SON DAKİKA
SON DAKİKA
Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini... Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini...
19.05.2019
Bugün 19 Mayıs...
Türk bağımsızlık savaşının başladığı tarihin 100. yıldönümü...
Namık Kemal diyordu ki;
“Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini...
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini?”
Mustafa Kemal’in cevabı gecikmiyordu;
“Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini...
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.”
İşte bu büyük iradenin adıdır  19 Mayıs 1919...



19 Mayıs, Mustafa Kemal Paşa’nın ulusal kurtuluş kavgasını örgütlemek amacıyla Anadolu’ya ayak bastığı gündür.
Bu tarihten sonra örgütlü halk gücü, Erzurum ve Sivas kongreleri ile kutsal amaç çerçevesinde toplanmış, 23 Nisan 1920’de kendi meclisini kurmuş; Kurtuluş Savaşı’nın yiğit ordusu ile bütünleşerek emperyalist orduları kesin yenilgiye uğratmıştır. 

Mustafa Kemal ve arkadaşları daha sonra bu yiğit orduya ve örgütlü halk gücüne dayanarak teokratikmonarşi yerine, halkın kendi kendini yönetmesi ilkesine bağlı Cumhuriyeti kurmuştur.

Bugün kendilerine “Atatürkçü” diyenlerin bu görkemli tarih sayfalarına bakıp utanmaları gerekir.
Allah rahmet eylesin bu ülkenin yetiştirdiği en önemli araştırmacı gazetecilerden olan ve bombalı saldırıda hayatını kaybeden Uğur Mumcu, Devrim gazetesinde 16 Şubat 1971’de ‘Atatürkçülük’ ile ilgili yazdığı  yazıda ders veriyordu...
Bakın  her görüşten insanın ders alması gereken neler söylüyordu.. 

***
ATATÜRKÇÜLÜK;
Türk milletinin bugün ve gelecekte tam bağımsızlığa, huzur ve refaha sahip olması, devletin millet egemenliği esasına dayandırılması, aklın ve ilmin rehberliğinde Türk kültürünün çağdaş uygarlık düzeyi üzerine çıkarılması amacıyla temel esasları yine Atatürk tarafından belirtilen devlet hayatına, fikir hayatına ve ekonomik hayata, toplumun temel müesseselerine ilişkin gerçekçi fikirlere ve ilkelere ATATÜRKÇÜLÜK denir.

Emperyalizmin düşmanıdır, anti emperyalisttir. Tam bağımsız Türkiye’den yanadır. Özgürlükçüdür. İnsan hakları savunucusudur. Her türlü terörün karşısındadır. Yobazların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıdır.
Yirminci yüzyılın yüz akı, ulusal direnişlerin temelindeki “Tam bağımsızlık” harcıdır.
Ulusal bağımsızlık demektir, ulusal kurtuluş demektir, antiemperyalist bilinç demektir!

Aşırı sağa ve aşırı sola ödün vermeyen, kişi haysiyet ve onuruna inanan, ulusal, akılcı ve insancıl bir görüştür.
Atatürk’ü bütün yönleriyle ve eserleriyle tanımak, sevmek, benimsemek, tanıtmaya ve sevdirmeye çalışmaktır. Başka bir ifadeyle Atatürk’ün ideolojisini, ülkü ve eserlerini eksiksiz öğrenip tam olarak gerçekleştirmek, yüceltmek ve aynı yoldan Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için bütün gücümüzle çalışmaktır, diyebiliriz.
Siyasi bir öğreti değil, bir dünya görüşüdür. Türkiye’nin ve Türk ulusunun gerçeklerine, gereksinimlerine ve yeteneklerine en uygun gelen, denenmiş başarılı sonuçları alınan bir öğretidir.

ATATÜRKÇÜLÜK;

Herhangi bir yabancı siyasal akım ya da ideoloji ile açıklanamaz. Atatürkçülük, Türk halkının ve Türk yurdunun tabiatından, tarihinden doğmuştur.
Türkiye’nin gerçeklerinden doğmuş bir düşünce sistemidir. Türk milletinin iradesiyle oluşmuş, tarihi bir gelişmenin ürünüdür. Atatürkçülük, her şeyden önce millete haklarını tanıma ve tanıtmadır; millet egemenliğinin ifadesidir. Atatürkçülük bir kurtuluştur, milletçe bağımsızlığa kavuşmadır. Atatürkçülük, modern bir toplum hayatı yaşama demektir.
 ‘Halkçılık’, ‘Laiklik’, ‘Cumhuriyetçilik’, ‘Devrimcilik’, ‘Devletçilik’ ve ‘Milliyetçilik’ olmanın ötesinde, değişen nesnel koşullar karşısında, bu ilkeler çerçevesinde sürekli tutumlar takınmaktır. Atatürkçülük, kesinlikle salt ileriye açık bir ideolojidir. Atatürkçülüğü yorumlarken bazı farklı noktalara varılabilmesi olasıdır. Ancak Atatürkçülük’te olmayan şey; ‘Tutuculuk’ ve ‘Statükoculuk’tur. Atatürk’ün düşünceleri nesilden nesile aktarılacak bir put değil; yönlendirici bir dünya görüşü ve dünyanın dinamik bir yorumudur.

Acaba günümüz ‘Atatürkçü’lerinden kaç tanesi 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal’i Samsun’da karşılamaya giderdi? Kaç tanesi O’nun peşinden Ankara’ya gelirdi? 
Ve acaba kaç tanesi Galata Köprüsü’nde müttefiklere alkış tutardı?

        ***
Uğur Mumcu’nun bu yazısının her bir cümlesi, çok şey anlatan bir büyük ders gibi...
Yöneticilerin kişilikleri çoğu kez, siyasal düzenin niteliğine bağlıdır. 
Eğer bir toplum, ulusal kurtuluş savaşı yaşamışsa, bu toplumda yöneticilerin kişilikleri ulusal kurtuluş hamuru ile yoğrulmuş demektir. 

Bu kişilikler ulusal bilince dayanır. 
“Her eylem, her davranış, bu ulusal bilinç ile şekillenir. Mustafa Kemal, bu tür kişilerin örneğidir. Mustafa Kemal’i Atatürk yapan bu ulusal onur ve bu ulusal bilinçtir. Bunun içindir ki, Mustafa Kemalcilik ulusal onur, Atatürkçülük ise ulusal bilinç demektir.”
Atatürk’ün şu sözü bugünler için de çok önemlidir..
“Biz (...) heyeti umumiyemizce (hepimiz), heyeti milliyemizce (millet olarak) bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı mücahedeyi (savaşmayı) caiz (gerekli) gören bir mesleği takip eden insanlarız.”

Bugün yaşanan gelişmelere baktığımızda zaman bu sözler ışığında tehlikenin farkındamısınız?

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nız kutlu olsun...
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, bütün şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum...

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap