Hâlbuki inancımız der ki, “Onlar ki harcadıkları zaman israf etmezler, cimrilik de yapmazlar, ikisi arası ortayolu tutarlar.” (el-Furkan, 25/67) “Elini boynuna bağlı tutma (cimrilik yapma!) Büsbütün de saçıp savurma; sonra kınanmış olursun, eliboş açıkta kalırsın.” (el-İsra, 17/29) Orta yolu izlememiz gerekirken düştüğümüz duruma bakın; Ürettiğinden fazlasını tüketmek artık ülkemizin kültürü ve ne yazık ki bir devlet politikası. Sonuç; Sınırsız(!) ihtiyaçlarımızı, sınırlı
kaynaklarla karşılama kültürüne bir an evvel geçmemiz, israfı engellememiz gerekir. Yoksa bencillik, doyumsuzluk, sahtekârlık, huzursuzluk, (çalma, haram yemek, görevini gereği gibi yerine getirmemek) ahlaksızlık, paylaşımsızlık, yoksulluk ve yeni açlıklar ve de değersizlikler bir kader olarak yarınımıza ağlarını örecektir. Orta yolu bulalım. Yoksa! Ülke olarak ilerlememiz ve biz olmamız gereken bütün yollar elimizde kalacak!

Yorum Yap


550

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap