SON DAKİKA
SON DAKİKA
Dünyanın bir sonraki gündemi; Suda hayat var!
4/22/2020

Ülke olarak sorunlarımızın çözümünde başarılı olmamız, dayanışma içinde olmamıza ve birlikte yaşama bilincimize bağlıdır. Bu bilinç ise bireylerde, sorumluluk gibi erdemli bir davranış ister.

 

Korona salgınının bize öğrettiği en önemli şeylerden birisidevletin vatandaşlarına karşı sorumluluklarını yerine getirmesi ne kadar önemliyse, vatandaşında yaşadığı topluma karşı sorumluluklarını yerine getirmesi o kadar önemli. Toplum halinde yaşamak demek; kendi haklarımızı kullanırken, başkalarının haklarına da saygılı olmak demektir.

 

Bireyin erdemli olup olmadığını gösteren en temel kıstas: Toplumsal ilişkilerdeki tutum ve davranışlarıdır. Yani vaziyet alma biçimidir.” der Nadim Macit hocamız.

 

Bugün salgın bize evde oturmamızı söylüyor ve biz de bu kuralı yerine getiriyorsak, bu bizim sorumluluk gibi erdemli bir davranışa sahip olduğumuzu gösterir.

 

Ve aynı zamanda da, ülkemiz adına başka sorumlulukları üslenecek vatandaşlık bilincine sahip olduğumuz anlamına gelir.

Yoksa! Bol keseden vatan millet nutukları atmakla olmuyor.

 

Nihayetinde, devletin koyduğu kurallara uyar, salgına karşı korunma yöntemlerini ve “evde kal” uyarılarını yerine getirirsek, yakın zamanda tamamen olmasa da kısmen, virüsü gündemimizden çıkarabiliriz.

 

Salgından sonraki gündem belli; SU VE TOPRAK

Salgının etkisiyle hijyene yönelik su sarfiyatında ciddi bir artış olduğu yetkililer tarafından sık sık ifade ediliyor.

Bu kontrolsüz tüketim yarın, susuzluk sorunu olarak karşımıza çıkacaktır.

 

Suyun ve verimli toprakların iyi yönetilemediği ve gittikçe azaldığı bir ortamda, sağlıklı olmayı nasıl başaracağız? Bu önemli bir sorun.

Suya olan talebin artması ve kullanım alanlarının çeşitlenmesi yüzünden, suyun yarını iyi hesap edilmelidir. 

Dolayısıyla toplum olarak bir başka sorumluluğa bugünden hazır olmalıyız.

Dünyadaki toplam su miktarı, yaklaşık 1,4 milyar km3. Ülkeler; okyanuslar, denizler ve göller ile çevrilmesine karşın, dünyadaki su kaynaklarının yalnızca %2,5’i tatlı sudan oluşuyor.

Bugün bile dünyada kısıtlı olan temiz su kaynaklarına hâlâ bir milyarı aşkın kişi erişemiyor. Her geçen gün artan nüfus ile birlikte ortaya çıkan “su stresi”nin 2050 yılında tüm dünyayı etkisi altına alacağı söyleniyor…

Bu durumun karşısında ülkemizde de, mevcut su kullanım alışkanlıklarının değiştirilmesi, toplum dayanışması içinde tasarruf bilincinin verilmesi gerekiyor.

 

Özellikle belediyelerin suyumuzu iyi yönetmesi, tasarruf konusunda toplum bilinci geliştirmesi çok önemli.

 

Suyu üretemeyeceğimize göre bilinçli bir tüketim ile su kaynaklarımızı koruyup, ömrünü uzatmalıyız.

 

22 Mart Dünya Su Günü idi… Dünya Su Günü’nün temelinde, dünyada artan su krizi, su kıtlığı ve su kirliliği gibi konular yer aldı.

 

Buyurun size “DÜNYA SU GÜNÜ” teması; hem bugüne hem de yarına sesleniyor…

 

“Su da hayat var!” Hayatımızı kurtarmak için suyu nasıl kullanacağımızı bilelim.

 

Sağlıkla kalın!

Yorum Yap


550

nazlı can
7 ay önce
İnsan yaşamı için temiz su ve havanın aktığı gibi, insan sağlığını tehdit eden salgın hastalıkların virüsleri insanlara akmaya devam edecektır. Çin ve benzeri ülkeler insan sağlığını tehdit eden virüslü hayvanları yememelidir. Böyle giderse dokuz oklu akrep virüsler gelecek...Bu gerçekleri gören bilen, Çin devletinin neler yediğini dünya insanlarına anlatlalı ve göstermelidir. Amerika dünya çapında doğru bir araştırma yapıyor. Kovid-19 virüsünün kaynağını bulursa gereğini yapacağını söylüyor. İlim adamları bu konularda dünya insanlarına yardım

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap