Düşmez kalkmaz bir Allah’tır

14.Mayıs.2017

Bir hafta evvel evinde, bir avuç seyircinin önünde Bursa takımına tarihi fark at; bir hafta sonra İstanbul’da yaşayan Rizeli taraftarının desteği altında havlu at! Aslında sezon başından beri bu takımın bu kadro yapısı altında ligde tutunamayacağını toptan az çok anlayan Afganistan’ın Hindukuş Dağı eteklerinde yaşayan kafirler de biliyor, Meksika’da taksicilik yapan ve taksimetresini Meksika pezosu ile açan taksici de. Bu ligde ağlamayana meme vermezler.

Hem transfer döneminde tohumlarını iyi seçeceksin hem de ligin ikinci devresinde yan kollarını sonuna kadar açacaksın. Bizim takımın başkanı Sayın Metin Kalkavan, bu ülke futbolu sektöründe birçok namussuzun kol gezdiği yerde o işlere hem transfer döneminde hem de maç takviminde hiçbir zaman namussuzluk işlerini bulaştırmayan çok kibar, bir o kadar da beyefendi bir insan.

Hal böyle olunca da gelinen noktada ağlamanın faydası yok. Kalkavan’ın başkanlık portföyü İngiltere liginde olur, İsviçre liginde olur, Türkiye’de olur ama o işi iyi bilen sportif bir direktöre bırakmasıyla olur.

Bu sezon art arda hiçbir maçtan 6 puan çıkaramayan yeşil – mavili takım son dört haftaya girildiğinde bir umut diyerek yola koyuldu. Kasımpaşa takımı tam dişine göre bir takım. Sezon içinde bu takımla 6. kez mücadele ediyorsun ve ağır topları sakat. Sağ olsun Kemal hoca kupa maçını düşünmeyerek neyi var neyi yok elde kalan malzemeyi sahaya sürdü. O takımın yönetiminde bulunan Rizeliler de hocasına arkadan desteği vererek! Maçın ilk devresi gelgitlerle geçti.

Kasımpaşa ilk dakikalarda net kaçırdı, biz ise uzaktan Robin ve Recep’le kaleyi yokladık. İkinci devre önce İsmael kızardı, sonra ise kalemizde iki gol gördük. Sakat Kweuke’yi hoca haklı olarak dışarı aldı ve bir kişi eksik iki gol bulduk. Tam bıçak sırtına döndü dediğimiz dakikalarda ise kaleci Gökhan ne yapsın ve iki gol daha yedi.

Böylece Rizespor işi son üç haftaya girerken mucizelere bıraktı. Mevcut kadroyu değerlendirmenin bir anlamı yok. Almışsın devre arası Edomwonyi diye bir oyuncu, önden bakınca suratıyla Porce havası var ama motor Doğan SLK! Jantscher bu ligin 8 numarası değil. Nika’nın bir tık üstü. Bak adamın 8 numarası Castro’ya! Maça ağırlığını koyuyor, adam eksiltiyor, asist yapıyor, devamlılığı var, golleri sıralıyor.

Sen böyle bir adamı yıllardır bulamadın, buldun da alamadın. Ev sahibi takım kendi adına gazozuna maçta kenarda hocası ile yırtındı, sahada özellikle Veysel-Titi-Sadıku üçlüsü maç boyunca bir kasa Bursa şeftalisi ve Kayseri pastırması iştahı altında mücadele verdi, tebrikler. Bizim adımıza ise tek tebrik kaleci Gökhan ve tribünlerde "Rize… Rize!" diye bağıran yeşil – mavili renklere gönül veren hemşehrilerimize. Bu takım bağıra bağıra gitti, biz ağlarken, birileri gülüyordu.

O gülenler unutmasın. Son gülen iyi güler. Düşmez kalkmaz bir Allah. Şimdilik kolumuz kırıldı ama üzülmeyelim, belki Allah bize gelecek yıllarda kanat verecektir.