SON DAKİKA
SON DAKİKA
Fatih neden fethetti… Mustafa Kemal ne dedi?
16.05.2019

Son yıllarda birilerinin bilinçli veya bilinçsiz olarak Trabzon ve Trabzonlular üzerinden “PONTUS” göndermesi yapmasını, ibret ve üzüntü ile izliyoruz…

Trabzonlu üzerinde oluşturulmaya çalışılan bu algının kimlere hizmet ettiği apaçık ortadadır…

Yunan medyasının İmamoğlu’nun İstanbul seçimini kazanmasının ardından attığı küstahça manşetin sorumlusu ne yazık ki onlar değil, onlara siyaset uğruna malzeme veren içimizdekilerden başkası değildir…

Ne yazık ki Yunan medyası o manşeti atarken tek bir tepki gösterilmemiştir!

Bu da ayrı bir skandaldır…

Son olarak AK Parti’li Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu’nun bir iftar programında Ekrem İmamoğlu’nu eleştirmeye çalışırken Trabzon üzerine yaptığı gaf, en hafifi ile kaş yapayım derken göz çıkarmak olmuştur ki, haklı olarak infial yaratmıştır…

“Öyle demedim, böyle dedim… İsim kullanmadım…” demekle bu iş geçiştirilmez Sayın Başkan…

Sözlerinizin kamuoyunda yarattığı tartışma apaçık ortadayken, çıkıp sadece Trabzonlulardan değil tüm Türk milletinden “Yanlış anlaşıldım” diyerek özür dilemeniz boynunuzun borcudur…

Bekliyoruz Sayın Başkan..

***

Madem söz konusu Trabzon…

O zaman kısa bir dersi vermek gerekir…

Fatih’ten Mustafa Kemal’e kadar…

Trabzon öyle bir şehirdir ki dünya ve Türk tarihi böyle bir şehri yazmıyor…

Osmanlı padişahlarından;

Fatih Sultan Mehmet'in fethettiği… 

Yavuz Sultan Selim'in valilik yaptığı… 

Kanuni Sultan Süleyman'ın doğup büyüdüğü… 

‘Şehzadeler şehri’nin adıdır Trabzon…

Mustafa Kemal’in 3 kez ziyaret ettiği 4 bin yıllık geçmişi olan bir imparatorluk şehridir Trabzon…

Madem geçmişe dönük haddini aşan sözler var…

Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethederken söylediği sözleri onlara hatırlatmak gerekir…

Hatırlatalım…

Trabzon'u fethe giderken kendisine elçi olarak gelen Akkoyunlu Uzun Hasan'ın annesi Sare hatunun sarp yamaçlarda atından inip yaya olarak dağlara tırmanması üzerine Fatih Sultan Mehmet'e;

“Ey oğul bu Trabzon'a bunca zahmet nedendir? Burasını gelinime bağışla” der...

Bunun üzerine ilk Osmanlı tarihçisi Aşıkpaşazade'ye göre aynen şöyle der;

“Ana bu zahmet din yolunadır. 

Ahirette Allah huzuruna varınca inayet ola. 

Zira elimizde İslam kılıcı var. 

Eğer bu zahmeti ihtiyar etmezsek bize gazi demek yalan olur.” 

Bir Türk şehri adına böyle bir gurur olabilir mi?

***

Bitmedi…

Atatürk'ün 15 Eylül 1924'te gerçekleştirdiği ilk Trabzon ziyaretinde onuruna verilen yemekte yaptığı konuşmayı bilir misiniz?

Gelin Atatürk’ü dinleyelim Sayın Mehmet Tevfik Göksü;

“Trabzon ve Trabzonluları temsil eden bu önemli kişilerle Trabzon'da aynı sofrada bulunmaktan çok büyük mutluluk duyuyorum. Özellikle bugün yaptıkları coşkulu karşılamadan, gösterdikleri ciddi sevgi ve bağlılıktan dolayı, yüce Trabzon halkına arz etmeyi görev bildiğim gönülden teşekkürlerimi, bu seçkin topluluk aracılığıyla açıklama fırsatı bulduğum için çok mutluyum.

Efendiler...

Trabzon ve yüce Trabzonluları ziyaret etmek, yıllardan beri içimde beslediğim derin bir arzu ve özlem idi. Ancak bugüne kadar beni bu mutluluktan yoksun bırakan koşulların neler olduğunu hepiniz biliyorsunuz.

Bugün çok mutluyum. Çünkü bu zamana kadar sevenlerimi görmeme engel olan kötü koşullar ortadan kaldırılmıştır.

Arkadaşlar...


Beş sene önce ilk kez Samsun'a ayak bastığım zaman bana kalp gücü veren vatandaşlarımın ilk sırasında Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım. Sakarya büyük kanlı savaşına Üçüncü Tümen ile yetişen Trabzon evlatlarının savaş alanında gösterdikleri özverili çabaların kıymetli anısı, bilincimde sürekli canlı kalacaktır
.

Bu yurtsever halka ve o kıymetli kahraman evlatlara sahip bulunan değerli yurdumuzu; Ermenistan'a bağlı bir bölge veya Pontus krallığı yapma hayal ve istekleri ile tehditleri ne kadar korkunç bir girişimdi. Kuşkusuz bu korku artık sonsuza kadar hayal olmuştur.

Efendiler...

Vatanın birliğini, özgürlük ve bağımsızlığını sağlayan ulusumuzu Cumhuriyet idaresine ulaştıran devrimlerimizi; ekonomik bollukla mutluluğumuzu ve dünya uygarlığında kendimize yaraşan düzeye erişmemizi sağlayacaktır.

Halkı zeki, üretken, girişimci ve çalışkan olan Trabzon’umuzu; kısa bir süre sonra ülkenin iç kesimlerine demiryolu ile bağlanmış, güzel bir rıhtım ve limana kavuşmuş olarak görmek en önde gelen dileğimdir. Trabzon; Türk camiasında Cumhuriyet'in zengin, sağlam ve duyarlı en önemli güven kaynaklarından biridir.

Cumhuriyet'in bu niteliklere sahip bir kenti, hiç kuşkusuz bayındırlık ve gelişmeyi sağlamak için gerekli araçlara sahip olacaktır.

***

Ve   Trabzon’un Rum ve Ermeni çeteleri tarafından kuşatıldığı günlerden bir kesit ile yazımı bitirmek istiyorum..

Düşman Trabzon kapılarına dayandı. 18 Nisan 1916'da Trabzon Rumlarından bir heyet, Türklerin 15-16 Nisan'da şehri boşalttığını işgal kuvvetleri komutanı General Lyhkov'a bildirerek kendisini şehre davet etti. Azınlıkların seviyesiz çılgınlıkları ve karşılama törenleriyle Erzurum Caddesi’nden Belediye Meydanı’na giren işgal kuvvetleri şehri teslim aldı. Trabzon'un acı dolu esaret ve muhacirlik günleri başladı. Göç edemeyerek şehirde ve köylerde kalan Müslüman halka büyük işkenceler yapıldı. 

Özellikle yerli Rumlar ve Ermeniler adeta katliama ve yağmalamaya giriştiler. Değerli eşyalar, kültür ve sanat eserleri sandık sandık Rusya'ya götürüldü. Girilmedik ve yağmalamadık yer bırakılmadı. Düşmanla Kahramanca savaşarak hain Rum ve Ermeni çetelerini Trabzonlu yiğitler temizledi.

***

İşte Trabzon budur…

Fatih’in neden fethettiğini anlattığı, Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak bastığında yanında ilk gördüğü insanların bulunduğu şehirdir Trabzon…

*********

Hasan Tahsin unutulmaz!

İzmir'in Yunanlılar tarafından işgal edildiği 15 Mayıs 1919 tarihinde Türk milletinin namusuna kasteden işgalcilere ilk kurşunu sıkan yiğit vatan evladı HASAN TAHSİN’i rahmet ve minnetle anıyoruz.


© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap