A+ A-
Yorum
10

Yargıtay'ın staj ve çıraklık kararı emeklilik başlangıcı mı? Özgür Erdursun gerçeği açıkladı

Yayın Tarihi: 20.08.2026 - 10:45
Sosyal medyada yayılan "Yargıtay kararıyla staj ve çıraklık emeklilik başlangıcı sayılacak" iddialarına Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun'dan yalanlama geldi. Erdursun, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin kararının herkesi kapsayan genel bir hak getirmediğini, sadece fiili çalışmanın niteliğinin araştırılmasına yönelik olduğunu belirtti.
Kaynak:HABER MERKEZİ

Staj ve çıraklık sigortası olan yüz binlerce kişinin gözü kulağı emeklilik hesabında başlangıç tarihini geriye çekecek müjdeli bir haberde. Son günlerde sosyal medya platformlarında hızla yayılan “Yargıtay emsal kararı verdi, staj ve çıraklık başlangıcı artık emeklilikte sigorta başlangıcı sayılacak” yönündeki paylaşımlar büyük bir heyecan yarattı. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Uzmanı Özgür Erdursun, Dünya gazetesindeki köşesinde kaleme aldığı yazıyla bu iddiaların hukuki arka planını aralayarak acı gerçeği açıkladı: Yargıtay’ın kararı sanıldığı gibi genel bir hak tanımıyor.

Tartışma Yaratan O Yargıtay Kararı Ne Diyor?

Gündemi sarsan ve yanlış yorumlanan karar; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 5 Haziran 2024 tarihli, 2024/6211 Esas ve 2024/6406 Karar sayılı ilamı oldu.

Davanın geçmişine bakıldığında; 15 Ekim 1993 tarihinde çıraklık eğitimi kapsamında işe giriş bildirgesi düzenlenen bir vatandaş, bu tarihin emeklilik hesabında ilk sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi talebiyle yargıya başvurdu. İlk derece mahkemesi davayı reddetti, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan geri çevirdi. Ancak dosya Yargıtay’a taşınınca, 10. Hukuk Dairesi yerel mahkemenin kararını bozdu. İşte sosyal medyadaki büyük yanlış anlaşılma da tam olarak bu noktada başladı.

Yargıtay "Herkes İçin Geçerli" Demedi: Fiili Duruma Dikkat Çekti

SGK Uzmanı Özgür Erdursun, Yargıtay’ın bozma kararının çıraklık sigortasının doğrudan emeklilik başlangıcı sayılması anlamına gelmediğini vurguladı. Yargıtay, bozma kararında davanın esasına değil, çalışma koşullarının eksik araştırılmasına odaklandı.

Yüksek mahkeme; davacının ilgili dönemde gerçekten bir "çırak" olarak mesleki eğitim mi gördüğünün, yoksa çıraklık adı altında fiilen normal bir işçi gibi mi çalıştırıldığının yeterince araştırılmadığına hükmetti.

Hukuka göre, gerçek bir çıraklık ilişkisinde temel amaç kişiye meslek öğretmektir. Ancak kişi doğrudan üretime katılıyor, mesai yapıyor, normal çalışanların işlerini üstleniyor ve mesleki eğitimi ikinci planda kalıyorsa, bu kişi kayıtlarda çırak görünse bile fiilen normal işçi statüsündedir. Yargıtay bu nedenle; SGK tescil kayıtlarının, dönem bordrolarının incelenmesini, dönemin çalışanlarının ve komşu iş yeri sahiplerinin tanık olarak dinlenerek fiili çalışma koşullarının netleştirilmesini istedi.

Sadece Kısa Vadeli Primler Yatırıldı

Geçmiş yıllarda stajyer ya da çırak olarak çalışan kişilere bir sigorta sicil numarası verilmiş ve adlarına giriş bildirgesi düzenlenmişti. Ancak mevcut mevzuat gereğince, bu dönemlerde uzun vadeli sigorta kolları olan malullük, yaşlılık ve ölüm (emeklilik) sigortalarına prim ödenmedi. Sadece iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık gibi kısa vadeli sigorta kolları kapsamında prim yatırıldı.

Elinizde yıllar öncesine ait bir sigorta kartı ve numarası olsa da uzun vadeli prim yatırılmadığı için bu tarih emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmiyor.

Çözüm Mahkemeler Değil, TBMM

Özgür Erdursun, yüz binlerce staj ve çıraklık mağdurunun bu sorunu tek tek dava açarak çözmesinin imkansız olduğunu belirtti. Aradan geçen 20-30 yılın ardından eski bordrolara ulaşmak, çalışma arkadaşlarını bulup tanık göstermek ve fiili çalışmayı kanıtlamak son derece zor. Üstelik gerçekten sadece stajyer/çırak olarak görev yapmış birinin "ben fiilen işçiydim" iddiasını ispatlaması da hayatın olağan akışına aykırı.

Erdursun'a göre kalıcı ve adil çözüm adresi mahkemeler değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM). Çözüm için; geçmişte staj ve çıraklık girişi olan kişilere makul şartlarla borçlanma hakkı tanınması ve bu sürelerin emeklilik başlangıcına etki etmesinin yasal bir düzenlemeyle açıkça kanunlaştırılması gerekiyor.

Özgür Erdursun'un yazısının tamamı için...

Etiketler