Yuvaya dönüş

13.Eylül.2017

Bölgemiz insanlarına basın alanında en ilkeli hizmetleri veren Karadeniz Gazetesi’ne sınırların ötesinden 19 yıl köşe yazıları yazdım. Çağdaş dünya ile Atatürk aydınlanmasının el ele verdiği yazılarımda her konuda özellikle kültürel ve güncel gelişimleri değerlendirdim. Bu sanatsal ve kültürel başarılarımızı gören Türkiye’nin Almanya Büyük Elçiliği’nden ve Köln Başkonsolosluğu’ndan Almanya’da yapılan uluslararası kültür ve sanat etkinliklerinde ülkemizi temsil etme yetkisi aldım. Karadeniz Gazetesi’ndeki yönetimsel değişiklikler, köşe yazarlarını da etkileyince ben de bir süre yazılarıma ara verdim. Bu yıl temmuz ayında tanışma imkânı bulduğum gazetemizin yeni yönetim kadrosu bizi yeniden aralarında görmek istediklerini belirtince eski SATIRBAŞI adlı köşemde yazılarıma başlıyorum. Bu gelişme Berlin’e gittiğim zamana rastladığı için Berlin’den birkaç söz ederek başlamış olayım.

Doğu Almanya ile batı Almanya'nın birleşmesinden sonraki gelişmeleri yerinde görmek için 25 Ağustos 2017’de Berlin’e gittim. Elimde kâğıt-kalem beş gün boyunca Berlin'de gitmediğim yer kalmadı diyebilirim. Alman Adalet Bakanlığı’na, Eğitim ve Öğretim Bakanlığı’na, Dışişleri Bakanlığı’na, Başbakanlık ve Alman Federal Meclisi’ne girdim. Dışişleri Bakanlığı salonunda G 20'lerin Hamburg'taki toplantı masası kurulmuş, üstünde 20 devletin bayrakları ve bayrakların önünde üye devlet başkanlarının boş koltukları vardı.

Türkiye'yi temsil etme yetkim yoktu, olsaydı Almanlarla barışık yaşamaya özen gösterirdim. Çünkü kötü ilişkilerden buradaki Türk toplumu zarar görüyor. Masadaki bayrağımız beni çağırıyor gibiydi, kıramadın duruşunu, ona ait olan koltuğa oturdum. Dışişleri Bakanı’nın çalışma odasına girdim yerinde yoktu. Almanya'nın AB'yi yönlendirmesini dışarıdan görmek kolay değildir. Zamanı geldikçe bu konuya köşe yazılarımda ya da haber niteliğindeki yazılarımda değineceğim. Gazetenin Tüm çalışanlarına ve okurlarına merhaba diyorum.