SON DAKİKA
SON DAKİKA
Kayyum Belediye Başkanı olarak atanan Valilerin verdiği mesaj!
23.03.2019

31 Mart yerel seçimleri geliyor.

Millet yerel yönetimlerde kendisine hizmet verecek makamları belirleyecek.

Şehirlerde devletin valisi olmak da, belediye başkanı olmak da milli bir görevdir.

İkisinin de çıkış noktası hizmettir.

İkisinde de millet vardır.

O nedenle, Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye söylediği “Ey oğul! İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü,  hem valiler hem de belediye başkanları için çok önemlidir.

Peki bu sözün hakkını verebiliyor muyuz?

Tartışılır!

Şu bir gerçek ki devlet millet için vardır ve millete hizmet etmekle mükelleftir.

Belediyeler de devletin milletine hizmet noktasında en önemli aracıdır.

Millet güçlü olursa devlet güçlü olur...

Belediye güçlü olursa millet de güçlü olur.

Nasıl ki bir canlının yaşayabilmesi için kana ihtiyacı varsa devletin de yaşayabilmesi için millete ihtiyacı vardır.

Canlılar bağışıklık sistemi güçlü olursa sağlıklı yaşayabilir.

Devletin de dimdik ayakta durabilmesi ve güçlü olabilmesi, milletin güçlü, sağlıklı olmasına bağlıdır.

Belediye başkanları da kendilerini bundan soyutlayamazlar.

Vali veya belediye başkanı olması hiç fark etmez...

Fark etmediğini Doğu ve Gü neydoğu’da valilerin kayyum belediye başkanı olarak atanmasında görmedik mi?

Her bir vali, kayyum belediye başkanı olarak da tarih yazdı...

Tunceli, Vali Tuncay Sonel ile nereden nereye geldi!

Terörün, teröristin “T”si kalmadı bu şehirde.

Bir düşünün Dünya Rafting Şampiyonası Tunceli’de yapılacak.

İşte bugün doğup büyüdüğü topraklar olan Trabzon’da Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilen Murat Zorluoğlu, Van’da vali olarak hizmet ederken, kayyum belediye başkanı olarak atanmasının ardından öylesine güzel hizmetlere imza attı ki, arkasından Van halkı büyük üzüntü duydu.

Çünkü “Devletin güçlü olabilmesi, milletin güçlü, sağlıklı olmasına bağlıdır” sözü belediye başkanları için de geçerlidir.

***

Bunları yazarken unutulmaz vali, hemşehrimiz merhum Recep Yazıcıoğlu aklıma geldi.

İşte devletin resmi ve fakat milletin asli valisi, devletin adamı değil milletin adamı diyebileceğimiz ve “Biz hizmet makamıyız, naz makamı değiliz” diyen Recep Yazıcıoğlu ile ilgili bir hatırayı sizlerle paylaşmak istedim...

Çünkü yazımızın çıkış noktası açısından çok anlamlı...

Gümüşhaneli muhtarın kızının evi Erzincan depreminde yıkılınca, muhtar devletin deprem mağdurlarına vereceği evi almak için kızı ile birlikte Erzincan Valiliğine gider. Öğle arası olduğu için ellerinde evraklar beklemeye başlarlar. Bu arada kot pantolonlu, yakası açık gömlekli biri gelir.

“Amca buyur” der.

Muhtar derdini anlatır. Kot pantolonlu adam evrakları alır bir odaya gider, bir kaşe basar, diğer odaya gider başka bir evrak alır, doldurur, deftere kaydeder. Son olarak “Valilik” yazan odaya girip çekmeceden mührü alarak kâğıtlara basar ve muhtardan da imzalamasını ister. Muhtar, biraz da çekinerek,

- Yeğenim, çok sağ ol ama vali bey sana kızmasın!

- Yok amca kızmaz.

- Sağ ol yavrum, adın nedir senin?

 - Recep benim adım amca.

- Yoksa sen Vali Recep Yazıcıoğlu musun?

- He ya...

Çok anlamlı değil mi?

Recep Yazıcıoğlu der ki;

“Kim kutsal devlet diyorsa, kutsal değerlere küfrediyordur. Devletin kutsalı olmaz. Kutsal olan insandır, millettir, duygudur. Üç beş kişinin bir araya gelip kurduğu yönetim organizasyonunun adı olan devletin nesi kutsal?” 

Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, nurlar içinde yatsın.

***

Özetle söylenecek şudur:

Belediye başkanları artık sözde değil özde siyasi parti rozetlerini çıkarıp seçildikleri şehirlerde ay yıldızlı bayrağımızın rozetlerini takarak milletine hizmet etmelidir...

Kadrolarına hizmet noktasında atayacakları isimler için iş bilen, koltuktan güç alan değil koltuklara güç veren “LİYAKAT” sahibi insanları önemsemeli.

Doğu ve Güneydoğu’da bir tarih yazılmıştır.

Terör örgütüne destek verdikleri için görevden alınan belediye başkanlarının yerine “KAYYUM BELEDİYE BAŞKANI” olarak atanan, valilik görevlerinin yanında belediye başkanlığı da yaparken yakalarından ay-yıldızlı bayrağımızın rozetini çıkarmayan valilerimizin hizmet ettikleri şehirlerde hak adalet ölçüsünde halk ile buluşmasındaki güzellikler, şehirlere verdikleri dinamizm örnek olmuştur.

Yani belediye başkanları partilerin belediye başkanı olarak seçildikten sonra devletin belediye başkanı olarak varlıklarını sürdürmelidirler.

Kayyum olarak belediye başkanlıklarına atanan valilerin duruşu, bütün belediye başkanları için 31 Mart seçimleri öncesi de örnek olmuştur.

Bakın, o isimlerden biri de yanımızda:

Trabzon’da Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan Van ve Elazığ eski valisi Murat Zorluoğlu.

Zorluoğlu Van’da hem valilik hem de kayyum belediye başkanlığı görevini yürütürken halkın gönlünü fethedip bütün Türkiye’ye örnek oldu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterildi.

Van yerel gazeteleri Zorluoğlu’nun arkasından bakın nasıl manşet atmışlardı:

“Van’ın gönlüne taht kuran Zorluoğlu’na veda. O iyi insanlar güzel atlara binip gittiler. Sadece 1.5 sene görev yaptı Van ilimizde. Ama adamlığı ile, örnek yöneticiliği ile, mükemmel devlet adamlığı farkı ile Van ilimizin dağına taşına örnek bir devlet adamı olarak ismini altın harflerle yazdırmayı başardı. Biz Sayın Zorluoğlu’nun Van ilimizden Büyükşehir belediye başkan adayı olmasını bekliyorduk. Ne yazık ki kimi sevdiysek gitti.”

İşte bu manşeti attıran kayyum bir belediye başkanı, bir valiydi.

Çünkü Zorluoğlu belediye başkanlığı görevini üstlenirken siyasi kimlikle değil, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’düsturu ile hareket etti.

31 Mart belediye başkanları için yeni bir milat olmalı.

O ders kayyum belediye başkanları tarafından  bütün Türkiye’ye verilmiştir.

Bugün Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşanan huzur, mutluluk ve hizmet onların eseri.

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap