O bizim Trabzonlu Abdullah

13.Eylül.2017

Abdullah Özer... Trabzon’un yiğit bir delikanlısı... Yaptıklarının her babayiğit yapamaz. Yüreği diken üstünde bedeni ise kurşun üzerinde... Korkuya meydan okuyor ölüme rest çekiyor... TIR şoförü Abdullah Özer’i Şırnak’ın Şenoba bölgesinde 31 Mayıs akşamı yüksek gerilim tellerine çarparak düşen helikopterde şehit olan 13 askerin fotoğraflarının da bulunduğu Türk bayrağını 2 bin 900 rakımlı Kato Dağı’nda dalgalandırdığında tanımıştı bütün Türkiye. Sonra da memleketi Gümüşhane’ye giderken Tunceli-Pülümür karayolunda PKK tarafından kaçırılan ve cansız bedeni ırmak kenarında bulunan öğretmen Necmettin Yılmaz’ın büyük boy fotoğrafını asmıştı Pülümer’e...

Aracına dönerken de kurşun yağmuruna tutulmuştu... Ne korktu ne geri adım attı... “Ben bayrağımla buradayım” haykırışlarıyla dimdik ayakta kaldı. Kurban Bayramı’nda ise Şırnak Kato Dağı’nda operasyonlarına devam eden askerlere mangal ziyafeti vererek hem askerlerimize moral verdi hem de teröristlere bir kez daha meydan okudu. Abdullah Özer için sosyal medyada çok şey yazıldı-yorum yapıldı. Kimi hakkını verdi övdü kimi de şov yapıyor diyerek dalgasını geçti. Ben işin orasında değilim. Ben Trabzon’un yiğit evladına kimlerin sahip çıktığı, onure ettiğini merak ediyorum. Hemen cevabını yazayım; Hiç kimse! Çünkü bu şehirde ne zaman birileri güzel bir iş yapsa, ne zaman gazetelerde yer alsa, ne zaman yüreğini ortaya koysa ve başarılı olsa hasetliğin kurbanı oluyor. Fitne-fesat ve dedikodunun böylesine acımasız olduğu başka bir şehir var mı acaba? Bu memleketin dirliği ve birliği için yola çıkmış Türk bayrağını terörün inine girip asmış biri için hiçbir şey yapmadıysak bu ayıp hepimize yeter. Tek bir plaketi bile çok görüyorsak vay halimize! Zorumuza giden ne olabilir ki? Onu anlamadım! Abdullah Özer benim ne dediğimi çok iyi anladı... Çünkü onun yaşadığı vefasızlığın aynısı şahsım dahil bu şehirde çok kişi yaşıyor.

BU UYGULAMA ESNAFI ZORA SOKAR!

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci gıda fiyatlarını düşürmek amacıyla artık hallerde sebze ve meyve yanında tavuk-balık ve et gibi gıda ürünlerinin de satılacağını belirtti. Hedef toplu alımlarla lojistik ve işletme maliyetlerini düşürmek. Bunun fiyatlara yansıyacağı belirtiliyor. Tarladan 1 TL’ye alınan domatesin soframıza gelene kadar 10 TL’ye çıkması akıl işi değil elbet. Sebze ve meyve bu sene bir türlü ucuzlamadı. Bazı radikal kararlar ve uygulamalarda fayda etmedi. Bakan Tüfenkci’nin bu son uygulaması nasıl bir sonuç verir göreceğiz... Fakat her şeyi pazara indirmek, toptancı mantığı sürmek esnafı da olumsuz etkiler diye düşünüyorum. Pazarda et-tavuk satılacaksa kasaba ne gerek var o zaman? Vergisini veremeyen, kirasını ödeyemeyen esnaf zaten darda kalmış... Kaş yaparken göz çıkarmamak gerek!