SON DAKİKA

Haber > Kemal Çeber; ''Rizelileri çok sevdim''

Kemal Çeber; ''Rizelileri çok sevdim''

Karadeniz Özel

19 Haziran 2019 Çarşamba - 10:48

Rize Valisi Kemal Çeber’den Karadeniz’e özel açıklamalar

Rize Valisi Kemal Çeber, gazetemiz Karadeniz’e önemli açıklamalarda bulundu. Gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni Asım Kemal Güner ve Rize Temsilcimiz Hüseyin Terzi’ye konuşan Vali Çeber, Rize’yi ve Rizelileri çok sevdiğini dile getirdi. Vali Çeber, Fırtına Vadisi’ndeki yıkımların devam ettiğini, ardından diğer yaylalardaki kaçak yapıların yıkımlarına devam edileceğini belirtti. Ayder Yaylası’nın da dönüşmesi gerektiğini kaydeden Vali Çeber, vatandaşlardan da kaçak yapılar konusunda duyarlı olmaları istedi. Vali Çeber, kaçak yapıların yıkılmasından keyif almadıklarını ancak bu işi yapmak zorunda olduklarını vurguladı. Vali Çeber, Artvin, Rize, Trabzon, Giresun ve Ordu illerinin omuz omuza vermeleri halinde bölgede çok güzel işlere imza atacaklarını da ifade etti.

İşte Vali Çeber’in o açıklamaları: 

BiRÇOK KONU HALLEDiLMEMiŞ


Benim için insanlarla anlaşma noktasında bir kriter vardır. Eğer vatanı, milleti, bayrağı ve dini ile ilgili bir sıkıntısı yoksa herkesle anlaşırız. Hemşehrilerimle beraber gayet uyum içerisinde çalışmaya gayret ediyoruz. Rize’de aslında daha önce halledilmesi gereken birçok konunun da halledilmediğini gördüm. Bazen hem Trabzon hem de Rize için ‘siyaseten çok güçlü iller, oralarda da sorun mu olur’ denir. Ama Trabzon’da da benzerlerinin olduğunu biliyorum. Valimiz, belediye başkanımız benim çok yakın arkadaşlarımdır. Çok dostlarım vardır. Orada da tamamlanması gereken köy yolları, bitirilmesi gereken kanalizasyondan suya kadar altyapı yatırımları olduğunu biliyorum. Bu hizmetlerin çok daha öncesinden bitirilmesi gerekiyordu. Bunları biliyorum. Ama coğrafyamız çok zor bir coğrafya. Onun için yapacağımız çok iş var.

SÖYLEYECEĞiNi DiREKT SÖYLÜYOR

Rize’de yedinci ayımızı tamamlıyoruz. Hem Rize’yi hem de Rizelileri çok sevdim. Bazıları idareciliğin Rize’de çok zor olduğunu söylerler. Bu fikre katılıyorum ama ben bu zorluğu şöyle algılıyorum. İklimimiz çok zor sürekli yağmur yağıyor. Coğrafyamız çok zor. Bu yüzden yatırım yapma zorluğumuz var. Yol yapmanız, menfez yapmanız, istinat duvarı yapmanız çok zor. Bu zorlukları yaşıyoruz. Ama ben Rizelileri çok sevdim. Farklı olduğunu kabul ediyorum; Rizeliler Karadeniz insanının özelliklerini taşıyor, öz güveni yüksek. Söyleyeceğini direkt söylüyor. Bu da benim tarzıma uygun bir yöntemdir. Küfür ve hakaret olmadıktan sonra biz vatandaşlarımız ile gayet iyi anlaşırız.

BiZLER YOLCU ONLAR HANCIDIR

Fırtına Vadisi’nde kaçak ve ruhsatsız yapıların yıkımları işte Ayder Dönüşüm Projemiz, Kentsel Dönüşüm Projemiz var. Ben gelir gelmez birçok işimizle beraber ivedilikle girmemiz gereken işler olduğunu hissettim. Tereddütsüz bir şekilde arkadaşlarımla uyum içinde bu işlere girdik. Fakat burada şunu herkesin bilmesi lazım. Bizler yolcuyuz. Buranın yerleşikleri buranın hancısıdır. Biz üzerimize düşeni yaparız. Valiler ve bizim gibi tayine tabi meslek grupları üzerimize düşeni yapmaya gayret ediyoruz. Arkadaşlarıma şunu söylüyorum; benden istenen her sorunu çözmemse ve bunu yapabilen varsa gelsin ben hemen koltuğu bırakayım. Böyle bir şey yok. Ama diyorum ki her sorunu çözme noktasında dümene geçmem isteniyorsa ben hazırım. Gecem gündüzüm olmadan çalışmaya hazırım. Bunu da zevk ile yaparım.

