SON DAKİKA
SON DAKİKA
Tarihin kara günü
9/12/2020
Bugün, 40 yıl önce ülke olarak yaşadığımız ve yapımızın arasından bir tuğlanın çekildiği gün. Siyasi kavgalar ve çatışmaların yaşandığı günlerde, ülkemin pırıl pırıl gençleri, düşünürleri, sanatçıları, gazetecileri, iş adamları, siyasetçileri ve daha birçok kişi hayatını kaybediyordu. Ta ki 12 Eylül 1980 gününe kadar. O gün Türk Silahlı Kuvvetleri ülke yönetimine el koydu. 
Bu tarihin acı dolu tablosunda yaşananları herkesin hatırlamasını isterim. 

O tarihte ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ denilen TBMM kapatıldı. Anayasa uygulamadan kaldırıldı. Kenan Evren başkanlığında gerçekleştirilen darbe ile siyasi partilerin kapısına kilit vuruldu. Parti liderleri Zincirbozan’da gözaltına alındı. Türk siyasetine yeniden şekil verildi, 9 yıl süren bu idarede 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkartıldı.

230 bin kişi yargılandı, 517 kişi idama mahkum oldu. 171 kişi işkenceden öldü. Filmler, kitaplar yasaklandı ve yakıldı. Gazeteler 300 gün özgür bir biçimde yayın yapamadı. Onbinlerce kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
Darbeden sonra 9 Ekim’de sol görüşlü Necdet Adalı, ardından Ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi. Onları diğer idamlar izledi. Darbe öncesi bir inzibat erini öldürdüğü iddiası ile hüküm giyen 17 yaşındaki Erdal Eren’in yaşı büyütülerek idam edilmesi sonrası darbenin lideri Kenan Evren'in "Asmayalım da besleyelim mi?" sözü ise hiç unutulmadı, unutulmayacak da. 

Bugün 12 Eylül 1980’deki askeri darbe, öncesiyle sonrasıyla didik didik edilmeli, irdelenmeli. O dönemin tam demokrasi adına ders alınması gereken bir süreç olduğunu hatırlatmak isterim.

BİZİ YİYEMEZSİNİZ

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Biz, Avrupalılar olarak, Erdoğan'a karşı katı ve güçlü olmalıyız. Türk halkı büyük bir halk. Ancak biz Avrupalılar artık Erdoğan hükümetine karşı daha açık olmalıyız. Bizim sorunumuz Türk halkıyla değil Erdoğan'la" ifadelerini kullanmıştı. 

Bu laflara karnımız tok, çünkü bunların kafalarının arkasındakini hayata geçirmek için oynadıkları oyunların bir parçasıdır bu. 
Önce Macron’a ‘Hadi oradan!’ diyorum.
Bu adamın sözlerine karşı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sosyal medya hesabında yıllar önce söylediği, "Hazırladığınız bir kurt sofrası var. O kurt sofrasında bizleri yemek istiyorsunuz ama kusura bakmayın, biz size büyük geliriz, bizi yiyemezsiniz" dedi.

Macron’un lideri olduğu ülke gibi birçok ülkenin hayalinde hep Türkiye’yi dizlerinin üzerine çökertmek yer almıştır. 
Bize Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet eden Atatürk ve silah arkadaşları diz çökmeyi değil, diz çöktürmeyi öğretti. 
Osmanlı’dan sonra ülkemize diş bileyen ülkelerin oluşturduğu kan kokan o sofralara Türkiye olarak yem olmayacağız. Çünkü biz Türk oğlu Türküz. Bizim asaletimiz damarlarımızda taşıdığımız kanda mevcuttur. 

Yorum Yap


550

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap