Gündem

İstihdamda hareketlilik oluşturduk

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Yıldırımhan, “İşverenimiz ile devlet ciddi bir işbirliği içerisinde. İstihdam konusunda büyük bir hareketlilik oluşturduk” dedi.

13.Eylül.2017
İstihdamda hareketlilik oluşturduk

Selahattin ÖZCAN

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mazhar Yıldırımhan gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Bakanlık olarak yürüttükleri istihdam seferberliği çalışması ve diğer projeleri hakkında da bilgi veren Yıldırımhan, memleketi Trabzon’a ilişkin de bazı değerlendirmelerde bulundu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın gerek istihdam, gerekirse nitelikli iş gücünün gelişmesi konusunda ciddi çalışmalar ortaya koyduğunu belirten Yıldırımhan, çalışma hayatına ilişkin her türlü soruna eğildiklerini belirtti. Yıldırımhan, “Mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarından, istihdam hayatının tüm taleplerine kadar her meseleyi Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın ve Bakanımızın öncülüğünde karşılamak için büyük bir gayretin içindeyiz” dedi. Yıldırımhan, mevsimlik tarım işçilerinin gittikleri yerlerdeki asayiş, eğitim, sağlık ve sosyal sorunlarının çözümü konusunda ürettikleri proje sayesinde sorunların azalacağını, METİP Projesi ile mevsimlik tarım işçilerine ciddi katkı sağlanacağını açıklayan Yıldırımhan bunlara ek olarak iş sağlığı ve güvenliği konusunda aldıkları tedbirler ve uyguladıkları yaptırımlara da dikkat çekti. İşte Yıldırımhan’ın açıklamaları…

ŞEHRİN KAPASİTESİ YÜKSEK

“Trabzon’un en temel meselesi her dönemde ortak aklı öne çıkarması olmalıdır. Bütün şehir dinamiklerinin sürece dahil olması ve sorumluluk alması Trabzon’u her alanda başarıya taşıyabilir. Trabzon’un her dönemde olduğu gibi bugün de gelecekte de ortak akla ve istişareye ihtiyacı vardır. İnancımızın ve kültürümüzün emri de budur. İstişare eden yanılmaz buyuruyor Peygamberimiz. İstişare akılların birleşmesidir. Yani ortak akıldır. Ortak aklı hakim kıldığı sürece Trabzon dinamik bir şehir olma özelliğini sürekli kılar. Aksi halde statikleşir ve durağanlaşır. Hem vatandaşın hem de sivil toplumun süreçlere dahil edilmesi gerekir. Süreçlere dahil edilmezse şikayetler ve hoşnutsuzluklar yükselir. Trabzon insanı her konuda yüksek duyarlılığı olan insandır. Fikri olan, ilgisi olan insandır. Bu duyarlılık ve ilgi doğru yönetilebilirse büyük bir sinerji oluşturulabilir. Trabzon tarihin her döneminde kendi sınırlarını aşan, ülkenin tamamına büyük yararlılıklar sağlayan bir şehirdir. Kapasitesi yüksek, enerjisi ve ufku olan insanların şehridir."

Yıldırımhan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı için de konuştu…
ŞAHSIMIZ ADINA BİR İDDİAMIZ YOK

“Yıllardır halkımıza hizmet eden kurumlarda çalıştım. Şahsım adına bir hesabın içinde olmadım. Hangi görev verildiyse onu en iyi şekilde alnımın akıyla yapmaya çalıştım. Bugün de bize tevdi edilmiş olan görevi layıkıyla yapmanın gayretindeyim. Yarına ait bir beklentinin içinde değilim. Şahzımız adına iddiamız yok. Allah neyi nasip eder ve büyüklerimiz neyi takdir ederse onu yapmanın gayretinde oluruz. Bize düşen bu günün yükünü taşımak. Biz de onu yapmaya çalışıyoruz. Bize bu görevi uygun gören büyüklerimize ve halkımıza layık olmaya gayret ediyoruz. Allah layıkıyla yapacağımız işleri bize nasip etsin. Önemli olan bir şey olmak değil, bir şeyler yapmaktır.”

İşveren ile işçiyi buluşturduk

“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız 2017 yılını istihdam yılı olarak ilan etmişti. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde başlatılan bu süreç Türkiye’nin her tarafında ilgiyle karşılandı. İŞKUR yoluyla işverenlerimize hangi imkanları sağlayabiliriz diye bakanlık olarak çalışmalarımızı ortaya koyduk ve artı istihdam için işverenlerimizin çalıştırdığı her işçiye ilave ettikleri her yeni eleman için sigorta primlerini Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı üstlendi. Bu da istihdamdaki hareketliliği ciddi manada büyüttü. Küçük büyük bütün işverenlerimiz bu imkandan yararlandı. İş dünyasının istihdam teşviklerinden önümüzdeki dönemde de istifade edebilmesi için Sayın bakanımızın yeni projeksiyonları doğrultusunda çalışmalar sürdürülmektedir. Bakanlığımız bir sosyal diyalog bakanlığıdır. Yani ortak akıl bakanlığıdır diyebiliriz. Sosyal taraflarla, yani işveren, işçi ve memur sendikaları ile sürekli diyalog halindedir. İşveren ve işçi sendikaları ile çalışma hayatının bütün sorunları konuşulmakta işçi işveren arasındaki uyum açısından bakanlığımız düzenleyici rol oynamaktadır.”

KARADENİZ'İN GELECEĞİ TURİZMDEDIR

“Trabzon tek akılla yönetilecek bir şehir değildir. İş birliğini bütün sivil toplum kurumlarımız birlikte ortaya koymalıdır. Trabzon’un her dönemde olduğu gibi ortak akla ihtiyacı vardır. Trabzon ortak aklı ortaya koyduğu dönemlerde başarılı olmuştur. Bu çizgi Trabzon’da devam etmelidir. Trabzon ortak akılla yönetilmelidir diyorum eğer yönetiliyorsa bu güzel bir şey. Trabzon ciddi hizmetler almış bir şehir. Trabzon turizm şehri olmaya alışmış bir şehir. İnsanımız artık turizm şehri olmayı ciddi manada özümsemiş durumda.  Vatandaşlarımız İlimize gelen turistlere ciddi manada iyi davranıyor. Turizm Karadeniz Bölgesi’nde büyük bir gelecek vadediyor. Sadece Trabzon olarak değil bölgesel olarak düşünmemiz lazım. Bölgesel olarak büyümeyi hedeflemeliyiz. Bölgesel turizm anlamında sayın bakanımızın çok ciddi bir desteği var. Yaptığı turizm toplantıları çok ciddi bir katkı sağladı. İnsanımızın bu konudaki hassasiyetinin ciddi manada artması gerekmektedir.”

İŞ BEĞENMEMEZLİK DE SORUN

“Çay sektörü fındık sektörü Karadeniz’in ana tarım ürünlerinden. Gençlerimiz maalesef ne çay topluyor ne fındık topluyor. Gürcülerin burada fındık ve çay toplama fırsatı bulmalarının sebebi o alanda bir işçi sıkıntısının ortaya çıkması. Bizim gençlerimiz bu tür işleri iş olarak kabul etmiyor. Bizde her zaman şunu söylüyoruz önümüzde hangi iş varsa onu yapalım daha iyisini bulursak onu yapalım. Serbest piyasada bir yevmiye usulü var. Gençlerimizin bu bahçelere girmeleri gerekir. Dışarıdan gelen Gürcüler iş buluyorsa bizim insanımızda bulabilir. Bizim gençlerimiz kafelerde oturuyor ama fındık bahçesine gitmiyor. Elbette bizim arzumuz gençlerimizin kalıcı bir istihdama kavuşmasıdır. Bununla ilgili hükümetimiz ve bakanlığımız gerçekten büyük bir gayret ortaya koyuyor. Ama hiç bir mesleğe yönelmeyen gençlerimiz maalesef çok seçenek sahibi olamıyor.  Gürcüler daha çok çay sektöründe yoğunlaşmış durumda. Fındık konusunda da doğudan mevsimlik işçi akışı söz konusu. Üreticilerimiz işçi ihtiyacını yerelden karşılayamıyor.”

DÜNYA KENTİYİZ

“Turistler bizim misafirlerimiz, onların buralarda kaldığı süreye hepimiz destek vermeliyiz. Burada herkese çok büyük görev düşüyor. Atılan bu adımların meyvelerini hep birlikte ilerde göreceğiz. Turizm ve hizmet sektörü bütün bir bölgeye büyük bir ekonomik girdi sağlayacaktır. Trabzon’un bir dünya kenti olması Turizmde ortaya koyacağı performansla ve başarıyla yakından ilgilidir. Trabzon ve bölge insanı dünya ile entegre olmaya çok meyyaldir ve başarılıdır. Dünyanın her yerine dağılmış bir insan potansiyeli olduğu için, nerden gelirse gelsin diğer ülke vatandaşlarını hüsnü kabulle kabul etmektedir. Gerek tabiat zenginliğimiz gerekse halkımızın hoşgörü zenginliği turizm alanında mesafe almamızın teminatı olmalıdır. Özellikle körfezden gelen fırsatı kalıcı ve sürdürülebilir hale getirmeliyiz.”

