SON DAKİKA

Haber > Yılda 1000 üstü ameliyat

Yılda 1000 üstü ameliyat

08 Mayıs 2019 Çarşamba - 20:24

Genel Cerrahi Doktoru Op. Dr. Ayhan Çağılcı başarı dolu meslek hayatı ile ilgili konuştu

Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kaşüstü Kampüsü doktorlarından Genel Cerrahi Doktoru Op. Dr. Ayhan Çağılcı meslekte 30 yılını doldurmanın haklı gururunu yaşıyor. Çağılcı 30 yılda binlerce insanı şifa şifreleri ile sağlığına kavuşturdu

Önceliğimin, ne siyaset ne futbol ne de başhekimlik olmadığını, ‘mesleğim’ olduğuna yıllar içinde yaşadığım acı gerçekler sonrası karar verdim. Çünkü yaptığım işle ilgili beceri, bilgi, yaratıcılık, kabiliyet, ustalık konusunda artıları olduğunu, mesleğimin icrası sonrası hastalarımın memnuniyet geri dönüşümlerinin yıllar içinde katlanarak arttığını gözlemledim. Bu da beni sonsuz mutlu etti. İşime odaklanmada hastalarımın bana hayranlıkla bakışları, saygı duymaları, beni sevmeleri her geçen gün daha da motive etti. Ne zaman poliklinik başlayacak, ne zaman ameliyathaneye ineceğim, kurulu bir saat gibi çalışırım. Bir de emeğe saygı vazgeçilmezimdir.

■ Nasıl bir ekiple çalışıyorsunuz?

İş arkadaşlarım ile uyum içinde olduğumu düşünüyorum. 28 yıldır asistanlıktan beri birlikte çalıştığım meslektaşlarım var. 18 yıldır aynı ameliyat ekibimle ameliyat yapıyorum. Servis sorumlu hemşirem 15 yıldır aynı. Hepsinden memnunum, onlarla çalışmak beni mutlu ediyor. Poliklinik ekibimle uzun yıllar birlikteyim. Kaşüstü Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde işini iyi yapan, karşılıklı saygı içerisinde çalışan bir ekibim var. Hastane yönetimi de çalışmalarımızı takdir ediyor. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.


■ Hastalarınızla olan iletişiminiz nasıl?

Her hasta benim için bir imtihandır. Hasta zaman harcar, sıra bekler, kuyruğa girer, muayene olur, ameliyat olur. Hasta derdine çare arar. Bir an önce yeniden hayata dönmek, işine dönmek ister. Kibir, yukardan bakma, kapris yapma, dudak bükme, alaycılık, kendimi beğenmişlik, ulaşılmazı oynamak, kendini ağırdan satmak, havalara girmek asla yakışmaz bir doktora. Doktor, sabırlı olmalıdır, Hazreti Eyüp gibi. Doktor, güçlü ve tükenmez olmalıdır, Hazreti Ali gibi. Doktor insan olmalıdır, şefkatli ve merhametli olmalıdır.

■ Yeni Cerrah adaylarına önerileriniz var mıdır?

Hasta, anasına babasına, eşine, evladına anlatamadığı, söyleyemediği derdini, gösteremediği yarasını doktoruna söyleyecek, doktoruna gösterecek. Doktorluğun getirdiği özel sorumluluklar vardır. Doktor mahremiyetin paylaşıldığı özel bir insandır. Doktor bu yükü kaldırabilecek karakter ve vasıfta olmalıdır. Şapka çıkaran hizmeti ancak benliğinden, arzularından, isteklerinden arınmış karakterli, kişilikli insanlar yapabilir.

Şifa şifreleri

■ Dünyada nadir görülüyor

Cerrahi sanatımın 30. yılında ulaştığım başarı ivmesi dünyada nadir rastlanır bir sayısal değere ulaştı. Yılda 1000’den fazla ameliyat, yılda 10.000’den fazla poliklinik sayısı. Öncelikle yıllar içerisinde "her hastayı bir imtihan "olarak görüyorum. Hastanın ‘şifa buldunuz, geçmiş olsun’ cümlesini duyması için ne gerekiyorsa yapıyorum, hastanın da bu süreçte bana inanmasını, yaptığım işe güvenmesini sağlıyorum. Özellikle hemoroidal, fistül, fissür ameliyatlarında dünyanın ötesinde olduğumu, şifa şifrelerini çözdüğümü düşünüyorum. Samsun’daki hemoroid kongresinde Prof. Dr. Ömer Alabaz benim ameliyat tekniklerimi anlatmış. Gurur duydum. Rekortmenliğin sebebi özellikle hemoroid ameliyatlarındaki şifa şifrelerini çözmem.



Yanlıştan bir an önce dönün

■ Sağlık Bakanlığının belirttiği ‘Havuz sistemini’ doğru buluyor musunuz?

Sağlık Bakanlığının ‘havuz sistemini’ doğru bulmuyorum. Çünkü ben 7 gün 24 saat mesai harcıyor, çok iş yapıyorum, daha ziyade işime zaman harcıyorum, sabah 7’de işe başlıyorum, akşam 18’de ancak hastaneden ayrılabiliyorum. Benim onda bir işimi yapan, yarı işimi yapan ile beni aynı kefeye koyuyor. Bu ne bu dünyada ne öteki dünyada kabul edilebilecektir bir iş değil. Bu yanlışın düzeltilmesini istiyorum. Çok çalışanın maddi olarak da onore edilmesi, takdir edilmesi gerek.”

■ Yılda 1000 ameliyatın öyküsünü dinlemek isteriz...

Barış Manço, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa şarkısında diyor ki “Yaz dostum; boşa geçmiş ömre yaşam denir mi?” Felsefemiz bu olmalı. Dünya malına fazla tamah etmemek lazım. Sakıp Sabancı, “Bankalarım var ama çocuğuma bir ayakkabı alamıyorum" dedi çünkü çocuğu spastik idi. Mustafa Koç’un hastaneleri vardı ama onu evinden hastaneye yetiştiremediler. Son anında kaderci olmadan akılcı bir hayat, planlı programlı bir yaşam, sevdiğin işi yapmak, sevdiklerinle yaşamak, gelecek nesillere, çocuklarımıza yatırım yapmak, benim felsefem bu.” 

■ Başarılarınızda ailenizin rolü nedir?

Tabii ki huzurum olan çocuklarım ve işimdeki başarımın anahtarı olan Dr. Figen Hanıma sonsuz teşekkür ve minnet borcum var. İşten eve geldiğimde huzuru bulabilmeliyim ki yarına konsantre bir şekilde işe gidebileyim. Huzur her şeyin kapısını açar. Eve geldiğimde çocuklarımın beni güler yüzle karşılaması, eşimin her konuda sonsuz katkısı beni iş hayatımdaki ilk günkü gibi diri tutuyor.


■ Sizin hikayeniz nedir, neden doktorluk?

8 çocuklu bir ailenin 7. çocuğuyum. Rahmetli babam Karayolları 10. Bölge Müdürlüğünde işçi idi. 80 öncesi her sokakta dev sol-ülkücü, sağcı solcu çatışması... Üniversitelerde de aynı anarşi... Babamı, matematik öğretmenim ve tarih öğretmenim çağırıyorlar, ‘Bu çocuğu okutun’ diyorlar. Babam ‘Oğlum üniversiteye gidecek de terörist mi olacak’ diyor ve beni sanat okuluna veriyor. Endüstri Meslek Lisesi Makina Ressamlığı bölümünü kazanmıştım. Üniversite için abimin katkısıyla dershaneye yazıldım. Deneme sınavlarından çok iyi sonuçlar almaya başlayınca ‘Ben doktor olacağım’ dedim. 1983’te Ankara Tıp’ı kazandım. Kazandım ama diplomamı almak için 1 yıl daha okumam ya da sanat okulu diploması almak için yazın ek dersler alıp bir dizi imtihana girmem gerekiyormuş. Sanat okulundan Ankara Tıp’a giren ilk öğrenci oldum.

■ Üniversite hayatınız nasıl geçti?

Ankara Tıp’ı 6 yılda ve derece ile bitirdim ancak babam hasta olduğundan ihtisasta sadece Trabzon KTÜ’yü yazdım ve benden önce gidenden 5 puan yüksek ile genel cerrahiyi kazandım. 27 yaşında genel cerrahi uzmanı oldum. Sürmene’de 6.5 yıl başhekimlik yaptım ve o hastanede 8 yılda 4000 ameliyat yaptım. Kayıtlarda mevcuttur. Hemoroid ameliyatı, fistül ameliyatı, kıl dönmesi, karın duvarı ameliyatı ve guatr ameliyatının yazılmamış cerrahi teknik şifrelerini çözdüm. Bu konularda dünya standartlarının çok üstünde olduğumu düşünüyorum.


■ 30 yıl size ne düşündürüyor?

“Hastaların tahminimin üzerinde artması, ameliyat ettiklerimin nihai iyileşme süreçlerindeki uzun süreli takiplerim bu konuda beni haklı çıkarıyor. Nihai sonuç yılda 1000 üstü ameliyat, 10.000 üstü poliklinik, 1 milyon üstü performans. Mesleğimin 30. yılında iyi bir başarı diye düşünüyorum.

■Yol haritanız nedir?

Kitabi bilgiler, yılların getirdiği mesleki tecrübe, hastane imkânları donanımının mükemmelliği, özverili çalışma, gayret, zaman harcama, emek verme, gerektiğinde danışma, konsülte etme, hastayı diğer meslektaşlarla tartışma, yeniden değerlendirme, diğer meslektaşlarımın tecrübelerinden faydalanmak... Hepsi hastalarımızın şifa bulması, hastaya yanlış tedavi yapmama, mutlu sona ulaşmak adına yapılmaktadır.

 

YORUMLAR

400

Daha Fazla:

VİDEO

SON DAKİKA

ÇOK OKUNANLAR

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap