İsrail ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023'te başlayan çatışmaların üzerinden üç yıl geçerken, Lübnan'da saldırıların yol açtığı insani ve ekonomik tahribat büyümeye devam ediyor.
Uzmanlar, konutlardan tarım arazilerine, turizm gelirlerinden yatırımlara kadar geniş bir alanda oluşan kayıpların ülkenin toparlanma sürecini sekteye uğrattığını ifade ediyor.
İsrail ordusunun saldırıları, Gazze Şeridi'ne yönelik savaşın başlamasının ardından Hizbullah'ın 8 Ekim 2023'te "Gazze'ye destek savaşı" başlatmasıyla yoğunlaştı. Eylül 2024'te kapsamlı saldırılara dönüşen çatışmalarda 27 Kasım 2024'te ateşkes sağlansa da İsrail'in suikast ve doğrudan hedef alma şeklindeki saldırıları sürdü.
Çatışmalar, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaşıyla bağlantılı olarak 2 Mart 2026'da yeniden genişledi. İran lideri Ali Hamaney'in öldürülmesinin ardından Hizbullah'ın İsrail askeri mevzilerine füze saldırıları düzenlemesiyle çatışmalar yeniden kapsamlı bir savaşa dönüştü.
BİNLERCE KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Lübnan Sağlık Bakanlığının 25 Eylül'de açıkladığı verilere göre, 8 Ekim 2023'ten bu yana İsrail saldırılarında 8 bin 953 kişi hayatını kaybetti, 30 bin 649 kişi yaralandı.
Ölümlerin 4 bin 386'sı, yaralanmaların ise 12 bin 413'ü 2 Mart 2026'dan sonraki dönemde kaydedildi.
İstatistik uzmanı ve araştırmacı Muhammed Şemseddin, saldırılarda 97 bin konutun tamamen yıkıldığını, 65 bin konutun kısmen harap olduğunu ve 320 bin yapının hafif hasar gördüğünü belirtti.
Lübnan Tarım Bakanlığı, Lübnan Ulusal Bilimsel Araştırma Konseyi ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) ortak değerlendirmesine göre, tarım sektöründeki kayıplar 530,5 milyon dolara ulaştı.
Lübnan Tarım Bakanlığı da ülkedeki tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 22,5'inin saldırılardan zarar gördüğünü bildirdi.

TOPLAM ZARARIN 27 MİLYAR DOLARI AŞMASI BEKLENİYOR
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, eylülde Mecliste yaptığı konuşmada, İsrail'in 2023 ve 2026'daki saldırılarının ülkeye maliyetinin 20 milyar doların üzerinde olduğunu açıklamıştı.
Selam, 2026'daki savaşın tüm maliyetinin hesaplanmasının ardından toplam zararın 27 milyar doları aşabileceğini belirtmişti.
Saldırıların en yoğun döneminde 1 milyondan fazla kişinin yerinden edildiğini aktaran Selam, 250 bin kişinin halen yerinden edilmiş durumda olduğunu, 75'ten fazla köy ve kent sakininin ise evlerine ve mülklerine dönemediğini kaydetmişti.
Dünya Bankasına göre Lübnan, mali kurumların çökmesi, yaşam koşullarının kötüleşmesi ve enerji krizinin etkisiyle dünyanın son dönemde gördüğü en ağır üç ekonomik krizinden birini yaşıyor.

EKONOMİ YÜZDE 8 KÜÇÜLDÜ
Ekonomi uzmanı gazeteci Halid Ebu Şakra, saldırıların Lübnan'ın ekonomik ve mali toparlanma sürecini sekteye uğrattığını söyledi.
Savaş öncesinde ülkenin yıllık Gayri Safi Yurt İçi Hasılasının yaklaşık 32 milyar dolar olduğunu ve 38 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini belirten Ebu Şakra, saldırıların ardından ekonomide yüzde 8'lik küçülme yaşandığını ifade etti.
Ebu Şakra, bu daralmanın GSYİH'nin yaklaşık 28 milyar dolara gerilemesine yol açtığını belirterek, turizmden elde edilen döviz gelirlerindeki kaybın da önemli bir dolaylı maliyet oluşturduğunu söyledi.
Saldırılar öncesinde turizm gelirlerinin yaklaşık 11 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini aktaran Ebu Şakra, 2026'da bu gelirin 4 milyar doların altında kalmasının öngörüldüğünü dile getirdi.

EKONOMİNİN YAKLAŞIK ÜÇTE BİRİ DEVRE DIŞI
Ebu Şakra, Lübnan'ın turizm gelirlerinin yanı sıra yurt dışında yaşayan vatandaşlarının ülkeye gönderdiği para akışının yüzde 5 ila 10'unu ve doğrudan yabancı yatırım fırsatlarının bir bölümünü kaybettiğini belirtti.
Saldırıların özellikle güney ve Beka bölgelerinde yoğunlaşması nedeniyle ülke ekonomisinin yaklaşık üçte birinin faaliyet dışı kaldığını söyleyen Ebu Şakra, enflasyonun da 2025'te yüzde 11,5 iken 2026'da yüzde 17'ye yükseldiğini kaydetti.
Ebu Şakra, küresel ekonomik koşullar ve artan nakliye maliyetlerinin yanı sıra savaş nedeniyle gerekli ekonomik reformların hayata geçirilememesinin enflasyon üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, fiyat artışlarının daha da yükselme riski taşıdığını ifade etti.