Sokak köpeklerine ilişkin tartışmalar, gözleri Hollanda modeline çeviriyor
Yayın Tarihi: 25.07.2026 - 15:08
Sokak köpeklerinin oluşturduğu sağlık ve güvenlik riskleriyle mücadele eden ülkelerde yaşanan tartışmalar, gözleri bu sorunu neredeyse tamamen ortadan kaldıran ilk ülke olarak anılan Hollanda'da benimsenen uygulamalara çeviriyor.
Evcil hayvanların oldukça yaygın olmasına rağmen "dünyada sokak köpeği bulunmayan ilk ülke" olarak anılan Hollanda, Avrupa'da bu problemle mücadelenin en başarılı örneklerinden biri olarak soruna çözüm arayan ülkelere örnek teşkil ediyor. Köpeklerin, asırlar boyunca kültüründe önemli bir yere sahip olduğu ve hem insanların sadık dostları olarak görüldüğü hem de varlıklı kesim için bir refah göstergesi sayıldığı Hollanda'da 19. yüzyılda yaşanan büyük kuduz salgını, çok sayıda köpeğin sokağa terk edilmesine yol açtı ve toplumun evcil hayvanlara bakışını değiştirdi. Yetkililer, artan sokak köpeği sorununa karşı köpek sahiplerinden vergi almaya başladı. Ancak bu uygulama, vergi ödemek istemeyenlerin köpeklerini sokağa terk etmeleri nedeniyle sorunu daha da ağırlaştırdı.
Hollanda'da 1864 yılında kurulan ilk hayvanları koruma derneği, ülkenin hayvan refahı politikalarında önemli bir dönüm noktası oldu. O tarihten bu yana hayvan hakları, Hollanda'nın en önemli toplumsal konularından biri haline geldi.
Hollanda sokak köpeği sorununu nasıl çözdü?
Hollanda'da sokak köpeği sorununun çözümünde en önemli adımlardan birini, köpek satın alınmasına getirilen yüksek vergiler oluşturdu. Bu uygulama, evcil hayvan sahibi olmak isteyen insanları, onları satın almak yerine barınaklardan köpek sahiplenme yoluna itti. Bu şekilde barınaklarda sokak köpekleri için daha fazla yer açılırken, yetkililer ülke genelinde "Topla, Kısırlaştır, Aşıla ve Geri Bırak" adı verilen bir program başlatarak sokak köpeklerinin çoğalmasını engellemeye yönelik politikayı devam ettirdi. Sorunun çözümünde ötenazi uygulamayan Hollanda ayrıca hayvan haklarına özel bir itina göstererek, hayvanlarla ilgili olaylara müdahale etmek için özel bir polis birimi kurdu. Bu birimde görev yapan polisler, hayvanlara yönelik suçlarla ilgilendi ve kurtarma çalışmalarına destek verdi.
Temel amacı hayvan hakları ve refahını savunmak olan "Hayvanlar İçin Parti" adlı bir siyasi partinin de bulunduğu Hollanda'yı farklı kılan unsurlardan biri de sokak köpeklerine bakış açısı oldu. Ülke, sokak hayvanlarını yalnızca insan sağlığı ve güvenlik açısından bir risk olarak değil, aynı zamanda çözülmesi gereken etik ve ahlaki bir sorun olarak gördü. Sokak köpeklerinin maruz kaldığı kötü şartların acımasızlığı kabul edildi ve açlık, yaralanma ve kazalar nedeniyle acı çeken hayvanların gören insanların yaşadığı duygusal travmanın oluşturduğu yükün de önüne geçilmek istendi.
Devlet tarafından finanse edilen programlar ve hayvan refahına yönelik uzun yıllara yayılan çalışmalar sonuç verdi.
Köpekler, mikroçiple kayıt altına alınıyor
Hollanda'da yasalara göre köpeklerin doğumdan en geç 7 hafta sonra mikroçiplenmesi ve kaydedilmesi gerekiyor. İthal edilen köpeklerin de en geç 2 hafta içinde kaydedilmesi zorunluluğu bulunuyor. 1 Kasım 2021 veya sonrasında doğan veya ülkeye getirilen köpekler için hayvan pasaportu da gerekiyor. Ülkede, pasaportu olmayan, kaydı bulunmayan ve mikroçipsiz köpek satın almak, cezayı gerektiren bir suç olarak kabul ediliyor.
Belediyelerin bulunan hayvanları koruma yükümlülüğü bulunuyor
Ülkede kanunlar uyarınca belediyelerin, sahibi mevcut olduğu düşünülen fakat sahibi bulunamayan evcil hayvanları en az 14 gün boyunca koruma ve bakım altında tutma yükümlülüğü bulunuyor. Belediyeler, bu görevi çoğunlukla hayvan barınakları ve bölgesel işletmelerle yaptıkları sözleşmeler üzerinden yürütüyor.
İki haftalık süre içinde hayvanın sahibi belirlenemezse, hayvan barınağa devrediliyor ve yeni bir sahip aranmaya başlanıyor. Hayvanın mikroçipli olması, sahibine ulaşılması için gereken süreyi önemli ölçüde kısaltıyor. Ülkede belediyeler, kanunlar çerçevesinde köpek sahiplerinden yıllık köpek vergisi alabiliyor. Ancak bu, ülke çapında zorunlu tutulmuyor ve her belediyede uygulanmıyor. Verginin miktarı ve uygulanıp uygulanmayacağı ise, belediye meclisleri tarafından belirleniyor.
Barınaklar önemli rol üstleniyor
Barınakları işlevi, sahipsiz hayvanların süresiz olarak kapalı alanda tutulmasıyla sınırlı kalmıyor. Barınaklar, bulunan hayvanların mikroçiplerinin kontrol edilmesi, sahiplerine ulaşılmaya çalışılması, veteriner muayenesi ve gerekli tedavilerin sağlanması, hayvanların davranışlarının değerlendirilmesi, sahiplendirmeye uygun hayvanlar için yeni yuva aranması ve gerektiğinde aşı ve kısırlaştırma işlemlerini de organize ediyor.
Ülkenin başarısında hayvanları kabul edebilecek yaygın barınak ağı, önemli rol oynuyor.