SON DAKİKA
SON DAKİKA
Yine deprem yine gözyaşı
3.11.2020

Cuma günü saat tam 14.51’de İzmir’den gelen deprem haberi ve ardından yaşananlar hepimizi yasa boğdu...

İzmir’i 6,9 şiddetinde sallayan depremde, çok sayıda insanımız hayatını kaybetti, bine yakın kişi ise yaralı olarak kurtarıldı.

 

Her deprem sonrası olduğu gibi ne yazık ki bir yandan yaşama veda eden canlarımıza üzülürken, bir yandan da aynı konuları konuşmaya devam ediyoruz. Eğer aynı şiddete maruz kalmış yan yana iki binanın biri ayaktayken, diğeri toz bulutuna dönüyorsa, hesabı kimden soracağız?

Şimdi bu binaları yapan müteahhitler, ruhsat verenler, denetleyip sağlam diyenler için ne yapılacak, asıl merak edilen bu?

Artık depremlerin ne zaman nerede olacağını öngörerek açıklamalarda bulunan bilim insanlarına kulak vermenin ve gereken önlemi almanın zamanı geldi de geçiyor bile...

 

***

 

Depremle ilgili şüphesiz söylenecek çok şey var...

 

Ama öncelikle tüm depremlerde olduğu gibi acımızı hafifletmek için bölgeye koşan arama kurtarma ekiplerinden bahsetmek gerekiyor. 2 bini aşkın arama kurtarma ekibi, enkaz altında kalanlara ulaşmak için adeta zamanla yarıştı. Hani hep deriz ya bazı kahramanların pelerine ihtiyacı yoktur diye.

 

İşte depremin ilk anından itibaren canla başla dur durak demeden çalışan kurtarma ekiplerimiz için ne söylesek az. Nefes alan her canlıyı enkazdan çıkarmak için adeta seferber oldular. Kurtarılmayı bekleyen çocukları rahatlatmak için yaptıkları konuşmaları izlerken duygulanmamak mümkün değil... Öyle ki arama kurtarma ekipleri arasında yer alan Tahsin Kaymak isimli kişinin, bir ailenin cansız bedenlerini çıkardıktan sonra bir köşede döktüğü gözyaşı, adeta herkesin kalbine aktı... Tüm acı manzaraya karşı bir nefese ulaşabilmek için soluksuz mücadele veren arama kurtarma ekiplerine tüm ülke olarak minnettarız.

 

***

 

Ve son olarak bir çift söz de her deprem ya da doğal afet sonrası ortaya çıkan ve insanlıktan nasiplerini almamış sözde insanlara söylemek gerekiyor. Aslında bu kişilerin depremin hemen ardından yaptığı paylaşımlara, tüm ülke haklı olarak tepki gösterse de, onlar için duyulacak tek bir his var, o da acımak... Çünkü acınası haldeler...

 

Bir insanın canı yandığında empati duyamayan, birinin evi yıkıldığında kendi evi yıkılmış gibi üzülmeyen insanlar belli ki hayatlarında hiç sevilmemişler, yaşamları boyunca ezik muamelesi görmüşler...

 

Van depremini insanlarının Kürt kökenli olmasına, İzmir’de olan depremi alkole bağlayan bu kafalara ne desek, ne anlatsak zaten boş...

 

Güzel ülkemizin acılarda kenetlenen büyük çoğunluğu bizlere fazlasıyla yeter... Diğerleri için en güzel sözü Tolstoy söylemiş...

“Bir insan acı duyarsa canlıdır, başkasının acısını duyarsa insandır.” Bize de onların insan olmasını dilemek

Yorum Yap


550

pulali
11 ay önce
Türkiye'de deprem devam edecek...Tedbirlere bakalım..İstanbul,İzmir kentleri deprem bölgesinde.. Yatay mimarıden,düşey mimariye geçmek..Kat sayısını en çok 3 kat olmalı.. Nüfus yoğunluğunu azaltmak. Yeni yapılacak konut alanlarını,Samsun,Sinop,Ordu,Giresun,Konya kentlerine yapmak...Emekli olanların bu bölgelerde yapılacak konut alanlarına imkan sağlamak..Depremlerin hangi şiddette ne zaman geleceği belli değildir..Deprem kentlerinden uzak duralım...

© 2020 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Ticari Ve Sınai Ürünler Pazarlama Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi ‘dir.

Giriş Yap