A+ A-
Yorum
10

"Çocukların duygusal gelişiminde ailenin rolü büyük"

Yayın Tarihi: 07.10.2026 - 13:58
"Çocukların duygusal gelişiminde ailenin rolü büyük"
Kaynak:İHA

 Ailenin, çocuğun kendini tanıdığı ve duygularını öğrenmeye başladığı ilk sosyal alan olduğunu belirten Klinik Psikolog Enise Öziç, "Anne ve baba duygularını nasıl yaşıyor ve yansıtıyorsa, çocuk da benzer şekilde duygularını öğrenir ve ifade eder.

Çocuğun duygularını tanıyabilmesi, anlamlandırabilmesi ve düzenleyebilmesi sağlıklı gelişim açısından son derece önemlidir" dedi.

Liv Hospital Samsun'dan Klinik Psikolog Enise Öziç, çocukların duygusal gelişiminde ailenin belirleyici rol oynadığını vurgulayarak önemli değerlendirmelerde bulundu. Ailenin çocuk için bir "ayna" görevi gördüğünü ifade eden Klnk. Psk. Öziç, "Anne ve baba duygularını nasıl yaşıyor ve yansıtıyorsa, çocuk da benzer şekilde duygularını öğrenir ve ifade eder.

Çocuğun duygularını tanıyabilmesi, anlamlandırabilmesi ve düzenleyebilmesi sağlıklı gelişim açısından son derece önemlidir. Duygusunu tanıyabilen bir çocuk, zamanla bu duyguyu sakinleştirmeyi öğrenir ve kendini daha iyi ifade edebilen, özgüvenli bir birey olarak gelişir" diye konuştu.

"Ebeveyn yaklaşımı belirleyici oluyor"

Ebeveyn tutumlarının çocuk üzerindeki etkisine dikkat çeken Klnk. Psk. Öziç, "Genel olarak iki tür ebeveyn yaklaşımından söz edebiliriz. Biri duyguyu reddeden, diğeri ise duyguyu kabul edip yönlendiren yaklaşım. Duyguyu kabul eden ebeveynlerin çocuklarında daha az davranış problemi görüldüğü ve stresle başa çıkma becerilerinin daha gelişmiş olduğu araştırmalarla ortaya konmuştur" diye konuştu.

Çocuğun beyin gelişiminin ilişkiler içinde şekillendiğini belirten Öziç, duyguların isimlendirilmesinin önemine de değinerek, "Çocuğa 'üzgünsün' demek aslında onun duygusunu düzenlemesine yardımcı olur. Ebeveynin sakin kalması da çocuğun sinir sistemini olumlu yönde etkiler. İsimlendirilen duygu artmaz, aksine yatışır" ifadelerini kullandı.

"Duyguyu reddetmek en sık yapılan hata"

Ebeveynlerin en sık yaptığı hatanın çocuğun duygusunu reddetmek olduğunu belirten Klnk. Psk. Öziç, "'Ağlama', 'abartıyorsun' gibi ifadeler, çocuğun kendi duygusunu yanlış olarak algılamasına neden olabilir. Oysa çocuk yoğun bir duygu yaşadığında düzeltilmekten çok anlaşılmaya ihtiyaç duyar" dedi.

Empatik yaklaşımın önemine dikkat çeken Öziç, "Çocuğun duygusunu anlamak, davranışını onaylamak anlamına gelmez. Örneğin öfke yaşayan bir çocuğa 'öfkelendiğini anlıyorum' denilebilir ancak aynı zamanda 'vurmak doğru bir davranış değil' diyerek sınır koymak gerekir. Bu yaklaşım hem empatiyi hem de sağlıklı sınırları birlikte içerir" şeklinde konuştu.

"Mükemmel ebeveyn yoktur"

Ebeveynlere önerilerde bulunan Öziç, "Her ebeveyn önce kendi duygularını nasıl yaşadığını ve yönettiğini sorgulamalıdır. Eğer bu konuda zorlanılıyorsa destek almak önemlidir. Çünkü çocuklar çoğunlukla ebeveynlerini rol model alır. Mükemmel ebeveyn yoktur, yeterince iyi ebeveyn vardır" dedi.

Çocuklarla kaliteli zaman geçirmenin önemine de değinen Klnk. Psk. Öziç, "Her gün sadece 10 dakika bile olsa çocuğunuzu gerçekten dinlediğiniz bir zaman dilimi oluşturmak, onun anlaşıldığını hissetmesini sağlar ve duygusal gelişimine büyük katkı sunar" diyerek sözlerini tamamladı.

Etiketler