TEK BAŞIMIZA YAPMAK MÜMKÜN DEĞİL

Yıllarca ihmal edilmiş Rize Merkez kentsel dönüşüm, Ayder dönüşüm, yol işlerimiz, diğer yaylalarımızdaki kaçak ve ruhsatsız yapılarla ilgili mücadele bunlar devam edecek. Ama bunu valinin ve kurumların tek başına yapması mümkün değildir. Trabzon için de aynısını söylüyorum. Trabzon Valimizin, Büyükşehir Belediyemizin affına sığınarak söylüyorum; mümkün değil. Toplumun her kesiminin işin içinde olması lazım. Eğer destekliyorlarsa medyamızın da bunu işlemesi lazım. Destekliyorlarsa kaçak yapılardan yaylalardaki kirlenmeden şikayetçilerse sivil toplum örgütlerimizin, köy muhtarlarımızın, il genel meclis üyelerimizin, bütün kurumlarımızın bu mücadelede omuz omuza olması lazım.

HER ŞEYi 200 METRELiK ALANDA YAPMALIYIZ

Allah’ın bize müsaade ettiği ve coğrafyamızın izin verdiği şartlar bizde bellidir. 102 km’lik bizim sahil şeridimiz var. İyidere’den Fındıklı’ya. Burada en derininde 150-200 metreyi geçmeyen bir alanımız var. Her şeyi burada yapacağız. İkamet, kamu kurumu hizmetleri, sosyal tesisler, spor alanları. Yoksa denize ve dağlara müdahale etmeniz lazım. Onu da bir yere kadar yaparsınız. O yeri açtığınızda bunlar size afet olarak döner. Onun için nüfus olarak büyümek gelişmek demek değildir. Gelişmek var olan nüfusun yaşam kalitesidir. Yaşam standartının artması demektir. Bu yüzden Rize Merkezde 150 binlik nüfusu aşmamız gerekir. Ama bu yaşayan nüfusun çok kaliteli bir şekilde yaşayabilmesini sağlamamız lazım. Trabzon’da da Artvin’de de bu böyledir. 



RiZE EN ÇOK KATKI VEREN iL OLACAK

Bundan sonra 3 milyon kapasiteli havaalanımız, gelecek yaz hizmete girdiğinde inşallah Ovit Tünelimiz ile beraber o alanımızın işlerliği arttığında, buraya lojistik merkezimiz entegre olduğunda yollarla ilgili düşündüklerimizi yaptığımızda turizm odaklı projelerimizi yaptığımızda Rize çok daha cazip ve gelişmiş olacaktır. Devletimizin 2023 ve 2071 hedeflerine en çok katkı veren il olacaktır. Hem de bölge olarak Trabzon, Artvin, Giresun ve diğer iller ile birlikte çok hızlı bir şekilde ilerleyeceğimizi düşünüyorum. Sadece vatandaşlarımızdan bir şeyi bilmelerini istiyorum. Büyümek ve gelişmek farklı kavramlardır. Örneğin Rize’nin merkez nüfusunun 300 bin olması gelişmek değildir. Bu büyümektir.

KURALLARA KEŞKE UYSALARDI

Bu keyifle yapılan bir mücadele değil. Örneğin Fırtına Vadisi’nde yaptığımız yıkımlarda o binaları yapan vatandaşlarımız adına çok üzgünüm. Keşke kurallara uysalardı. Keşke o masrafları etmeselerdi. Keşke o binalar olmasaydı biz de bu yıkımla uğraşmayıp orada çok daha güzel bir şeyler yapmanın uğraşı içerisinde olsaydık. Gelecekte çayın yanı turizmi eklememiz gerekir. Bölge olarak da omuz omuza verdiğimizde Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu’ya kadar bu hattın birlikte güzel işler yapabileceğini düşünüyorum. Bu noktada da bizim en büyük gücümüz başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bölgenin çok güçlü siyaseti, yetişmiş olan çok önemli işadamları ve çok üst düzeydeki bürokratların da desteğiyle çok iyi yerlere geleceğimizi düşünüyorum.

HERKES KENDİ  SORUNUNU ÇÖZMÜŞ

Bizim yöremizde biraz ‘ben’ kelimesi öne çıkmış. Ama bunda vatandaşın suçu yok. Her dağın başında bir evimiz var. Herkes kendi sorununu kendisi çözmek zorunda kalmış bugüne kadar. Onun için de hep ‘ben’ diye konuşuyoruz. Ben de bunu ‘biz’ diye çevirmeye çalışıyorum. Herkesi bu anlamda motive etmeye çalışıyorum. Hiç önemli değil, gecem yok gündüzüm yok. Ama zevk ile çalışıyorum. Bir şeyler de yapabilirsek de çok mutlu olacağım. Lakin vatandaşlarımız unutmasın bizim işlerimizin bir bölümü keyifsizdir. Fırtına Vadisi’ndeki yıkımlar beni çok üzüyor. Çok keyifsiz yaptığım bir iş ama yapmak zorundayız, yapmak zorundayım. Bu işlerde onların da desteğini bekliyorum.
Beğendim
0
Sevdim
0
Beğenmedim
0
Üzgün
0
İnanılmaz
0

Yorumlar


550

VİDEO

SON DAKİKA

ÇOK OKUNANLAR

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap