SON DAKİKA
SON DAKİKA
Malabadi köprüsü
30.04.2019

Yaz geldi, güneş yüzünü gösterdi. Artık gezme, görme zamanı. O kadar güzel bir ülkede yaşıyoruz ki farkında bile değiliz…

Ülkemizin tarihi ve kültürel zenginliklerini bilmek, tanımak ve kültürümüzü artırmanın en güzel yolu da gezmek ve görmektir. Amaaa… Aması var…

Sabah sosyal medyada gezinirken, Ağrı Doğubayazıt İshakpaşa Sarayı, Diyarbakır Malabadi Köprüsü ile ilgili görsellere rasgeldim. Ben dahi henüz gidip bu güzellikleri göremedim. Güzel Anadolumuzun o kadar fazla tarihi ve kültürel zenginliği var ki çoğunun varlığından bile haberimiz yok! İstanbul bir tarih ve kültür başkenti. İstanbul bir tarafa, Trabzon’un Sümela Manastırını, Urfa’nın Balıklı Göl ve Göbekli Tepesini, Ordu’nun Kurul Kayası Yerleşimi ve Yason Burnunu, Giresun’un Şebinkarahisar Meryem Ana Manastırı, Adıyaman Nemrut Dağı, Çanakkale Şehitlikleri, Yaylalar, Göller, Nehirler, Milli ve Tabiat Parkları. Daha onlarca, yüzlerce, binlerce tarihi ve kültürel değerimizin kaçını gezebildik ve hakkında bilgi sahibiyiz. Cevapları tahmin etmek zor değil. Büyük oranda bırakın gezmeyi, görmeyi varlıklarından bile haberdar değiliz…

Aması var demiştik ya işte şimdi cevabını da verelim. Gezmenin ve görmenin de bir bedeli var ve bu bedel bizim ülkemiz açısından değerlendirdiğimizde oldukça fazladır. Birincisi bu yerlere gitmek bir ekonomi gerektiriyor. İkincisi haydi gidebildik kapısına geldiğimizde bilet gişeleri, giriş ücretleriyle karşılaşıyoruz ve sırf bu yüzden dışardan izleyerek kapısından dönüyor ve eksik bilgileniyoruz. Bedeli ecdat kanıyla ödenen bu vatanın tüm tarihi ve kültürel değerlerinin kapıları bu ülkenin vatandaşlarına sonuna kadar açık ve ücretsiz olmalıdır. Olmalı ki insanlar daha fazla gezebilsin ve tarihlerini, kültürlerini gezerek, görerek bilgilensin. Dört kişilik bir ailenin sırf giriş ücreti sebebiyle; bir müzenin, bir ören yerinin, bir milli parkın, bir tabiat parkının kapısından dönmesi kadar acı verici ve aşağılayıcı bir şey olabilir mi?

Dünyanın en büyük ve en eski ibadethanelerinden ve Fatih’in camiye çevirerek miras bıraktığı Ayasofya’nın yıllardır müze olarak hem ibadete hem de ziyarete kapatılması, hem ecdada hem de yaşayan bu ülke insanlarına zulümden başka bir şey değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın seçimler öncesi Ayasofya’nın müze statüsünden çıkarılması ile ilgili söylemleri bir nebze umut olmuştur. İnşallah en kısa sürede hayata geçer. Trabzon Ayasofya’da yapıldı mesela…

Bilgi ve fikir sahibi olmak için önce görgü sahibi olmak gerekir. Tüm bunlara sahip olabilmek için de gezmek, görmek yerinde bilgilenmek en faydalısıdır. Bir kültür ve medeniyetler beşiği olan Anadolu’nun zenginliklerini, bu topraklar üzerinde yaşayan insanlarına açmak ve ulaşılır kılmak önceliklerimizden olmalıdır.

Bir tavsiyede insanımıza gelsin. Öncelikle yakın çevrenizle ilgilenin ve merak edin. En yakınınızdaki camiler, tarihi eserler ve doğal güzellikleri keşfedin! Öğrenin, gidin, gezin ve bilgi sahibi olun. Yakın çevrenizde bile ne kadar fazla olduklarını görünce şaşıracaksınız. Mesela Giresun’da Karadeniz’in tek adasını kimler ziyaret etti. Yine Karadeniz’in en yüksek zirvelerinden Karagöl’e kimler çıktı?..

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap