Mühendis Limoncu

07.Ekim.2017

Uçağımız rötar yapmıştı ve bu sevimsiz bir durumdu. Aktarma yapmam gerekiyordu ve aktarma yapacağım uçuşa yetişmem imkansızdı. Bir süre ne yapacağıma karar vermem gerekti. Bilet iadesi alabilir ya da bir sonraki uçağı beklemeyi seçerek düşündüğümden uzun bir yolculuğu tercih edebilirdim. Öyle oldu. Üç saat ayırdığım yolculuğum 13 saati bulacaktı. Koca salonda boş bulduğum ilk koltuğa oturdum. Yanımdaki koltukta oturan ve aksanından Amerikalı olduğunu tahmin ettiğim adam, olan biteni anlamaya çalışıyordu. Kısaca anlattım. O da kalmayı ve uçuşa devam etmeyi seçti. Aramızdaki sehpanın üzerinde, görebildiğim tüm yüzlere tükenmez kalemle sakal-bıyık yapılmış bir gazete duruyordu. Amerikalı, gazeteyi aldı. Evirip çevirmeye başladı.

Standart bir Amerikan gazetesinden çok daha fazla renk içeren gazetenin iç sayfalarından birinde takıldı. İki elinde iki limon ve kafasında bir keple poz vermiş birinin fotoğrafına bakıyordu. "Burada ne yazıyor ki?" diye sordu. "Mühendis Limoncu" başlıklı haberi adama çevirdim. Üniversite mezunu olması ile limon satması arasında haber değeri taşıyacak bir bağ kurmaya çalışıyordu. "Üniversite mezunlarının limon satması yasal değil mi?" diye sordu. "Elbette yasal" diye cevap verdim. "Öyleyse sorun ne?" diye üsteledi. "Üniversite mezunu birinin limon satması, aldığı eğitime yazık oluyor gibi yorumlanmış" dedim. "Üniversite mezunu olan biri, üniversite mezunu olmayan birinden çok daha fazla limon satamıyorsa yeterince iyi eğitim almamış demektir.

Bu durumda zaten kendi işini de yapsa şikayet etmez miydi?" diye sordu. Aklıma "bozuk yok mu?" diye hayıflanan şoförler , "ketçapsız söylemiştim" deyince surat asan garsonlar, sosyal medyada "höff, yine pazartesi!" mesajlarıyla haftaya başlayan beyaz yakalı arkadaşlarım geldi. "Muhtemelen" diye cevapladım. "Kaç yaşındasın?" diye sordu. "Otuz sekiz" dedim. "Ben yetmiş sekiz" diye cevapladı. "Şimdi, senden fazla yaşadığım kırk yılda öğrendiğim en önemli şeyi söyleyeyim" diye devam etti: "Hayat o kadar güzel ki, onu kazanmak için düzgünce yaptığın her meslek çok kutsal!" Sosyoloji okurken ailesinin karşı çıkmasına rağmen okulu bırakıp bas gitar çalarak hayatını kazanmaya başlayan John'la sohbetimiz kısa ama oldukça keyifli olmuştu.

"Mühendis Limoncu" başlığına bir kez daha baktım. Elinde tuttuğu limonlar oldukça küçük ve kahverengimsiydi. Mühendis olmayan iyi bir limoncu o limonlarla poz vermezdi diye düşündüm. Bence de sorun bir mühendisin limon satmasında değildi. Ve diploma da, sahibine hayatını kazandırma garantisi veren bir şey değil zaten. İş ahlakı ve vizyon limon satarken de, limon fabrikası kurarken de ihtiyaç duyduğumuz asıl şeyler. Öyleyse yaptığımız iş her neyse, şikayet etmeden, ülkemiz için katma değer sağlamak için çalışmaya devam!