SON DAKİKA
SON DAKİKA
''Suriyeli misafir kabul etmiyoruz!''demiyoruz.Ama...
12/23/2019

Başlangıçta geçici bir durum olarak gördüğümüz Suriyeli göç dalgası, gün geçtikçe kalıcı bir hâl almaya başladı.  Suriye’de ki belirsizlik devam ettiği, göçün nedenleri yok edilmediği müddetçe de, bu dalganın devam edeceği, Suriyelilerin ülkelerine dönmeleri konusunun da, hep havada kalacağı görünüyor.

 

İktidar işin içinden çıkamıyor, muhalefet ise, meseleye çözüm olabilecek elle tutulur bir şey ortaya koyamıyor. Böyle olunca da maalesef, “Suriyeliler gitmeli” söylemleri dilek ve temenniden öteye geçemiyor.

 

Olaya, “Türkiye, hem tarihi hem de güncel göçlerin kavşağında bulunan bir coğrafyadır. Bu açıdan, tarihin değişik dönemlerinde kendisine sığınan sayısız göçmene ev sahipliği yapmıştır. Bu da onlardan biridir gibi” bir yorum yapmak, işi hafife almaktan başka bir şey değildir.

 

Oysa olayın Suriye sınırları dışında şekillendiğini bilmemiz, siyasetimizi ve çözümü buna göre üretmemiz, tedbirlerimizi ve geleceğe dönük planlarımızı da bu fikirler doğrultusun da yapmamız gerekiyor.

 

Tarihte göçlerin nedenlerini, emperyalist ülkelerin dini, siyasi ve ideolojik hedeflerini yeniden gözden geçirmemiz bize, önemli fikirler verecektir.

 

Batının planları; Türklerin dünyaya açılması engellenerek, belli bir bölgeye sıkıştırılması, yaratılacak kimlik bunalımı ile ülke birliğinin güç kaybına uğratılması, İslam coğrafyasının inanç dinamiğinin kırılması; kısacası; ülkemizin güvenliği, milli kültürü ve demografik yapısı üzerinedir.

.

Eğer bazı tedbirler alınmazsa batının planları işleyecek; bugünün dağınık sığınmacıları, yarının örgütlü, kimlikli işgalcileri bile olabilecektir. Bütün bunlar, ülkemiz için en önemli beka sorunu ve birliğimize tehdit unsuru oluyor.

 

Dün olduğu gibi bugün de Batının, “Anadolu’nun  Türk ve Müslüman kimliğini yok etme” gayesine dur diyecek çok kapsamlı politikalara ihtiyacımız var.

 

“Türkiye milli kültüründen uzaklaşarak Araplaşıyor” diyenlere de, “yabancılara toprak satılmamalı” diyenlere de kulak vermeliyiz.

 

Sadece Suriyeliler değil, ülkemizin her yanında kolaylıkla taşınmaz sahibi olabilen Araplarda yarın başka bir tehlikenin habercisi; Arapların İngiliz ve ABD aklı ile yürüdüğünü biliyoruz.

 

Suriyelileri nasıl tanımlarsanız tanımlayın, sorunun çözümü milli olmalıdır.

 

İktidarın, STK’lar eliyle yürütülen AB projelerinden medet ummak yerine, acilen, kapsamlı bir ‘Suriyeli sığınmacı politikasını” hayata geçirmesi gerekiyor. Özellikle sahipsiz çocukların devlet denetimine alınması, Suriyelilerin mahalle ve toplu yaşam alanları kurmalarının önüne geçilmesi ve de toplumsal entegrasyon sürecinin hızlandırılması gibi...

 

Sinan Ogan’ın; “Suriyelilerin yarattığı toplumsal sorunların önlenmesinde en önemli araç eğitimdir. Eğitimden yoksun bir 'kayıp neslin' düşük gelir ve dışlanmışlık duygusu ile beraber ciddi sosyal problemlere yol açacağı öngörülebilir.” değerlendirmesine katılmamak mümkün değil.

 

Kimse kusura bakmasın, “misafir kabul etmeyiz” demiyoruz ama evimizin düzenine uymaları, zamanı gelince gitmeleri şartıyla…

Yorum Yap


550

Ömer CAN
11 ay önce
Fransa'nin yüzölçümü : 644 bin km2 , Nüfusu 64 milyon Almanya'nın yüzölçümü : 357 bin km2 Nüfusu 83 milyon Yunanistan'ın yüzölçümü : 132 bin km2 Nüfusu 11 milyon... Amerika ve Rusya Suriye halkını bombalamaya devam ediyor. Amerika Terör örgütleri ile Rusya Suriye'nin ESAT 'ı ile...Halk göçe zorlandıktan sonramı Suriye'nin baylaşımı yapılacak...Amerika ve Rusya'nın bölge paylaşımında Suriye ve Libya var...Paylaşım çok zor konulardan hemde Amerika ve Rusya dünyanın gözü önünde ki paylaşımı Türkiye'den başka çıt yok....
Resul GENÇ
11 ay önce
ÖZAL DÖNEMİ: 200 bin Iraklı , Saddam zulmünden kaçıp Türkiye'yedi. 200 bin kişinin barınma ihtiyaçları karşılanmıştı. Özal Döneminde Bulgaristan'dan 300 bin kişi gelmişti Sayın ERDOĞAN DÖNEMİNDE, Suriye'den, 4 milyon misafır geldi. Afganistan, Irak dan gelenler var...Doğu Ak Deniz üzerinden Libya var... Vahşi bir plan içindeyiz. Terör planı, göç planı, görünmeyen ekonomik planlar... Nasıl çözeriz ? Bütün devlet kurumları,başta ilim adamlarımız 82 milyon devlet ve millet olarak kafa yormak.

© 2020 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap