SON DAKİKA

Haber > Karadeniz Bölgesi’nde artan sel afetleri sonrası KTÜ’lü akademisyenlerden çağrı

Karadeniz Bölgesi’nde artan sel afetleri sonrası KTÜ’lü akademisyenlerden çağrı

Karadeniz Özel

06 Temmuz 2019 Cumartesi - 10:00

Dere yatağında yapılaşma yapılmayacağının herkes tarafından bilindiğini belirten akademisyenler, “DSİ kuru ve sulu bütün derelerdeki riskleri ulusal bir veri havuzunda paylaşmalı” dedi.

Karadeniz Gazete / Fatih SAYGIN // Karadeniz Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü akademisyenleri Doç. Dr. Ersin Türk ve Dr. Gökhan Hüseyin Erkan, Karadeniz Bölgesi’nde afetler için gereken hassasiyetin gösterilmediğine dikkat çekti. Mekansal planlar yapım yönetmeliğine göre esas alınan jeolojik, jeoteknik etütlerin sağlıklı yapıldığı durumda planlar riskleri azaltacağını kaydeden akademisyenler, “Ancak afet öncesi neler yapılması gerektiği noktasında o deneyime maalesef sahip değiliz. O yaklaşımı da henüz benimsemiş değiliz. Sakınım planına göre önce risk analizi yapılması gerekiyor. Ancak ne yazık ki ülkemizde henüz bu yaklaşıma dair somut olarak yapılmadı” dedi.

RİSKLER BİLİNMELİ

Dere yatağında yapılaşma olmayacağını vatandaştan, bürokratına herkesin bildiğini kaydeden akademisyenler Doç Dr. Türk ve Dr. Erkan, “Biz bunu tekrar etmekten imtina ederiz. Dolayıyla dere yatağı, suyun taşkın alanı ulusal bir veri havuzunda hazırlanıp aleni olarak ilan edilip herkes tarafından bilinmeli. DSİ ‘benim çalışma alanımda taşkın alanları şunlardır’ demeli. Nasıl ki karayolları haritalarımızı biliyoruz yeni yapılan projelendirilen risk altındaki taşkın alanlarını da bilmeliyiz. Biz akademide bazı çalışmalar yaparken planlamaya esas verileri kurumlardan almakta akademi olarak dahi çok sıkıntı çekiyoruz. Bir kentin fiziksel yapısına ilişkin verinin daha aleni hale getirilmesi gerekir. İnsanlar bir yerde tasasrrufta bulunacakları zaman oraya ilişkin riskleri, potansiyelleri bilmesi gerekir” şeklinde konuştular. 

ELİ KANLI BİR İŞ

İmar barışı uygulamasının getirdiği sorunlara değinen akademisyenler konuşmalarını şöyle sürdürdü: “Türkiye’de planlama sisteminin normalleştirdiği çok sorunlu bir alan var. Bugün imar barışı daha önce de imar affı olarak gördüğümüz hususlar. Biz yanlışları affedip bunun üzerinden daha sonra da büyük sorunlar yaşamayı normalleştirdik. 80’lerdeki imar affı gibi bugünlerde de imar barışıyla yanlış yapılmış bazı hususları daha sonra büyük sorunlar haline getiriyoruz. Bunun da en yıkıcı olduğu konu kentin estetiğinin de ötesinde can ve mal kaybına neden olması ve ulusal ekonominin zarar görmesi. Kentlerimizin çarpık yapılaşması her ne kadar düzensiz gündelik bir yaşam sonucu bize yaratıyorsa da eli kanlı bir iş var ortada.”

Beğendim
3
Sevdim
0
Beğenmedim
0
Üzgün
0
İnanılmaz
0

Yorumlar


550

Şeyma ay
17 gün önce
👏👏👏👏

VİDEO

SON DAKİKA

ÇOK OKUNANLAR

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap