Doğu Karadeniz Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Mustafa Yılmaz, sektörün gelişmesi, tüm dünyada marka ahaline gelmesi için bir dizi önerilerde bulundu.
Sağlık Turizminde yeni dönemin, yalnızca hastaları Türkiye’ye getirmek değil, sağlık markasını ihraç etmek üzerine planlandığını dile getiren Mustafa Yılmaz, bu konuda, Sağlık Turizmi Derneği olarak önemli hamleler yapmaya hazır olduklarını dile getirdi.
İşte Sağlık Turizmi Derneği Başkanı Mustafa Yılmaz’ın o devrim niteliğindeki açıklamaları:

HASTALARI TÜRKİYE’YE GETİRMEK BÜYÜK BAŞARI SAYILDI!
“Sağlık turizminde artık yalnızca uluslararası hastayı Türkiye’ye getirmek yeterli değildir. Bugüne kadar başarı, büyük ölçüde ülkemize gelen yabancı hasta sayısıyla ölçüldü. Dijital pazarlama, sosyal medya, aracı kuruluşlar ve uluslararası tanıtım faaliyetleri sektörün büyümesine önemli katkılar sağladı ve sağlamaya devam edecektir.”
DÜNYADA SAĞLIK HİZMETLERİNE BAKIŞ DEĞİŞTİ!
Ancak dünya artık yeni bir rekabet dönemine girmiştir. Yapay zekâ, dijital sağlık uygulamaları, uzaktan sağlık hizmetleri ve bilgiye erişimin kolaylaşması, hastaların ülke, hastane ve hekim tercihlerini köklü şekilde değiştirmektedir. Bu değişime ayak uyduramayan ülkelerin ve sağlık kuruluşlarının rekabet gücünü koruması giderek zorlaşacaktır.
TÜRK SAĞLIK MARKALARI DÜNYADA YERİNİ ALMALI!
Bu nedenle artık şu soruyu sormamız gerekiyor:
“Türk sağlık markalarını dünyaya nasıl taşırız?”
Yeni dönemde Türkiye’nin sağlık turizmindeki vizyonu yalnızca hasta kabul eden bir ülke olmakla sınırlı kalmamalıdır. Aynı zamanda;
* Uluslararası sağlık yatırımları geliştiren,
* Farklı ülkelerde sağlık merkezleri ve hastaneler işleten,
* Dijital ikinci görüş ve hibrit bakım modellerini hayata geçiren,
* Sağlık yönetimi, hastane işletmeciliği, teknoloji ve eğitim alanındaki bilgi birikimini ihraç eden,
* Küresel ölçekte güven duyulan Türk sağlık markaları oluşturan bir ülke haline gelmelidir.”
TÜRKİYE’DE HER İL BİR KONUDA UZMANLAŞMALI!
Bu vizyonun Doğu Karadeniz Bölgesi için de önemli fırsatlar sunduğuna inanıyorum. Bölgemizdeki kamu ve özel sağlık tesisleri, her ilin güçlü olduğu 3-4 branşı belirleyerek bu alanlarda markalaşmalı ve uluslararası tanıtım çalışmalarını bu uzmanlıklar üzerine inşa etmelidir. Böylece her il, belirli sağlık alanlarında referans merkezine dönüşebilir ve birbirini tamamlayan bölgesel bir sağlık ekosistemi oluşturabilir.
Örneğin bir il obezite cerrahisi ve metabolik cerrahide, bir diğeri ortopedi ve spor cerrahisinde, bir başkası kardiyoloji veya göz hastalıklarında öne çıkarak hem uluslararası rekabet gücünü artırabilir hem de bölgesel iş birliği modeli geliştirebilir.”
SAĞLIK TURİZMİ BİTMEZ ANCAK ÇAĞA AYAK UYDURMAK GEREKİR!
Sağlık turizmi bitmiyor; evriliyor. Bu değişimi doğru okuyabilenler geleceğin kazananları olacaktır. Gerçek başarı, yalnızca dünyanın hastalarını Türkiye’ye getirmek değil; Türk sağlık markalarını, sağlık yönetimi tecrübesini ve kaliteli hizmet anlayışını dünyanın dört bir yanına taşıyabilmektir.”
DOĞU KARADENİZ SAĞLIK KONUSUNDA EN ETKİLİ BÖLGE!
Doğu Karadeniz’in sağlıkta sahip olduğu güçlü insan kaynağı, kaliteli sağlık altyapısı ve coğrafi avantajları, doğru bir stratejiyle küresel ölçekte güçlü sağlık markalarının doğmasına imkân sağlayacaktır. Bugün değişime hazırlananlar, yarının sağlık turizmine yön verenleri olacaktır.”