Rize için iftar vakti

30.Mayıs.2017

Çaykur Rizespor her sezon zoru seviyor. Zaten son üç yıldır idmanlılar, küme düşme potasının içinde veya kenarında dolaşmaktan. Bir mucize dedik, kaybedecek bir şeyimiz yok dedik, kazanıp Bursa’dan gelecek olan sonucu bekleyeceğiz dedik ve bu iki maça “kalp dayanmaz” dakikaları içinde son düdük çaldığında umutları son haftaya taşıdık.

Bursaspor’da ilk devre 27 puan toplayıp kapıya konulan Hamza Hamzaoğlu’nun yeni takımı Osmanlıspor maça etkili başladı ve erkenden golü de buldu. Tam ne oluyor derken, Bursa’dan gelen gol haberiyle iyice “bijon” anahtarı ile çift taraflı sıkıldık durduk. Osmanlı takımı 2’yi kovalıyor, bir şutu direkten dönüyor, Petrucci’nin erken sarısı, kırmızıya dönecek, bu iş tam bitti derken maçın hakemi Ümit adamlık yapıyor, fişi o dakikada çekmeyerek bir hak daha tanıyordu bize.

Erkenden soyunma odasına gönderilmeyen İtalyan Petrucci 42’de takipçiliğin faydasını gösteriyor, fırıncının küreği gibi ayağını topun altına soktuğunda skor 1 – 1 oluyordu. İkinci devrenin hemen başında kazanılan penaltı vuruşunu berbat ötesi bir atışla heba eden Kweuke hemen ardından Süleyman’dan aldığı kadife pası tek bir dokunuşla ağlara bıraktığında skor 2 – 1’e geliyor ve Bursa’dan gelecek olan iyi haberleri beklemeye başlıyorduk.

Rize için iftar vaktini saymaya başladığımız dakikalar içinde Bursa’dan gelen Gençlerbirliği’nin gol haberlerini kenardan hocasından, tribünden taraftarından alarak maçın geri kalan bölümünü iyi bir savunma ile bitiren Çaykur Rizespor böylece ligin bitimine bir hafta kala tarihi bir geri dönüşe imza atma fırsatı yakaladı.

Bu olay gerçekleştirse Türk futbolunda bu kadar puan farkını kapatarak kümede kalan ilk takım sanırım Rizespor olacak. Son haftaya girildiğinde şemsiye tersine döndü ve ipler bizim ve komşumuzun elinde. Şimdi rehavete yer yok. Sakat ve cezalı oyuncu sayısı çok fazla. Bu sıralar bu takımı “yalayanlar” çok olur.

Aman dikkat! Hocasını, başkanını yere göğe sığdıramayanların sayısı artar. Bu sezon gerçek olan şu ki, Metin Başkan, Hikmet hocanın eline tutuşturduğu para tuvalet kâğıdı almaya yetmedi, o da gitti zımpara kâğıdı aldı. Hâlbuki bizim ihtiyacımız tuvalet kâğıdı idi ama bize sunulan zımpara kâğıdı oldu. İkisi aynı şeyi görmüyor ve çok fark var. Bu kadar zorluklar altında zımpara kâğıdı ile bu işi görüyorsak helal olsun hocaya ve başkana! Bu senenin özeti budur arkadaşlar.