Spor

Hayaldi gerçek oldu

UEFA’nın 2 yıl önce, ‘Biraz Messi, Biraz Hagi’ diye tanıttığı nam-ı diğer Abdüş’ün Yusuf ile kurduğu hayaller artık gerçek. Yaşı 18 ama “Oldum zanneden biter” diyecek kadar olgun. Hobisi kitap okumak, hayali İspanya’da oynamak...

12.Eylül.2017
Hayaldi gerçek oldu

Futbola 5 yaşında babasının halı sahasında başladı, Trabzonspor’un kapısından girdiğinde 9 yaşındaydı. En büyük teşekkürü sabah 5’te kendisini idmana götüren annesi başta olmak üzere ailesine, sonra da hocalarına ediyor.  Trabzon ve Trabzonsporlular onu az-çok tanıyordu ama böyle bir yeteneğin farkında olan kişi sayısı azdı. Ersun Yanal üst üste kamplara davet etti, “Yeri gelince oynayacak, yıldız olacak” diyen Başkan Usta da hep destekledi, gelen teklifleri reddetti. En uzun lig maçı süresini önceki gün Gençler karşısında alan ve yaptığı asistin yanı sıra futbol kumaşıyla da adını 45 dakikada herkese ezberleten Abdülkadir Ömür’ün, nam-ı diğer Abdüş’ün öyküsü...

Hergün 12 saat...

“Trabzon’da ayağına top değen herkesin hayalidir bir gün Trabzonspor forması giymek” cümlesini gerçeğe döndüren ender isimlerden biri Abdülkadir. Zira onun da ayağına top daha 5 yaşındayken değmiş, babasının işlettiği halı sahada, evinin sokaklarında futbola sevdalanmıştı. Sabah 8’de evden çıkıyor, akşam 8’de binbir ısrarla topun peşini bırakıp eve giriyordu. 100 kişi arasında okulda keşfedilen, yıldız adayı 3-4 isimden biriydi.

Annesi de antrenmanda!

Tesislerden içeri adımını attığında yaşı 9’du. Evi ile tesislerin arası uzaktı, annesi sabah 5’te onunla birlikte idmana gitti. Ailenin tüm bireyleri gibi herkes Abdüş’e çok inanıyordu. Fiziği itibariyle ‘cılızdı’ ama çok güçlüydü. Takımının yıldızı haline geldikten hemen sonra U21’e kadar sürecek milli mücadelesi U14 ile başlamıştı.

Ersun Yanal hep güvendi

O dönemlerde tanıştı Yusuf Yazıcı ile... Yani şimdi, “Hayallerimiz gerçek oldu” dediği bir diğer yıldız adayıyla. Hayalleri birgün beraber sahada olmaktı, bunun için de hiç küsmediler, engelleri bir sınav olarak gördüler. Ve Ersun Hoca dönemi Abdülkadir için yeni bir başlangıç oldu. Yanal, eleştirilse de Abdüş’ü kamplara götürdü, kupa maçlarında oynattı, ligde kadroya aldı, kısa da olsa süreler verdi.

‘Yetenek bir yere kadar’

Yanal’a defalarca teşekkürü de bu yüzden 18 yaşındaki oyuncunun. Çünkü o da farkında, böyle yüksek hedeflerin, yüksek maliyetli yabancıların olduğu dönemde kendisini oynatmanın nasıl bir risk olduğunun. Konu farkında olmaya gelmişken Abdüş’ün yaşının çok ilerisinde bir kişisel gelişim sağladığını da söylemek lazım. Zira kendisi, “Oldum zanneden, kendine iyi bakmayan, yeteneği ne olursa olsun biter” görüşünde.

Boy sorunu yok

1.68’lik boyu belki fiziksel bir dezavantaj gibi görünüyor ama Abdülkadir bunu pek dert etmiyor. Sempatik oyuncu, “Bu Allah vergisi bir durum, benim yapacak bir şeyim
yok. Şu an sadece geliştirebileceğim özelliklerim için çalışabilirim” diyor.

İspanya Ligi & 8 numara

Aile hayatının ve futbol dışı zamanların sahadaki formuna ne kadar olumlu yansıdığının da bilincinde. Hobisi kitap okumak. Trabzonspor’da kendini tartışılmaksızın ispat etmeden başka planlar yapmak istemiyor ama ısrar edilince ‘İspanya Ligi’ dökülüyor ağzından. UEFA’nın 2 yıl önce, ‘Biraz Messi, Biraz Hagi’ diye tanıttığı Abdülkadir’in beğenileri ise biraz farklı. 8 numarayı en rahat olduğu yer olarak görüyor, sahadaki karakteriyle İniesta, oyun stiliyle de Messi’yi örnek alıyor.

Motivasyon sokaklarda

Ailesi dışında en büyük destekçileri ise ‘yol arkadaşı’ Yusuf Yazıcı ve Olcay Şahan. Ve elbette ki Trabzon sokakları. Artık daha çok tanınıyor ve her sokağa çıktığında biraz daha mutlu oluyor. Çünkü herkesin ortak mesajı, “Sana güveniyoruz” şeklinde. O da ismi lazım değil, kötü örneklerden gereken dersi almış, olanla yetinen değil, her zaman gelişen bir yıldız adayı olmakta, sokaklarda daha da gururlu yürümekte kararlı.