SON DAKİKA

Haber > Gündem > Yusuf Alabarda: TSK, Suriye ordusunu ateş altına aldı!

Yusuf Alabarda: TSK, Suriye ordusunu ateş altına aldı!

05 Şubat 2020 Çarşamba - 14:20

Savunma ve Güvenlik Stratejileri Analisti Yusuf Alabarda TSK'nın Suriye'de bir harekat yürüttüğünü bilgisini paylaştı. Alabarda, "Şu an TSK; kendi sınırlarına doğru süpürme hareketi yürüten Suriye ordusuna karşı Ramla Hava Üssünü, Serakip'i, Cemel Ramayı ve Hama kırsalını topçu atışıyla, bazı piyade ve tank unsurlarıyla ateş altına aldı. Şu anda devam ediyor bu." dedi.

Habertürk'te yayınlanan TekeTek programının konukları arasında yer alan Savunma ve Güvenlik Stratejileri Analisti Yusuf Alabarda, İdlib'de Türk askerine yönelik saldırının nedenlerini ve sonuçlarını değerlendirdi. 

Alabarda, ilk olarak bugüne gelinen noktaya etken olan sahadaki gelişmeleri ele alarak, "Bugün rejim gerçekten HTŞ ile mücadele etse mesele yok. Türkiye de bunu kabul ediyor zaten. Ama bugün yürütülen mücadelenin bununla ilgisi yok. Rejim kadın, çocuk, okul, hastane, cami ayırt etmeksizin havadan Rusya, karadan da Esed güçleri tarafından bu bölge bir temizliğe tabi tutuluyor." dedi. 

Bu saldırıların bazı ÖSO güçlerinin HTŞ saflarına katılmasına sebep olduğunu ileri süren Alabarda, "Bundan bir yıl önce HTŞ bölgedeki muhalifleri ezerek alan kontrolü sağladı. Bugün geldiğimiz noktada muhaliflerin de HTŞ ile hareket ettiğini görüyoruz. Çünkü bombardıman altındalar ve ortak kaderi paylaştırıyorsunuz. Dolayısı ile bir radikalleşme sürecini enforse ediyorsunuz oraya." diye konuştu.

"Rusya bunu bilerek yapıyor. Libya dahil olmak üzere, Tahran'daki görüşme dahil, ne zaman masaya oturulmak istense İdlib'in Türkiye için yumuşak bir karın olduğu bilindiği için bombalama başlıyor." diyen Yusuf Alabarda, bundan 3 hafta ateşkes ilan edildiğini hatırlatarak, "Yaklaşık 3 hafta önce bir ateşkes ilan edildi 3 gün sürdü. 15 Ocak'ta ateşkes bozuldu. Rusya bunu biliyor. Türkiye'ye yönelik yapılmış saldırılar Rusya'nın el şıklatması olmadan yapılması mümkün olmayacağını da biliyoruz." ifadesini kullandı.

Peki bu noktadan Türkiye ne istiyor? sorusunu yönelten Alabarda sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben Türkiye'nin yeni bir düzensiz göç hareketine asla tahammül edemeyeceğini düşünüyorum. Devletin hem ekonomik, hem sosyal, hem de demokrafik anlamda sıkıntıya sokacağını artık Türkiye'li elitin bildiğini net bir şekilde biliyorum. Dolayısı ile Türkiye diyor ki; Benim sınırlarım içerisine 1,5 milyon insan daha gönderme.

Özellikle Barış Pınarı Harekatı sırasında Türkiye için Suriye'deki demografif yapıyı mı değiştiriyor diye çok yazılıp çizildi. Haleplinin Halep'e dönmesi ne zamandan beri demografi değişimi oldu. Asıl Kilis'in, Gaziantep'in demografisi değişti. Dolayısı ile bu yapılan aslında bir terörle mücadele değil. Bir akıl tarafından Türkiye'de demografik yapı değiştirtiliyor. Bu anlamda dikensiz bir gül bahçesi haline getirip ifrazat ettikleri de ifraz oldukları ülkede kalmak kaydı ile 23 milyondan 16 milyona düşürmüş oldular. Türkiye bilhassa bu sayının 1,5 milyon daha artmasını istemiyor."

Türkiye'nin Esed'in devrilmesi hesabı ile başlayan süreçte artık çok farklı bir perspektiften baktığını belirten Alabarda, 8 şehidin verildiği olaya gelen süreci şöyle özetledi:

"Esed'in devrilmesi ya da devrilmemesi artık Türkiye için önemli değil. Türkiye'nin sınır güvenliği önemli, PKK ile mücadelesi için önemli ve aynı zamanda içeriye yeni bir dalga gelerek Türkiye'nin sosyal ve ekonomik anlamda yapısının çatırtatılması anlamında sıkıntılı. Bunu bildiği için bunu bir kırmızı çizgi ilan etti. Anlaşmada olmamasına rağmen Serakip dahil olmak üzere bu bölgelere güç gönderdi. Bu gözlem misyon noktasına ait güçler değil. Rusya ve Suriye bunu bildiği için Türkiye'yi anlaşmanın hilafında hareket ettiği gerekçesi ile bu olayı yaşadık.

Ama siz kendi içerinizde terörle mücadele edersiniz, hatta iç savaş da devam edebilir. Benim sınırıma 1,5 milyon yeni göçmeni 4 milyonun üzerine gönderirseniz sizin egemen bir devlet olarak istediğimi yaparım, burayı da siler süpürür senin sınırına yığarım şeklindeki bir anlayışı Türkiye'nin kabul etme şansı yok. Dolayısı ile birlik sevk edildi ve yaşananlar yaşandı."

Alabarda bundan sonraki süreci ise şöyle değerlendirdi:

"Şimdi Türkiye buradaki mülteci krizine engel olsa bile, Siyaset Türk Silahlı Kuvvetleri'ne Suriye ordusuna ait güçlerin, bu bölgedeki insanları benim sınırıma göndermemesi için x ile y hattının kuzeyine ve batısına geçmeyecek talimatı verirse, TSK kuşkusuz, tereddüt olmadan burada rejim unsurları ile çatışabilir. 

Bunun muhasebesinin eldeki istihbarat bilgisi ile MGK dahil olmak üzere ilgili kurullarda yapıldığını düşünüyorum. Dolayısı ile bu giren birlik çatışabilir mi. Evet..."

TSK rejim unsurlarının bulunduğu bölgeleri ateş altına aldı

Yusuf Alabarda bu noktada bir de sıcak bilgiyi paylaşarak yayının sürdüğü saatlerde TSK'nın rejim unsurlarının bulunduğu bölgeleri ateş altına aldığını söyledi. Alabarda buna ilişkin şu bilgileri verdi:

"Şu an TSK; kendi sınırlarına doğru süpürme hareketi yürüten Suriye ordusuna karşı Ramla Hava Üssünü, Serakip'i, Cemel Ramayı ve Hama kırsalını topçu atışıyla, bazı piyade ve tank unsurlarıyla ateş altına aldı. Şu anda devam ediyor bu.

Bu şu demek. Çizdiğim hattın kuzeyine ve batısına geçme, benim için yeni bir güvenlik çizgisi olacak 1.5 milyon kişiyi benim sınırlarımın içerisine atma."

ABD, Avrupa ve Rusya açısından gelişmeleri değerlendiren Alabarda sözlerini "Çünkü Avrupa miyop olmuş vaziyette, konforlu koltuklarında Paris'ten Berlin'den bu süreci izliyor ve bu süreçte ABD sureti haktan gözüken mesajlar verse de masanın altında iblisle işbirliği yapıyor. Bu süreçten Rusya mı, ABD mi daha memnun.Tabi ki ABD memnun. Dolayısı ile Türkiye'nin burada siyasi hedefi doğrultusunda şartlar gerektiriyorsa TSK'ya da bir direktif verilirse kendi sınırlarını korumak için bir çatışma ortamını rahatlıkla göğüsleyebileceğini düşünüyorum." diye sürdürdü. 

Beğendim
0
Sevdim
0
Beğenmedim
0
Üzgün
0
İnanılmaz
0

Süper lig kaldığı yerden devam etmeli mi?

Yorumlar


550

VİDEO

SON DAKİKA

ÇOK OKUNANLAR

© 2020 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap