Deli, Refik Halit Karay'ın piyesi. Sürgün edilmiş bir yazar Refik Halit Karay. 150'liklerden. Atatürk'ü kahkahaya boğan bir hiciv piyesidir "Deli". Atatürk o kadar eğlenir ki, "Yazık oldu şuna" diyerek dönemin İçişleri Bakanı'ndan yazarın Türkiye'ye getirilmesini ister.
Deli piyesinde; Osmanlı İmparatorluğu'nun değerleri ile modern Türkiye Cumhuriyeti döneminde hayata geçirilen inkılaplar arasındaki tezatlar hiciv edilir.
Atatürk bir keresinde Refik Halit Karay için, "Aleyhimize yazıyor ama güzel yazıyor." der.
Piyesin kahramanı Maruf Bey, 1908'li yıllarda bilincini yitirmiştir. Adeta bitkisel hayattadır. 21 yıl sonra birdenbire kendine gelir. Doktor, onun ailesine "Ülkede meydana gelen değişikliklerden bir anda haberdar olmamalı." der. "Yedire yedire anlatın." diye de ikaz eder.
Kısa zamanda meydana gelen değişimi öğrenmeye başlar Maruf Bey. Anlayamaz. Mesela piyesin bir yerinde "Sultan Mahmut'un kabrini ziyaret edelim o zaman." der. Ona türbeleri ziyaret etmenin yasaklandığı söylenir. "Deliliktir bu." der.
Atatürk bu piyesi çok sever. Okurken kahkahalar atar.
Yazar değişimi eleştirmiş midir, yoksa övmüş müdür? Kimilerine göre eleştirmiş, kimilerine göre övmüştür.
*****
Geçen gün Ertuğrul Sağlam'ın bir videosuna denk geldim. "40 yıldır futbolun içindeyim, hiç bu kadar liyakatsiz bir dönem görmedim." dedi Ertuğrul Sağlam. Sanki o da Maruf Bey gibi 21 yıllık bir uykuya dalmış gibi.
Şaşırdım bu açıklamasına. Bu yüzden Deli piyesi geldi aklıma.
Ben de aşağı yukarı 32 yıldır spor basınının içindeyim. 32 yıldır futbolda liyakate önem verilen bir dönem görmedim. Sadece rahmetli Hasan Doğan federasyonu zamanında bir niyet vardı.
Fatih Terim, Şenol Güneş, Ertuğrul Sağlam, Aykut Kocaman, Rıdvan Dilmen ve daha pek çoklarının zaman zaman sanki bu sistemin bu halde olmasında payları yokmuş gibi davranmalarına bu yüzden şaşırıyorum.
Bazen kendisine uzatılan mikrofonlara konuşurken Türk futbolunun sorunlarına değinen Fatih Terim, sanki dört sene üst üste sahada şampiyon olmuş gibi, bir takım eller devreye girmemiş gibi rol kesiyor ya, acayip geliyor bana bu durum.
Biliyorsunuz Aykut Kocaman da futbolun mevcut halini çok eleştirenlerden. Radara yakalanılan sezonun şampiyonuydu. Hayatındaki tek şampiyonluğun o sezon olması sebebiyle onca şike tapesine rağmen "kumpas" diye diye ortalıkta dolaşırken temiz futboldan, liyakatsiz yöneticilerden nasıl bahsedebiliyor anlayamıyorum.
Sonra en fazla eleştirenlerden Şenol Güneş, bu sistemi değiştirmek için konuşmaktan başka ne yapmış bugüne kadar?
Sistemin kirli ilişkilerini bilen ve işine geldiklerine ses çıkartmayan Rıdvan Dilmen'den Türk futbolunun geleceğine yön verebilecek hamleler gelebilir mi sizce?
Bir hadis var. Çok severim:
"Nasılsanız öyle idare edilirsiniz."
Temiz futbolu, saygın futbolu isteyen yok bu ülkede. Şikeyi el birliği ile kapatan bir camianın temiz kalması mümkün mü?
Bu yüzden Maruf Bey gibi davranmamak gerek. Hastalığa yakalanmadınız. Hastalık hep vardı.
Siz değişmedikçe bu sistem asla değişmeyecek.