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KONUSUNA YOĞUNLAŞTIK

“İş sağlığı ve güvenliği konusu bir kültür bir yaşam biçimi olmalıdır. Bizim için insan hayatı her şeyin üzerindedir. Bakanlığımızın ilgili birimleri bununla ilgili yasal bütün önlemleri alıyor. Ama uygulamaya gelince uygulamada maalesef eksiklikler görüyoruz. İnşaat sektöründe çalışan ciddi manada insan potansiyeli var. inşaat riskli bir iş. Dolayısıyla biz bu riskleri iş sağlığı ve güvenliği ile azaltabiliriz. O nedenle sırf bu işe dikkat çekelim diye bakanlığımız hedef sıfır deklarasyonunu yayınladı. illerimizi bu manada ziyaret ettik. Önce dikkat çekiyoruz uyarıyoruz. Sonra da bunun elbette bir cezai müeyyidesi vardır. Bizim denetim elemanlarımız müfettişlerimizle inşaat sektörüne çok ciddi şekilde bir yoğunlaşmamız var. Gelişmiş ülkeler iş kazaları ile ilgili ciddi önlemler aldılar ve iş kazalarını minimuma indirdiler. Biz Avrupa’ya göre belki 4-5 kat daha fazla iş kazası geçiren bir ülke konumundayız. Bizim insanımız hiçbir ülke insanından daha kıymetsiz değildir. El birliği ile bu işi çözmeye ihtiyacımız var. Bilgilendirme ve denetim çalışmalarımız sürecek.”

VASIFLI İŞÇİ YETİŞMELİ

“Sadece İŞKUR’un artı istihdamı değil, işbaşı eğitimi ile de büyük bir imkan ortaya konulmaktadır. Genç istihdamına ve kadın istihdamına da önemli katkı sağlanıyor. SGK’nin uyguladığı teşvikleri var. Burada işverenimiz ile devlet ciddi bir işbirliği içerisinde. Ülkemizde her yıl 900 bin kişi istihdama dahil oluyor. Bu ciddi bir rakam. Ama aynı zamanda bir zenginlik… Bütün bu zenginliği kalifiye bir şekilde işgücü piyasasına sokmamız lazım. En büyük sorunlarımızdan biri de vasıfsızlık. Yetişmiş eleman sıkıntısı yaşayan birçok işyerimiz var. Gittiğimiz bütün organize sanayi bölgelerinde yetişmiş eleman bulamamaktan şikayet var. Bu sıkıntıyı aşmak için bir taraftan mesleki eğitimini teşvik etmeli, diğer taraftan kurslarla bunu beslemeliyiz. İŞKUR da bu konuda ciddi kurslar ve faaliyetler yapmakta, kariyer günleri düzenleyerek iş arayanla işvereni buluşturmaktadır. Mutlaka vasıflı insan kalitemizi ve sayımızı yükseltmeliyiz.”

TEK ŞANSIMIZ  ÜRETMEK

“Şu anda yaklaşık 30 milyon işgücünün yüzde 50 den fazlası hizmet sektöründe görev alıyor yüzde 19 civarı da sanayi sektöründe olduğunu görüyoruz. Biz sanayi sektöründeki üretimi teşvik ettiğimiz zaman sanayi sektöründeki üretimin artışıyla birlikte o sektörlerde çalışan insan potansiyelimizi de yükseltmiş olacağız. Bizim üretmekten başka şansımız yok. Çok ciddi yeraltı kaynaklarımız, petrolümüz, doğal gazımız yok. Biz üreterek büyümemizi sürdürmeye mecburuz. Yaklaşık 15 yıldır Türkiye’nin büyüme noktasında çok ciddi bir başarı ortaya koyduğunu görüyoruz. Çok büyük mesafeler kat edildi. 2023 hedeflerine ulaştığımızda inşallah Ülkemiz G8 ülkeleri arasına girecek ve dünyada hak ettiğimiz yere geleceğiz. Bu nedenle üretime ihtiyacımız var.”