SON DAKİKA

Haber > Gündüz Kandili hazırlamayan gece karanlığa razı de

Gündüz Kandili hazırlamayan gece karanlığa razı de

18 Aralık 2018 Salı - 09:39

Türkiye acayip bir ülke!

Ne zaman, nerde ne olacağını kestirmek çok zor.

İnsanın canının bu kadar ucuz olduğu bir başka ülke var mıdır bilmem.

Sinyalizasyon mu dersiniz, makas değiştirmeyi unutmak mı ne derseniz deyin tren kazası bunu bir kez daha gösterdi bize.

Buna kader diyebilir misiniz?

Tedbirsizlik mi?

İş bilmezlik mi?

Liyakatsizlik mi?

Ne derseniz deyin.

Yine canlar gitti.

Ölenler öldüğü ile kaldı, tren yolları bize!

Tren kazasının ardından yaşanan gelişmelere baktığımız zaman “Güler misin ağlar mısın” dememek mümkün değil..

Sayıştay’ın Ankara’da geçen perşembe meydana gelen, 9 kişinin ölümüne ve 92 kişinin yaralanmasına yol açan hızlı tren kazasının ardından açıkladığı ve medyaya da yansıyan bakanlık raporu “Pes doğrusu!” dedirtti.

Ankara’daki kazanın meydana geldiği tren yolundaki gibi, birçok demiryolunun sinyalizasyon sistemi tamamlanmadan hizmete sokulduğunun altı çizildi.

Rapora göre, ihale edilen iki proje, sinyalizasyon, elektrifikasyon gibi can güvenliğini etkileyen imalatlar tamamlanmadan teslim edildi.

Bu demiryolu hattından birinin 700 milyon liraya ihale edilen Kars-Tiflis demiryolu projesi olduğu ifade edildi.

Rapordaki tespitlere bir bakın!

“Kars-Tiflis demiryolu hattının bitirilerek ticarete açıldığı ifade edilmiştir. Demiryolunun ticarete açıldığı doğru olsa da projenin tamamlandığı ifadesi gerçeği yansıtmamaktadır. Projedeki imalatların önemli bir kısmı sözleşme bedeli doldurulduğu için tamamlanamamıştır. Özellikle tünel ve üstyapı imalatı eksik kalmış, elektrifikasyon, sinyalizasyon ve telekomünikasyon imalatları sözleşmeye dahil olmasına rağmen yapılamamıştır. Söz konusu imalatların tamamlanması için ikinci ikmal ihalesine çıkılacaktır.”

Sayıştay’ın 658 milyon liraya mal olan başka demiryolu projesinde  de elektrifikasyon ve sinyalizasyon sisteminin kurulmadan işin teslim alındığını ve müteahhit firmaya, bütün işler yapılmış gibi, para ödendiğini tespit etmesi ise çok ilginç.

Raporda, “Projenin büyük bölümünü oluşturan tünellerin yüzde 17’sinin, üstyapının yüzde 41’inin, köprü ve viyadüklerin yüzde 41’inin tamamlandığı, elektrifikasyon, sinyalizasyon ve telekomünikasyonla ilgili herhangi bir imalat yapılmadığı görülmektedir. Projenin ancak yüzde 33’lük kısmı tamamlanmıştır.”

Bütün bunları okuduğunuz zaman yaşanan tren facialarının sürpriz olmadığını daha iyi görüyoruz herhalde.

Ne yazık ki böyle.

Cenap Şahabettin’in tedbir ile ilgili güzel bir sözü vardır...

Der ki;

“Gündüz kandilini hazırlamayan, gece karanlığa razı demektir.” 

Bizimki de o mesele işte. 

Hep karanlığa razı olan bir ülke gerçeği!

İngilizlerin meşhur bir sözü var:

“Bir gram önlem bir kg tedaviden daha önemlidir.”

***

TÜRKLÜĞÜN KUTSAL SEMBOLLERİ

Türklük ile ilgili çok anlamlı kısa bir analiz okuyunca sizlerle paylaşmak istedim.

“Türklüğün üç kutsal sembolü vardır” deniyor.

Gelin o sembolleri okuyalım...

