SON DAKİKA
SON DAKİKA
Trabzonlu baba,oğul Rifatları bilir misiniz?
24.04.2019

Bu aralar boş zamanlarımda Trabzon tarihini okuyorum...

Öyle bilmediğimiz değerler, kişilikler karşımıza çıkıyor ki bunları sizlerle paylaşmayı bu şehrin bir evladı olarak görev kabul ediyorum.

Çünkü bilmek ve öğrenmek gerek...

Trabzon Valisi Samih Rifat’ı ve  Trabzon’da doğan oğlu Oktay Rifat’ı bilir misiniz?

Gelin okuyalım...

***

Nâzım’ın kuzeni, Garipler; Orhan Veli’nin, Melih Cevdet’in arkadaşı... Dilbilimci Samih Rifat’tan olma, Hasan Enver Paşa’nın kızı Münevver Hanım’dan doğma... Garip akımının kurucularından...

Orhan Veli ile aynı yıl doğdular...

1914’te... Melih Cevdet’ten 1 yaş büyük ağabeyleri olarak... Bugün, Oktay Rifat öldü... 18 Nisan 1988’de, İstanbul’da...

Dedesi Hasan Enver Paşa’nın, diğer kızı Celile Hanım’dan olma, Nâzım’ın kuzeni aynı zamanda...

Lise yıllarını geçirdiği Ankara’da; Ankara Erkek Lisesi’nde, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın öğrencisiydi... Öğretmeninin teşviğiyle şiir yazmaya başladı... Şiir yolu; okulda, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın diğer öğrencileri Orhan Veli ve Melih Cevdet’le kesişti... Okul bünyesinde, “Sesimiz” adlı şiir dergisini çıkarmaya başladılar...

Üniversite yıllarında bu birlikteliği, çıkardıkları Varlık dergisinde sürdürdüler...

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olur olmaz; Devlet sınavını kazanarak,  Maliye Bakanlığı hesabına Paris’e gönderildi...

Paris’te, Fransız şiirinden ilham aldı...

II. Dünya Savaşı nedeniyle, 1940 yılında Türkiye’ye döndü...

Yurda döndükten sonra serbest avukatlık yapmaya başladı...

1941 yılında Orhan Veli ve Melih Cevdet ile; edebiyat dünyasında büyük tartışmalara sebebiyet veren, “Garip” adlı şiir kitabını yayımladı...

1955 yılında İstanbul’a yerleşerek avukatlığını sürdürdü... 


Aynı yıl yayımladığı,  “Perçemli Sokak” adlı şiir kitabının önsözü, çokça tartışmalara neden oldu... 

Bu kitapla birlikte,  “İkinci Yeni” adı verilen şiir anlayışına yöneldi... 1958 yılında “Aşk Merdiveni” adlı şiir kitabını yayımladı... 

1961 yılından itibaren;  avukatlık mesleğini Devlet Demir Yolları’nda sürdürdü  ve 1973 yılında emekli olana dek bu kurumda çalıştı...

Sayısız çeviriyle birlikte; 8 şiir kitabı, 3 romanı yayımlandı...

Usta, 6 adet de tiyatro oyunu yazmıştır...

Fransızca çevirmeni Sabiha Rifat’tan 1 oğlu oldu Usta’nın... Adını da şair babasının ismini koydu: Samih Rifat.

Samih Rifat da, aynı babası ve dedesi gibi şairdir...

Usta, bir şiirinde “Korkmuyorum sizIer gibi öIümden. Çünkü; toprağa karışınca, tekrar ağaç oImanın çaresini biIirim!” diyerek; 1988 yılında son tiyatro oyunu “Yağmur Sıkıntısı”nı yazdı  ve 31 yıl önce 18 Nisan 1988’de sonsuzluğa uzandı ve korkmadığı ölümüne kavuştu...

Şimdi Karacaahmet Mezarlığı’nda, bir ağaç olarak yaşamını sürdürür mü bilmem...

Bildiğim: Edebiyatımız, Türk şiiri adına muhteşem üretimleri...

Ruhun şâd olsun Oktay Rifat...

Anılarına saygıyla...

Oktay Rifat işte budur!

Peki bilir misiniz?

10 Haziran 1914’te Trabzon’da doğdu.

Babası, o doğduğu sırada Trabzon valisi olan şair ve dilbilimci Samih Rifat, annesi  Hasan Enver Paşa’nın kızı Münevver Hanım’dır.

Peki bilir misiniz?

Şair, romancı ve oyun yazarı Oktay Rifat, 1914’te Trabzon’da başlayan yaşamında, edebiyat tarihine Türk edebiyatının yönünü değiştiren bir akımın kurucusu olarak geçti.

Peki bilir misiniz?

Samih Rifat Paşa için Mustafa Kemal’in çok değerli olduğunu...

1932 yılının Aralık ayı başlarında, soğuk bir Ankara gününde, Samih Rifat Paşa’nın kapısı çalındı.

Kapıyı, Samih Rifat Paşa’nın oğlu Oktay Rifat açtı ve karşısında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ü buldu.

Atatürk, Samih Rifat’ın hasta olduğunu duymuş, ilk fırsatta onu evinde ziyaret etmek istemişti.

Samih Rifat, Osmanlı dönemi valilerindendi.

Trabzon ve Erzurum valiliklerinde bulunmuş, Talat Paşa kabinesinde dahiliye vekâleti müsteşarlığı yapmıştı. 

Kurtuluş Savaşı başlayınca Ankara’ya giderek Mustafa Kemal Paşa’ya katıldı. Çanakkale milletvekili seçilmiş; Türk Dili Tetkik Kurulu’nda Atatürk’le birlikte çalışmıştı. Dolayısıyla Atatürk’ün değer verdiği kişilerdendi.

Cumhurbaşkanı’nın, babası Samih Rifat’ı ziyarete geldiğini öğrenen Oktay Rifat, bir tuhaf olmuştu.

Üzgün bir sesle, Atatürk’e: “Maalesef Efendim!”dedi. “Babamı kaybettik!” Samih Rifat Paşa henüz ölmüştü.

***

Diyeceğim şu ki, Trabzon’un sadece spor değil kültür sanat, edebiyat şehri olduğu gerçeğini yaşamalıyız.

Ve yaşatmalıyız.

Kyn: Naftalin Kokulu Zamanlar


Çocukluk

Herkesin bir 23 Nisan anısı vardır...

Ne bayramlar heyecanı yaşadık.

Annelerimizin hazırladığı güzel bayramlıklarımızı giyerek bayramlara koştuk.

İşte bendeniz...(Fotoğrafta)

Aradan 50 yıl geçti.

 4-5 yaşlarındayız...

Yarım asır...

Annemiz en güzel giysilerimizi giydirmiş, elimize ay yıldızlı bayrağımızı vermiş.

Hal böyle olunca Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Çocukluk” şiiri aklıma geldi.

Affan dedeye para saydım, 

Sattı bana çocukluğumu. 

Artık ne yaşım var ne de adım; 

Bilmiyorum kim olduğumu. 

Hiçbir şey sorulmasın benden; 

Haberim yok olan bitenden. 

Bu bahar havası, bu bahçe; 

Havuzda su şırıl şırıldır.

Uçurtmam bulutlardan yüce, 

Zıpzıplarım pırıl pırıldır. 

Ne güzel dönüyor çemberim; 

Hiç bitmese horoz şekerim!



 


Yorum Yap


550

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap