En sıcak sözcüktür anne!...

12.Mayıs.2017

“Dünyada en sıcak sözcük nedir?” diye sorsalar hiç tereddüt etmeden “Anne” derim. Çünkü anne deyince, daralan ruhlar apayrı bir genişlik ve boyut kazanır. Bu sözün tılsımıyla ufkumuzdaki sisler bir anda dağılır. Annenin kuştüyü sımsıcak kolları bizi sarıp sarmalar. Anne, çocuk için en emniyetli sığınaktır. O sığınağın duvarları sevgi tuğlasıyla örülmüştür. Sabır çimentosuyla birbirine tutuşturulmuş onca tuğlalar...

Nefrete karşı muhkem bir yapıya sahiptir bu aşiyan... Zapt edilmez bir kaledir o... Fırtınalardan korunmak isteyen yürekler bu selamet sahilinde hayat bulur. Ondan güvenli bir korunak düşünülebilir mi? Anne hakkının ödenmesi hiçbir şekilde mümkün değildir. Fakat o güzel insanlar çocuklarından, sevgiye banılmış bir tebessüm dışında hiçbir şey istemez ve beklemezler. Anneler evlatlarına hakkını helal etmese çocukların cennete gitme ihtimali olabilir mi? Anne, kalplerin sihirli anahtarıdır. Onun açamayacağı kapı yoktur.

Yüce dinimiz, annelere çok büyük değer vermiştir. Peygamberimiz “Cennet anaların ayakları altındadır” diyerek bu mübarek varlıkları memnun etmenin önemine değinmiştir. Kur’an-ı Kerim’de annelerden söz eden ayetlerden gözüme takılanlardan birkaçını dikkatinize sunmak istiyorum: “Biz insana anne ve babasını (onlara iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne zorlukla (karnında) taşımıştır. Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir. Hem bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız banadır.”

“Bununla birlikte, onların ikisi (annen ve baban) hakkında bir bilgin olmayan şeyi bana şirk koşman için, sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya (hayatın) da onlara iyilikle (maruf üzere) sahiplen (onlarla geçin) ve bana ‘gönülden-katıksız olarak yönelenin’ yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır, böylece ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.” (Lokman S. 14–15. Ayetler) Türk şiirinde en çok işlenen temalardan birisidir anne... Çünkü evrensel bir duygudur anne sevgisi...

Hangi milletten olursa olsun herkes annesine derin bir muhabbetle sevdalıdır. Bu sevdayı yüreklere hapsetmek yerine, olanca güzelliğiyle açığa vurmak gerekir. Aşk şiirlerinin en büyük şairlerinden Ümit Yaşar Oğuzcan “Anacığım” adlı şiirinde çocukla anne ilişkisini, annenin çocuk üzerindeki haklarını ve fedakârlıklarını bakın nasıl dile getiriyor: “Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Kaç geceler bana ninni söylerdi Hasta olunca oydu başucumda bekleyen Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim, hemen Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.

Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Uzun kış geceleri masal masaldı Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı. Nasıl hatırlamam anacığım nasıl Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı Akşam biraz geciksem yollara düşerdi Sokağa çıkarken ‘Yavrucuğum üşütme’ derdi. Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.