SON DAKİKA

Haber > Ölen gencecik bir çocuk, köpek ve poşet!..

Ölen gencecik bir çocuk, köpek ve poşet!..

08 Ocak 2019 Salı - 09:21

Son dönemde sosyal medyada, televizyonlarda ve her alanda hayvan sevgisi ile ilgili birçok paylaşım ve haber yapılıyor. Çocukluğumuzda köylerde herkesin kapısında mutlaka bir köpek ve kedi bulunurdu. Yalnız son dönemde bu iş biraz farklılaşmaya başladı. Ciddi bir hayvan sever olarak söylüyorum ki işin dozunu kaçırmayalım.

Vefa, merhamet, adalet ve kahramanlık kavramları giderek hayvanlarla ilişkimize kilitleniyor. Peki, insan nerede? Benzer bir şey mesela savaş ortamında başına bombalar yağmış bir çocuk için yapılıp görüntülendiğinde kimse birbirine göndermiyor. Zayıf, iyi, sevecen tarafımızdan oltaya geldik ama. İşin tadı ve anlamı kaçmak üzere. Böyle hayvan sevilmez, korunmaz. Biz inançlı bir milletiz. Tüm canlılara merhameti emreden bir dinin mensuplarıyız.

Peygamber efendimiz (sav) bir hadisinde: "Merhamet edenlere Rahman da merhamet eder. Yeryüzünde bulunan şeylere karşı merhametli olunuz ki, semadakiler de size merhamet etsin" buyuruyor. Hz. Eyüp peygamber sefere çıktığında bile karıncalara zarar vermemek için yolunu değiştirmiştir. Bir örnek daha verecek olursak, Kanuni Sultan Süleyman sarayının bahçesinde bulunan ağaçların neden buruştuklarına bakıyordu. Bir bakmış ki karıncalar sarmış o güzelim dallarını. Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. İşin içinden çıkamayacağını anlayan Kanunî, bu konuyu danışmak için hocası EbussuudEfendi’yi aramaya koyuldu. Hocasının odasına gitti. Ama hocası odada yoktu. Hemen oracıkta bulduğu kâğıt parçasına kafasına takılan soruyu edebî bir üslupla yazdı ve hocasının rahlesi üzerine bıraktı.

Birkaç saat sonra hocası odasına gelmiş ve rahlenin üzerinde el yazısı ile yazılmış kâğıdı görmüştü. Eline hat kalemini alan Ebussuud Efendi, talebesinin soruyu yazdığı kâğıdın altına bir şeyler yazdı ve kâğıdı rahleye bıraktı. Kanunî bir ara tekrar hocasının odasına uğradı. Hocası yine yerinde yoktu; ama rahlenin üzerine bırakmış olduğu kâğıdın üzerine kendi yazısı dışında bir şeylerin daha yazılmış olduğunu gördü. Merakla kâğıdı eline aldı ve okumaya başladı. Yazıyı okuyunca yüzünde bir tebessüm belirdi. Kâğıdın üst kısmında Kanunî’nin hocasına yazdığı sual vardı. Kanunî şöyle diyordu hocasına:

Meyve ağaçlarını sarınca karınca

Günah var mı karıncayı kırınca?

Hocası Ebussuud soruyu şöyle cevaplıyordu:

Yarın Hakk’ın divanına varınca

Süleyman’dan hakkın alır karınca.

Benim asıl söylemek istediğim hayvanları sevelim ama insan sevgimiz hayvan sevgimizden asla az olmasın. Bu iki sevgi asla birbirinin yerine ikame edilemez. "Efendim insanlar çok kötü, insanlara bu devirde güven olmaz, ben o nedenle hayvanları çok seviyorum, onlar daha sadık bir dost" diyemeyiz.

Kayseri’de bir yavrumuzu köpekler parçalayarak öldürdü. Ama hemen unutuluverdi bu olay. Nasıl bir insan topluluğu olduk biz, öldürülen köpek olmadığı için gündem bile olmadı bu hazin vaka. Hayvanlar söz konusu olunca mangalda kül bırakmayanlar; gencecik bir çocuk köpekler tarafından öldürülünce sus pus oldular. Akçaabat'ta zehirlenen köpeklere yandığımız kadar yanmadık bu çocuğa. Maalesef, bu dramatik olay "poşet" kadar yer etmedi gündemde. Yazık. Sevgimiz de şikayetimiz hep yapmacık!

Bu Haberi Beğendiniz mi?
0

YORUMLAR

550

Daha Fazla:

VİDEO

SON DAKİKA

ÇOK OKUNANLAR

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap