Kaş yaparken göz çıkartmak...

10.Mayıs.2017

Taraftar, her daim takımını düşünür. Onunla mutlu olmanın hayaliyle yaşar. Stadyuma gittiğinde 12. adamdır ve ona yürekten destek verir. Takımını karşılıksız sever. İşler yolunda gitmezse de, takıma küsmez. Tuttuğu takımdaki başkana, oyunculara, teknik heyete değil, armaya aşıktır...! Taraftarı seyirciden (çekirdekçiden) ayıran özelliklerdir sözünü ettiklerim.

Cumartesi günü oynanan ve Trabzonspor’un kaybettiği maçı dostluk kılıfına sokularak... Olağan hale getirilmesi çabalarını hayretle, ibretle izledik ve okuduk. İşin boyutu neredeyse; “ay ne kadar güzel yenildik..!” noktasına getirilmek istendi. Maç önceci 10 otobüs Kayserispor taraftarına yemek verilmiş. Kim tarafından, neden verilmiş, pek anlamış değilim..!

Ancak yaygın bir söz dolaşıyor ortalıkta; 61. dakikada Trabzonspor lehine bağıran tek taraftar olmalarıymış. Ne demektir bu? Ligde kalabilmesi için şiddetle puana ihtiyacı olan misafir takıma... Bundan dolayı sempatiyle bakıp, aşırı derecede ilgi alaka göstermek...

Sonuçları itibariyle kulübü zora sokacak davranışlar olarak yansıyor. Kayserispor, tarihinde ilk kez Trabzonspor’u sahasında yeniyor... Üstelik bu galibiyete üç gol bularak ulaşacak... Sahadan çıkması gereken oyuncuyu bebeler gördüğü halde, Hoca görmeyecek..(!) Oyundan belki de en son çıkması gereken Rodellaga’yı kulübeye alacaksın...

Maç sonunda sarmaş dolaş, sözde örnek görüntüler verilecek. Eeee ya sonra? Şike, kupa, hırsızlık, hak hukuk mücadelesi vereceksin. Burada futbolcuları töhmet altında asla bırakmak istemem..! Lakin, gözlemimiz neticesinde ortaya çıkan tablo; “Kardeş kulübe kıyak yapıldı” algısının hakim olması. Unutmamak gerekir ki; kıyakçılığın sonu ayakçılıktır...!

Buradan iddia ile söylüyorum; Kulüp yöneticileri ve siyasetin de kullandığı bir grup taraftarın aymazlığının neticesinde... Trabzonspor’un başı çok ağaracak bilesiniz...! Takımının mağlubiyetinden üzüntü duymayıp...

Rakip takımın sevincine ortak olmanın adını lütfen çıkıp biri açıklasın...! Varlığıyla onur duyduğumuz, üst kimliğimiz Trabzonspor’u bizlere armağan edenler... Sadece futbolda değil; adı oyun olan her aktivitede kazanmayı şiar edinen...

Gazozuna maçı dahi kazanmak üzerine kurgulanmış yüreği taşıyan efsanelere... Bu yaşanan vurdumduymazlığı anlatabilir misiniz...?

Kim ne bağırırsa bağırsın, bize ne..! Trabzonspor kümeye bağıranların akıbetini hep birlikte izliyoruz. Bir yanda dostluktan söz ederken, diğer yandan komşunla nerdeyse düşman haline geleceksin. Kaş yapayım derken göz çıkarmaktır yaşananlar. Unutmamak gerekir; Dere gider kumu kalır...!