Emekli bu bayramı da sefalet içinde geçiriyor. Yüksek enflasyonla beraber açlık sınırının altında aylıklara mahkûm edilen ve bayramda verilen ikramiyesi dahi artırılmayan emeklilerin nasıl geçindiğini yerinde gördük. İstanbul Yenibosna’daki evinde ziyaret ettiğimiz 66 yaşındaki emekli Süleyman Sandağ ile birlikte çarşıya çıkıp, bayram alışverişi yapabildiğini varsayarak fiyatları inceledik. Yıllarca AMATEM’de spor hocalığı yapan, gençliğini devrimci mücadeleye adamış Sandağ, bugün tek başına yaşıyor. 10 bin lira kira ödediği evi için “Şanslıyım” diyor. Bayramda ne yapacağını sorduğumuz Sandağ, artık bayramın yalnızca takvimden ibaret olduğunu söyledi.
Markette fiyatlara bakarken Sandağ’a 20 bin lira ile nasıl geçindiğini soruyoruz. Aylığı ve 4 bin liralık ikramiyesinin eline geçtiği gibi bittiğini anlatıyor. Kirasını ve 2 bin liralık borcunu ödedikten sonra geriye kalan paranın yalnızca kahvaltılık ve faturaya yettiğini söylüyor. Akşam öğününü de çoğu zaman kahvaltılıkla geçirdiğini, nadiren yemek yapabildiğini ekliyor.

20 BİN LİRA İLE GEÇİNİLMİYOR
“10 bin TL kirama gidiyor. 3 bin faturalar, 2 bin tütün. Geriye 5 bin kalıyor. Haftalık 1200 TL. 1200 TL ile ne bir kaşarın ne de bir sucuğun yanına yaklaşabiliyorum” diyen Sandağ, geçiminin büyük kısmını kardeşlerinin Sivas’tan gönderdiği peynirle sağladığını belirtiyor: “Yumurta dahi alamıyorum.”
Şarküteri reyonunda fiyatlara birlikte bakıyoruz. En ucuz kaşar 265 liradan başlıyor, 500-600 liraya kadar çıkıyor. Bir kilo kavurma 2 bin 200 lira, kuşbaşı 800 lira, sucuk 300 lira. Bu fiyatlarla emeklinin bir maaşıyla bu ürünleri tüketmesi mümkün değil.
Kuruyemiş satan bir dükkana giriyoruz Sandağ ile “Bayramda çerez alınır gelen misafirlere ikram olarak” derken fiyatlara bakıyoruz: En ucuz şeker 290, orta kalitedeki bir bayram çikolatası 680, kolonya 130 TL. “

ET ARTIK HAYATIMDA YOK
Sandağ, 5-6 yıldır kırmızı et yemediğini söylüyor. Arada bir aldığı bütün tavuğu parçalara ayırıp günlere böldüğünü anlatıyor. “Canım istedikçe ya onu yiyorum ya yemeklere katıyorum. Paramı haftaya bölmezsem halim perişan” diyor.
Evine geçtiğimizde tablo daha da netleşiyor. Az eşya, çok kitap… Duvarlarda Deniz Gezmiş, Mahir Çayan, Che Guevara ve İbrahim Kaypakkaya’nın posterleri. Buzdolabını açıp gösteriyor: “Salça var, peynir var. Onlar da köyden geldi. Başka bir şey yok.”

KOAH hastası olan ve karaciğer kanserini atlatan Sandağ, beslenmesini de bu koşullarda sürdürmeye çalışıyor. “Her hafta ancak kahvaltılık alabiliyorum. En az 6-7 yıldır kırmızı et diye bir şey yok hayatımda” diyor.
SOSYAL HAYAT YOK
Sosyal yaşamın tamamen ortadan kalktığını anlatan Sandağ, çay fiyatları üzerinden durumu özetliyor: “Bir çay 30 lira. Bazı yerlerde 50-100 lira. O parayla eve çay almak zorundayım. Emeklinin sosyal hayatı olamaz.” Sinemaya, tiyatroya yıllardır gitmediğini, zamanını evde kitap okuyarak, saz çalarak ve bitki yetiştirerek geçirdiğini söylüyor.
EMEKLİYE BAYRAM ARTIK YOK
Bayramların da anlamını yitirdiğini anlatan Sandağ, “Eskiden bayramda çocuklara şeker çikolata alırdık. Şimdi haliyle para istiyorlar. Ben de kapıma gelen çocuklara vermek için ikramiyeyi bozdurdum çocuklara 10-20’şer lira vermek için. Verdikleri ikramiye de ancak buna yeter. Şeker, çikolata alsam daha pahalı olur zaten” dedi. Bu yıl bayram yapmayacağını açıkça söyleyen Sandağ için bayram, artık yalnızca takvimde kalan bir gün.
İKTİDAR EMEKLİYİ GÖZDEN ÇIKARDI
İktidarın politikalarına tepki gösteren Sandağ, “Emekliye insan gözüyle bakmıyorlar. ‘Ölsünler de kurtulalım’ diye düşünüyorlar. Bizi yaşatmak gibi bir dertleri yok” diyor.
Geçmişte maaşının yettiğini hatırlatan Sandağ, “2016’da 1800 lira alıyordum, rahat geçiniyordum. 5 litrelik yağ 30 liraydı, şimdi 300 lira” sözleriyle yaşanan değişimi anlatıyor.
ONURLU YAŞAMAK İSTİYORUM
Kıyafet almanın dahi artık mümkün olmadığını söyleyen Sandağ, “Üstümdekiler 7-8 yıllık. Almayı düşünmüyoruz bile” diyor. Emekli arkadaşlarının durumunu da “Perişanlar, kimse bir yere çıkamıyor” sözleriyle özetliyor. Hayattan beklentisini sorduğumuzda ise duraksamadan yanıt veriyor: “Onurlu bir ölüm istiyorum. Mücadele ederek ölmek istiyorum. Aç kalmışım çok önemli değil. Önemli olan geriye bir şey bırakabilmek. Emekli arkadaşlarıma da genç çocuklarımıza da söylemek istediğim tek şey: Bu iktidarı yenebilmek için birleşmek gerek. Birleşik bir halk mücadelesinin yenemeyeceği diktatör yok.”
∗∗∗
İKRAMLIK EL YAKIYOR
Şeker bayramı için alışverişe çıkıldığında temel ihtiyaçlar ve ikramlıklara ayrılacak en düşük bütçe toplam 7 bin 415 TL. Sandağ ile ortalama bir markete girip, bayram için fiyat araştırması yaptığımızda, alışveriş listemizin toplam tutarı, Sandağ'ın emekli aylığından kira ve faturayı düştüğümüzde cebine kalan tutarla aynı.
• Kaşar peynir: 279-620 TL
• Beyaz peynir: 250-650 TL
• Zeytin: 250-550 TL
• 30'lu kafes yumurtası: 130 TL
• 15'li gezen tavuk yumurtası: 140 TL
• Yoğurt: 112 TL
• Bütün tavuk: 110 TL
• Tavuk kanat: 220 TL
• Sucuk: 290-480 TL
• Dana kavurma: 2200 TL
• Kolonya: 130 TL
• En ucuz şeker: 290 TL
• Çikolata kutusu: 340 TL
• Bir kilo çikolata: 679,99 TL
• Fındık: 1499,99 TL
• Badem: 599,90 TL
• Karışık çerez: 699,90 TL
• Fıstık Antep: 1149,90 TL
• Toplam: 7 bin 415 TL