SON DAKİKA

Haber > Kılıçdaroğlu'ndan referandum çağrısı!

Kılıçdaroğlu'ndan referandum çağrısı!

25 Haziran 2019 Salı - 14:21

Kılıçdaroğlu, "Halk tarafsız bir cumhurbaşkanı istediği mesajını verdi. Tarafsızlık konusunda bir referanduma hazırız" diye konuştu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısı konuşmasından önemli bölümler: 

"Her şey çok güzel oldu ama daha çok güzel olacak. Huzur içinde yaşamak istiyoruz. Yaşam tarzlarımız farklı olabilir ama özgürce yaşamak istiyoruz. Gezi olayları dünyanın en demokratik eylemlerinden birisiydi. Gezi direnişinde ağaçların kesilmesine karşı direndiler. Kitaplar okundu. Sevgi gösterilerinde bulunuldu. Yeryüzü sofraları kuruldu. 601 gündür Osman Kavala içerde. Bu insanlar ne yaptı? 600 gündür mahkemeye çıkmayı bekledi. FETÖcülerin hazırladığı iddianamelerle yargılanıyorlar. Gezi eylemlerine katılanlar bizim çocuklarımız bizim insanlarımızdır.

465 kişi bunun hakkında konuşuyorAmaç Soros değil, amaç Gezi eylemlerine katılan gençlerden intikam almak. Bunun için yola çıkıyorlar. Yiğit Aksakoğlu da içeride. Diyor ki Gezi ile ilgili bir tweetim bile yok ama Gezi’ye gittim, niye içerideyim bilmiyorum diyor. Gezi olayları Türkiye’nin dünya siyaset tarihine bıraktığı bir mirastır. En baskıcı dönemlerde toplumun nefes almasını sağlamıştır. Gezi eylemlerine katılan çocukların tamamı da bizim çocuklarımız. Her kimlikten insanımız var orada. Kaldı ki dönemin Başbakanı onları çağırdı, anlaşmalar yaptı ve bitti. Peki nedir bu davalar?

FETÖ taktiği bu. Aynı paralelde yürüyorlardı ya, hala aynı paralelde yürümeye devam ediyorlar. Kim ne derse desin Türkiye’nin önü açıldı. Demokrasinin önü açıldı, Türkiye’ye huzur, bereket gelecek.

'Çaldılar demek asla ve asla doğru değildir'

31 Mart’ta yerel seçim yapmıştık. Güzel de bir sloganımız vardı 'Martın sonu bahar' diye. Gerçekten de martın sonu bahar oldu. İstanbul’u hazmedemediler. 'Nasıl kaybederiz?' diye. Binbir türlü iftira. Efendim oyları çaldılar peki hırsız nerede kardeşim? Nerede bu kamera kayıtları? Sonunda itiraf ettiler 'çaldılar dedik ama o siyasi bir söylemdir'. Ne demek siyasi söylem. Çalmayla siyasi söylemi nasıl yan yana getirirsiniz siz. Siyasetin bir düzeyi var. Eleştirebilirsiniz eyvallah, ama çaldılar demek asla ve asla doğru değildir.

Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal ettiler. Biz de dilekçe verdik 39 ilçeyi iptal et diye. Hayır, '39 ilçe kalacak sadece büyükşehri biz yenileyeceğiz' dediler. Bazı çevreler boykot yapın dedi, sokağa çıkın dedi. CHP’liler sokağa çıkarlar, camı çerçeveyi kırarlar biz de polisleri salarız üzerlerine insanlar ölür ve derler ki bakın CHP yaptı.
Sağduyuyla hareket ettik. Çünkü hakeme gidiyoruz hakem kim, hakem millet, İstanbullu.

AK Parti’ye, onun savcılarına, hakimlerine, valilerine güvenmiyoruz, ama 16 milyon İstanbulluya sonuna kadar güveniyoruz dedik.

Biz bir adalet yürüyüşü yapmıştık, haktan, hukuktan, adaletten bahsetmiştik, bundan bahsedenler sokağa çıkıp camı çerçeveyi kırmazlar.

13 bin 729 oyla kazanmıştı, efendim bu oy yetmez, burada mutlaka bir şeyler oldu, bilmediğimiz bir şeyler oldu diye pek çok söylemi dillendirdiler. Sonunda 23 Haziran’da sandığa gittik ve 800 bini aşkın oyla Ekrem İmamoğlu yeniden başkan seçildi.

Kazanılan hakkı aldılar. Bütün dünya bizdeki demokrasiyi sorgulamaya başladı. Bütün bunlara rağmen seçime gittik.

Her türlü iftira yapıldı, Pontustan tutun diplomaya kadar. Bir iktidar partisinin ve destekçilerinin, cumhurbaşkanının, doğrudan doğruya Ekrem İmamoğlu’nu hedef alarak orantısız bir şekilde bütün güçlerini kullanarak bir seçim propagandası yaptılar.

Cumhurbaşkanları var tarafsızlığını tamamen unutmuş vaziyette, ama bizim de vicdanımız var bizim de Allah’ımız var.
Kimseye kin tutmuyoruz. İşi o noktaya taşıdılar ki Sayın Erdoğan bu pazar günü Sisi’ye mi Binali Yıldırım’a mı oy vereceksiniz deme noktasına kadar geldi.

'Demokrasi destanı yazdık'

Bazen sorguluyorum ya bunlarda vicdan var mı acaba. Allah korkusu kaldı mı acaba. Biz öteden beri cumhurbaşkanlığı makamına oturan kişinin tarafsız olmasını isteriz. Önemli bir olay olduğunda bütün siyasi liderleri davet eder ve uzlaşma ortamı yaratır.

Anayasa'nın 103. Maddesi, yeminin son cümlesi: Üzerime aldığım görevi, tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma, büyük Türk milleti ve tarih huzurunda namusun ve şerefim üzerine and içerim.

82 milyonun vicdanına sesleniyorum. Eğer bir kişi, tarafsız davranacağına dair namusu ve şerefi üzerine and içmişse tarafsız kalmalıdır. Bu yemin metni Anayasa'da aynen duruyor.

İstanbul seçimlerinde bütün arkadaşlarımız büyük bir soğukkanlılıkla hareket ettiler. Hiç kimsenin inancını, yaşam tarzını sorgulamadık.

Baskılara rağmen, taraflı Cumhurbaşkanına rağmen, devletin valisine bürokratlarına rağmen… Hep beraber güzel bir demokrasi destanı yazdık.
Sandığa gidip oy kullanan ve tatillerini kesip İstanbul’a gelen kişiler destanın sahipleridir.

'İsterlerse yine YSK'ya gitsinler, vallahi itiraz etmeyeceğim'

Millet ittifakı içinde yer almamakla birlikte Saadet Partisi’nin Sayın Genel Başkanı’na ve üyelerine, aynı şekilde AK Partili kardeşlerime, ülkücü MHP’li kardeşlerime, HDP’li kardeşlerime, Adalat Partisi’nin Sayın Genel Başkanı ve arkadaşlarına yürekten teşekkür ediyorum, hep birlikte demokrasi destanı yazdık ve hep birlikte Türkiye bizimdir dedik.
Bu destan CHP’nin değil, demokrasiye susayanların destanı, hepimizin destanı. Siyasetin vesayetinde olan yargıya önemli bir mesaj verdi, dedi ki İstanbul seçimlerinde kazanan Ekrem İmamoğlu’nun haksız bir şekilde mazbatasını elinden aldınız. Biz de haksızlığa karşı gelip mazbatasını teslim edeceğiz.

Emin olun istiyorlarsa yine YSK orada, gitsinler, dilekçe hazırlasınlar. Yine desinler vallahi de billahi de itiraz etmeyeceğim.

'Türkiye'ye demokrasi gelmez diyorlardı'

Cumhurbaşkanı taraflı mı olmalı tarafsız mı, referandum yapalım. Göreceksiniz büyük çoğunluk tarafsız olmasını isteyecek.

Medyanın özgür olmadığı, yargının baksın altında olduğu, aydınların hapishanelere tıkıldığı, milletvekillerinin tutuklandığı bir ortamda artık Türkiye’ye demokrasi gelmez diye bir düşünce vardı. Ve biz dünyaya şu mesajı verdik, baskıya rağmen bu ülkenin kültüründe ve dokularında demokrasi vardır ve dünya bunu kabul etti.

Erdoğan çok güçlü diyorlardı. Devletin bütün imkanlarını kullanıyor bunlar. Valisi kaymakamı devletin bütün bürokratları kullanılıyor. Türkiye’ye artık demokrasi gelmez dediler.
Biz de mesajı verdik, dünya onun için şaşkınlıkla izliyor, Türkiye’nin kültüründe gerçekten demokrasi vardır diye.

İstanbul seçimleri İstanbul seçimi değil. Şimdi bütün dünya gelişen demokrasi kültürümüzü, demokrasi azmimizi yakından izliyor. Gerçekten yapabilir miyiz, evet yapabiliriz dedik, ve inandık yaptık."
Beğendim
0
Sevdim
0
Beğenmedim
0
Üzgün
0
İnanılmaz
0

Yorumlar


550

Davut Zavrak
21 gün önce
Ben sadece Kılçtaroğlına hoşt ordan dyorum seni gavur aşığı

VİDEO

SON DAKİKA

ÇOK OKUNANLAR

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap