SON DAKİKA
SON DAKİKA
Şah damarı ya da ekonomi
8.11.2020

Büyük Atatürk 1923 yılında; “ Güzel vatanımızı fakirliğe, memleketimizi haraplığa sürükleyen çeşitli sebepler içerisinde en kuvvetli ve en önemlisi, ekonomimizde bağımsızlıktan yoksun olmamızdır. Memnunluğa ve övünmeye değer ki, bu bağımsızlığı bugün fiilen elde etmiş bir durumda bulunuyoruz!” demişti.

Yine o dehanın 1924 yılında söylediği ve günümüze ışık tutan sözlerinden bir diğeri:

“Bilirsiniz ki; ekonomisi zayıf bir millet fakirlik ve yoksulluktan kurtulamaz; toplumsal ve siyasal felaketlerden yakasını kurtaramaz... Hiçbir uygar devlet yoktur ki; ordu ve donanmasından evvel ekonomisini düşünmüş olmasın. Memleket ve bağımsızlık savunması için varlığı gerekli olan bütün kuvvetler ve araçlar, ekonomik yaşamın açılma ve gelişmesiyle olabilir.”

Bu sözlerin üzerine söz eklemeye gerek olmasa da, daha iyi anlaşılabilmesi için biraz açalım:

Önce, ekonomik bağımsızlığı günümüze göre yeniden tanımlamak gerekir:

“ Ekonomideki çarkların öz kaynaklarla döndürülmesi ve ekonominin dış müdahalelere karşı dirençli olması” şeklinde tanımlarım ekonomik bağımsızlığı.

Yani; mümkün olduğunca kendiniz üreteceksiniz; dışarıya sattığınız mal ve hizmetler aldığınızdan fazla olacak; topraklarınızın, kaynaklarınızın, fabrikalarınızın kontrolü sizde olacak. Vatandaşlarınız sosyal yardımlara muhtaç kalmadan, çalışarak, eğitilerek, üreterek, kazanıp refaha ve huzura ulaşacak.

Bugün gelinen noktada; çok üzülerek belirtmek gerekir ki; ekonomik tablo pek de iç açıcı değildir.

Dövizin inanılmaz ölçüde yükselişi, milli varlığımızı tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Ekonomik anlamda tam bağımsız olmadığımızdan; “Bana ne dolardan! “ diyemiyoruz.

Yediğimiz ekmeğin buğdayından, bindiğimiz aracın yakıtına, kullandığımız telefondan, içtiğimiz ilaca kadar her şeyin fiyatı dolara bağlı.

Borçlarımız dolarla ödenecek, ürettiğimiz sanayi ve tüketim mallarının hammaddelerinin ve/ veya ara mallarının yarıdan fazlası ithal ve dövizle alınıyor.

Devletimizin dış tehditlere karşı en hassas konumda bulunduğu bir dönemde; askeri alanda olduğu kadar, hatta ondan daha fazla ekonomik alanda “ SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK BİR VATAN GÖREVİ HALİNE GELMİŞTİR!”

Acilen ve kaçınılmaz şekilde; ekonomi masaya yatırılmalıdır.

İktidar-muhalefet demeden; ekonomik öngörülerinin ve önerdiği tedbirlerin doğruluğu kanıtlanmış finans ve ekonomi uzmanlarından milli bir komisyon kurulmalı ve bu komisyon maharetiyle kalıcı çözümler ortaya konulmalıdır.

MİLLİ BEKAMIZIN AÇIK ŞEKİLDE HEDEFE OTURTULDUĞU BİR SÜREÇ YAŞIYORUZ. UTULMAMALIDIR Kİ; GÖVDEMİZİN ŞAH DAMARI EKONOMİDİR. “KARNIMI NASIL DOYURACAĞIM? KAYGISI” MİLLİ AZİM VE İRADEMİZİ AŞINDIRMAMALIDIR.

Bir yandan, azim ve irademizi besleyen hamasi duygularımızı diri tutarken, diğer yandan da, pıhtı atmayacak şekilde kan akışımızı sağlamalıyız .

Yorum Yap


550

© 2020 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Ticari Ve Sınai Ürünler Pazarlama Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi ‘dir.

Giriş Yap