Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adli Yıl Açılış Programı'na açıklamalarda bulundu. Gürlek, "Yeni adli yıl ülkemize hayırlı uğurlu olsun" derken Terörsüz Türkiye sürecinde hedefe ulaşılacağını belirtti. Bakan Gürlek, boşanma ve nafaka düzenlemesinin hayata geçirileceği tarihi de duyurdu.
"FETÖ ELİYLE DEPREM YAŞAYAN YARGIMIZI YENİDEN İNŞA ETTİK"
Bakan Gürlek'in açıklamalarından satırbaşları şu şekilde:
Ülkemiz çok zor dönemlerden geçti. Cunta ve darbe dönemlerinde hukuk ve yargının adeta milletimiz aleyhine işletildiğini, FETÖ gibi yapıların uluslararası güç odaklarının da desteğiyle millî güvenliğimizi hedef aldığını, hukuk kurumlarımızın hak ve özgürlüklerini kısıtlamaya dönük süreçlerin aracı hâline getirilmeye çalışıldığını maalesef gördük. FETÖ eliyle adeta bir deprem yaşayan yargı sistemimizi yeniden inşa ettik diyebiliriz.
Malumunuz, tarihsel süreçte milletimize hizmet etmesi gereken bu değerli kurumlarımız, cuntacı, darbeci, vesayetçi anlayışların ve uluslararası güç odaklarının dolambaçlı unsurlarının aparatı hâline getirilmek istendi. Milletimizin feraseti, devlet aklının kararlılığı ve siyaset kurumumuzun güçlü refleksi ile bu darboğazlardan, bu proje ürünü türbülanslardan Allah’ın izniyle çıkmayı başardık.
"TERÖR BELASINDAN KURTULUYORUZ"
Terör belasından kurtuluyoruz. Ülke ve millet olarak büyük bedeller ödedik. Geçmişten bugüne kronikleşen, milletimizin kalkınmasının, huzurunun ve güvenliğinin ayağında bir pranga hâline getirilen terör belasından kurtulduk. Bu tehdidi kalıcı olarak ortadan kaldırma konusunda da son derece kararlıyız. Bütün bu tecrübeler, devletimizin kurumları ile toplumumuzun bütün kesimleri arasındaki birlik ve dayanışmanın taşıdığı hayati önemi açıkça göstermektedir.
Siyasi istikrarı, gelişen ekonomisi, millî birlik ve kardeşlik iradesi, köklü devlet geleneği ve güçlü hukuk sistemiyle Türkiye; bölgesinde ve dünyada adalet arayanların umudu olmaya devam edecektir. Bunun yolu öncelikle kendi iç cephemizi tahkim etmekten, birlik ve beraberliğimizi korumaktan ve ülkemizin güvenli geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etmekten geçmektedir. Kendi içerisinde güçlü, huzurlu ve dayanışma içerisinde olan bir Türkiye; insanlığın barışına, bölgesel istikrara ve küresel adalete çok daha büyük katkılar sunacaktır
"HER BİREY DEVLETİN TUĞLASIDIR"
Devlet duvarsa her birey bu devletin tuğlasıdır.
Hukuk karşısında herkes eşittir ve hiç kimse kanunların yaptırımından muaf olamaz. Adalet, herkese lazım olan can suyudur. Hiç kimse kendisini imtiyazlı veya ayrıcalıklı bir konumda göremez. Toplum vicdanı buna asla müsaade etmeyeceği gibi Türk yargısı da bu konuda tavizsiz biçimde görevini icra etmeye devam edecektir. Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği bizim en önemli önceliğimizdir. Onların vicdanı bizlerin gerçeği yansıtan en doğru terazimizdir.
"POPÜLER KİŞİLİKLERİN GENÇLERİMİZİ ZEHİRLEDİKLERİNİ GÖRDÜK"
Son zamanlarda hep birlikte şahit olduğumuz üzere, toplumumuza örnek olması gereken popüler kişiliklerin millî ve ahlaki değerlerimizi zedelediklerini, hukuksuzluğu özendiren yaşam tarzlarıyla özellikle genç nesillerimizi zehirlediklerini gördük.
Gereken yasal işlemleri gerçekleştirerek bu sorunların üzerine kararlılıkla gittik. Kültürel ve ahlaki çöküntülere zemin hazırlayan her kişi ve kurum bizim yakından gözlemlediğimiz ve tedbir aldığımız öncelikli hedeflerimizdendir.
Kültürel ve ahlaki çöküntüye zemin hazırlayan her kişi ve kurum bizim yakından gözlemlediğimiz ve tedbir aldığımız öncelikli hedeflerimizdendir. Aynı şekilde insanlarımızın iyi niyetle yaptıkları sosyal dayanışma projelerini suistimal eden herkese karşı hukukun üstünlüğünü ve milletimizin haklarını koruyan adımlar attık.
Yeni Avukatlık Kanunu hazırlıklarından bilgi ve belgeye erişim yetkilerinin genişletilmesine; genç, bağlı çalışan ve kamu avukatlarımızın desteklenmesinden CMK ve adli yardım hizmetleri ile çalışma şartlarının iyileştirilmesine kadar birçok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Avukatlık hizmetlerindeki vergi yükünün azaltılması, UYAP ve e-duruşma uygulamalarının geliştirilmesi, mesleki faaliyetleri nedeniyle avukatlara yönelik şiddetle mücadele ve avukatla temsilin yaygınlaştırılması yönündeki adımları da barolarımızla istişare içerisinde atmaya devam edeceğiz.
Avukatlarımızdan silah ruhsatı ücretleri konusunda da sürekli talepler geliyor. Bu konuda Maliye Bakanlığımızla görüşmeler yaptık; sağ olsunlar, onlar da bize yardımcı oldular. İnşallah ekim ayında gündeme gelecek pakette, silah ruhsatı ücretinin ilk başvuruda yarı oranında alınması, devamındaki yenilemelerde ise ücret alınmaması yönünde ortak bir mutabakata vardık.
NAFAKA DÜZENLEMESİ
Bakan Gürlek, boşanma ve nafaka düzenlemesinin ekim ayında hayata geçirileceğini söyledi.
GÜRLEK NAFAKA DÜZENLEMESİ İÇİN NE DEMİŞTİ?
"1-2 gün evli kalan bir şahsın ömür boyu nafaka ödemesi adaletsiz"
Bakan Gürlek, özellikle boşanma davalarının kısa sürmesi konusunda düzenlemelerinin bulunduğunu söyledi.
Düzenlemeyle ağır kusur halini kaldıracaklarını aktaran Gürlek, şunları kaydetti:
"Hakim tarafları dinleyip bu aşamadan sonra artık tarafların bu evliliği yürütemeyeceğine kanaat getirirse boşanma yönünden karar verecek. Ferileri dediğimiz, nafaka, velayet, diğer onlar konusunda ayıracak. Boşanma davası uzun sürdükçe eşlerin birbirine karşı şiddet eylemleri de oluyor.
Özellikle bayanlarımız şiddet görüyor. Bunlar inşallah yaşanmayacak. Biz bu konuda hassasız. 12. Yargı Paketi'nde bir kısmını çözdük. Ekim ayındaki pakette de özellikle boşanma davalarında ağır kusur halini kaldırdığımız zaman ben inanıyorum ki 2-3 ayda boşanma davaları karara bağlanacak."
Süresiz nafakaya ilişkin bir düzenlemenin olup olmadığına ilişkin soruya Gürlek, Anayasa Mahkemesinin süresiz nafakayı iptal ettiğini, 9 ay sonra bu maddenin uygulanmayacağını söyledi.
Ekim ayında yapılacak düzenlemeyle bunun yasalaşacağını kaydeden Akın Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Süresiz nafaka gerçekten hem hakkaniyete hem de vicdanlara aykırı. 1-2 gün evli kalan bir şahsın ömür boyu nafaka ödemesi adaletsiz. Burada özellikle kadınlarımızı üzmeyecek, hakime tamamen takdir hakkı veren bir formül üzerinde çalıştık. Hakim gerekirse tekrardan süresiz nafakaya hükmedebilecek ama hakime en azından durum ve şartlara göre nafakayı sınırlandırabileceği bir düzenleme yaptık.
Hakimlerimiz tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olaydaki kusurları dikkate alınarak süresiz nafaka verebileceği gibi olayların durumuna göre gerekirse bir süre koyup nafaka ödenmesine de hükmedebilecek. Bunlar inşallah ekim ayında Meclis'e sunulacak pakette var."