1)Türk bayrağı (Bağımsızlık- Devlet)

2)Çift başlı kartal (Hakimiyet- Kudret)

3) Bozkurt (Hür yaşam)

Bu üç sembolden en önemlisi Türk bayrağıdır. Bayrağımız; devletin varlığını ve bağımsızlığını temsil ederken, milletin de yaşayan ve yaşatılacak şerefi ve namusunun ifadesidir.

Çift başlı kartal ile Bozkurt sembolleri ise Türklüğün vazgeçilmez mitolojik varlıklarıdır.

Milli kimliğin hafızalarıdır.

Kaşgarlı Mahmud Divan-ı Lügati’t Türk adlı eserinde bayrağı, “Batrak” olarak ifade etmiştir.

Türkiye bayrağındaki hilal ve yıldızın sembolik anlamı için pek çok teori ileri sürülmüştür:

Bir görüşe göre, Türk bayrağındaki hilal “İslamiyeti”, yıldız “Türklüğü” temsil eder.

Kırmızı renk ise toprağa karışan “şehit kanını” temsil etmektedir.

Başka bir görüşe göre, ayyıldız “Türklüğü”, kırmızı zemin ise “vatanı” temsil etmektedir.

Başka bir görüşe göre; Osmanlı Devleti bayrağının değiştirilmiş bir versiyonudur.

Başka bir görüşe göre; hilal “Allah”ı, yıldız “Peygamber”i temsil etmektedir.

Tüm bu görüşler samimidir, değerlidir. (kyn.Yılmaz Karahan) 

***

BÖYLE DEVAM ETMEK GEREK!..

Şampiyon olmayabilir...

Kazanamayabilir de...

Kuşkusuz eksikler, hatalar var...

Ama yeter ki böyle oynasın ve devam etsin.

Sizi bilmem ama ben bu Trabzonspor ile gurur duyuyorum.

Beşiktaş maçı gecesi mücadele sürerken maçı izleyen fanatik bir Galatasaraylı doktor dostum Nuri Aydın’ın şahsıma gönderdiği mesajda aynen şöyle yazıyordu:

“Abi bu Trabzon şampiyon olur. Maçı yazarsan beni de yaz. Koyu GS’li arkadaşım maç sırasında yazdı diye. Çok iyi takım.”

Maç bittiğinde ise;

“Nazar ettim be abi!”

Yani Trabzonspor bu sezon kendi taraftarlarını umutlandırırken başka takım taraftarlarına da keyif veren bir görüntü çiziyor.

Beşiktaş gibi bir takıma İstanbul’da sahasında mağlup olmadığı için şükrettiriyor, kendisi kazanamadığı için üzülüyorsa benim için anlamı budur.

Hem Galatasaray hem Fenerbahçe hem de Beşiktaş karşısında izlediğimiz Trabzonspor hem futbolu hem mücadelesi hem de sahadaki dik duruşu ile uzun yıllardır üzerindeki ezilmişliğini atmış, tıpkı eski günlerdeki gibi “BAŞKALDIRAN” bir takım gerçeğini ortaya koymuştur...

Bu takım;

Tutku veriyor...

Keyif veriyor...

Heyecan veriyor...

Dişe diş mücadele ediyor...

“Yeter ki böyle oyna da kazanma” dedirtiyor.

Artık tribünlere taraftarlarını ve bütün camiasını umutlandırarak koşturuyor.

Rakiplerine önlem aldırtıyor.

Ülkede yeniden bir Trabzonspor sevgisi inşa etmeye çalışıyor.

Daha dün “Bir puan alsak iyidir” dedirtirken bugün İstanbul’da da olsa beraberliğe üzülen bir Trabzonspor ve taraftarı gerçeğini yaşatıyor.

Nereden nereye değil mi?

Bu takımı desteklemeye devam...

Bu Trabzonspor bu ligi neden şampiyon olamasa dahi Şampiyonlar Ligi’ne katılma derecesi ile bitirmesin?

Ama havaya girmemek ve rakipleri ciddiye almak gerek.

Bu yol daha çok uzun.

Bu hava sürmek zorunda.

Bu Haberi Beğendiniz mi?
0

YORUMLAR

400

Daha Fazla:

VİDEO

SON DAKİKA

ÇOK OKUNANLAR

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap