SON DAKİKA
SON DAKİKA
“Param yok öğretmenim ama konutta ışıklar sabaha kadar yanıyor”
10/1/2020

Salgınla mücadelede ipin ucu kaçtı, eğitimde işler arapsaçına döndü. Uzaktan eğitimle öğrencilerimize ders verilecek dendi, bu amaçla EBA sistemi hayata geçirildi. Üç gün sonra sistem çöktü. Ardından internet ve bilgisayar sorunu patlak verdi.

Birçok evde internet, bilgisayar, televizyon olmaması nedeniyle öğrenciler derslerden uzak kalmaya başladı. Milyonlarca öğrenci uzaktan eğitime erişemezken, bir öğrencinin “Derslere internet kafeden giriyorum, saati 4 lira. Daha param yok” şeklindeki isyanı gündeme oturdu. Duyan var mı? Yok! Zira bugüne kadar hangi isyan duyuldu ki?

Bir taraftan ekonomide pembe tablo çiziliyor, diğer taraftan milyonlarca öğrenci eğitim hakkından yararlanamıyor. Eğitim konusunda ekranlarda öyle süslü sözler dile getiriliyor ki sanki her şey toz pembe.

Derslere katılım yüzde 50’nin altında, bunu gören, duyan yok. Derslere katılamayan öğrencilerin sayısı ise küçümsenmeyecek kadar büyük, çare üreten yok. Uzaktan eğitim için gerekli altyapı ülkemizin en ücra köşesine kadar sağlamadan eğitim startı verildi. Sonuçta milyonlarca öğrenci eğitimden uzak kaldı.

Aklıma ailelere “Üç çocuk yapın”, “Dört çocuk yapın” önerilerinde bulunulduğu günler geldi. Millet üç-dört çocuk yaptı. Bu çocuklar bugün eğitim alacaklar, evde internet yok, ya da var ancak üç çocuk var, dersler çakışıyor. Dedim ya o kadar süslü sözlerle uzaktan eğitim anlatıldı ki yaşanan bu zorluklar hesaplanmadı.

Bu arada ilginç ve üzüntü veren bir başka konu ise daha trajik! Uzaktan eğitime katılabilmek için veliler çocuklarını yurtlara yerleştirmeyi düşünüyor ancak bu yurtların tarikat ya da cemaat yurdu olup olmadığından emin değiller.

Sadece öğrencilerimiz mi sıkıntıda, ya öğretmenlerimiz? Onların içlerinde de gerekli donanıma sahip olmayanlar olduğu söyleniyor. İnternet bağlantısı, bilgisayar, tablet var mı yok mu soran yok. Bu kadar karmaşa içerisinde süren eğitimde başarı nasıl yakalanacak onu merak ediyorum.

Öğrenci ve öğretmen sayımız belli olmasına rağmen hayata geçirilen sistem aksıyor ya da yetersiz kalıyorsa demek oluyor ki Milli Eğitim dersine iyi çalışmamış. Ekonomik zorluklarla mücadele eden veliler kara kara düşünüyor, bu işin içerisinden çıkmak için hangi kapıyı çalacaklarını şaşırmış durumdalar.

Bunları söyledik diye kızmayın, bakın Muğla’nın Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanlığı konutuna 7 kilometre uzaklıktaki Tuzla Mahallesi’nde elektrik, su, yol, internet yok, cep telefonları çekmiyor. Bu mahalledeki çocuklarımız ne halde tahmin edersiniz.

“81 İlden 81 Yıldız” projesinin Muğla temsilcisi olarak zamanın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün huzuruna çıkan Gül Kaya, elektrik sözü aldığını ama sözün yerine getirilmediğini belirterek, duygu yüklü cümleler kurdu: "Biz Cumhurbaşkanımızın komşusuyuz. Orada geceleri tüm ışıklar sabahlara kadar yanıyor ve etraf gündüz gibi. Her yer pırıl pırıl. Ne olur o lambanın bir tanesini de bize yaksalar? Devletimizin başında lambalar yanıyor ama bizim tek bir ışığımız yok. Bizim ışığımız sönük, içim kan ağlıyor.

Canıma tak etti artık. Bir tane çamaşır makinem olsun. Buzdolabım olsun. Ben de bir bardak soğuk su içeyim. Yazın yal gibi su içiyoruz. Gidecek başka yerimiz yok. Marmaris'ten buraya soğuk kola ya da meşrubat getirmek için arabayla gidersen 50-60 lira mazot yakıyorsun. Bir o kadar da 4 kalıp buz için para ödeyeceksin. 7-8 liralık kolayı 100 – 120 lira masrafla içmiş olacaksın. Böyle bir şey var mı?"

Yorum Yap


550

can
1 ay önce
Gençlerin rikkati,inceliği,yumuşaklığı,derinliği,merhameti büyük idrakleriyle gençler... AVrupa gibi sanayileşme çalışması yapamıyoruz. Neden çünkü sanayi bilen sadece Avrupada çalışan işçiler...Çünkü otomobil ve uçak sanayinde çalışan anadolu insanı çalışarak sanayinin ne olduğunu öğreniyor. Türkiye'de kur farkı,faiz ve zamlarla kolay para kazanıldığı için,zenginler kolay işlere kaçıyor.Emek ve gayret isteyen işlerden uzak duruyorlar. Gayret edenler Sabancı,Koç Grubu daha nice insanlar var...Yeterli değil.. Büyük sermaye iş ve aş üretecek tes
can
1 ay önce
Tasarruf önemlidir. Hz.Osman döneminde, Ebuzer Hazretleri, Hz.Osman'a diyor ki, neden zenginlerden alıp fakirlere vermiyorsun? Hz.Osman diyor ki, Allah Resulunden görmediğimi yapamam..Ebuzer, döneminde zenginlerin karşısına çıkıp, neden 500 liralık elbise giyiyorsun. 300 liralık giysende 200 lirasını fakirlere veresen olmaz mı? 10 binliralık telefonlar, 150 binliralık otomobiller..Sadece markaya para verenler...Aynı işi gören telefen ve otomobiller yok mu? Bireyler tasarrufu bilecek. Kurumlar tasarrufu daha iyi bilecek. Camileri dışardan est

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap