Teşekkürler Kılıçdaroğlu...

11.Temmuz.2017

Nasıl itiraz edebiliriz gerçekler, ok gibi gözümüze girerken...

Türkiye’m ne büyük olaylara gebe olmuş, kontrollü kontrolsüz darbeler görmüş Mekanı cennet olsun, tüm dünyada eşi benzeri olmayan lider Mustafa Kemal Atatürk yoktan bir ülke yaratırken, aramızdan ayrıldıktan sonra da tam 90 yıldır ülke yöneten bir dahi olarak yüreklerdeki yerini korumuştur.

Atatürk’ün temelini parlamenter sistemle, demokrasi ile sosyal, laik hukuk devleti olarak oluşturduğu Türkiye’m bir ay öncesine kadar hakikaten her yönü ile yorgundu. Kim aksini beyan edebilir?

‘Türkiye’min makus talihini yenmesi için, birlik beraberliğe ihtiyacı vardır’ dendiğinde Yenikapı’da bir araya gelmemizden ötürü kanımız kaynadı, umutlarımız yeşerdi.

"O tarihten bu tarihe bir baktık ki değişen hiç bir şey olmamış"

Bizden değilsiniz onlardansınızın dibinde ne Refah Partisi’nden, ne CHP’den ne Milliyetçi Hareket Partisi’nden aklınıza hangi parti gelirse gelsin bir Allah’ın kulunu işe almamışlar.

Yenikapı ruhu yerini Tuğrul Türkeş’in ardından Devlet Bahçeli’nin hoş sedasına bırakmış. Toplumun belli kısmı ‘aman bana ne’ nidaları ile ayrı bir dünyada yaşarken, Yunanistan bunu alışkanlık haline getirerek 16 adamıza el koymuş.

KPSS soruları çalınmış... Komşularla sıfır sorun hedefini bırakın, tüm dünya ile düşman olmuşuz... Bir kısım da ‘ne oldu bizlere’ derken ‘Türkiye’m senin mutsuzluğunda ,bizim mutluluğumuzun ne önemi vardır’ diyenler de tarifsiz duyguları yaşamıştır.

Çölde yağmur hissi veren gözlerde ışık adalet peşine düşmüş, paradan puldan zevki sefadan geçmiş dayatılan yöntemlerle bu kadroların değişmeyeceğine inananlar... Kültür çürümesi tersine dönmüyor diye düşünenler...

Yolsuzlukla imar vurgunu ile doğa katlediliyor diye bağıranlar... Canilerden hesap sorulamıyor diyenler...Düzenin dokularına işlemiş ayaklar baş; başlar ayak olmuş diye bakanlar... Başka ulusların deneyimlerini boş vererek matematiği, fiziği, kimyayı, es geçenlerin sonucunda kurnaz siyasetçilere mahkum olan Türkiye’m...

Adalet için yola koyulan yüz binlerle, milyonlarla berabersin artık! Bazı siyasetçiler bedeni için denizlerde yüzerler, bazıları ise ruhunun temizliğini özverisini vatandaşa yansıtmak için bir iradeyi ortaya koyarlar. İşte karşımızda Genel Başkan olarak başladığı Adalet Yürüyüşü’nü lider olarak tamamlayan Kemal Kılıçdaroğlu, halk bakar kör olmuşsa; Anayasa çağdaş ülkelerin yaptığı gibi siyasetçileri zapturapt altına alarak bağlamışsa...

Bütün gelişmiş ülkeler bunu bildikleri için gelişiyorlarsa... Çok geç kalmış olsak da Kemal Kılıçdaroğlu’nun parmak bastığı 9 Temmuz kim ne derse desin yeni bir iklimdir. Türkiye’m olgunlaşıp sorunun sistemden kaynakladığını öğrenip; bir ülkenin iyi yönetilmesi için o kişiye bu kişiye ihtiyacı olmayacağını, bunun  sağlıklı bir Anayasaya, kuvvetler ayrılığına bağlı olduğunu öğrenecektir.

Türkiye’m bir vatandaş olarak düşüncem şudur: Kemal Kılıçdaroğlunun başlattığı Adalet Yürüyüşü’nün muhteşem finali göstermiştir ki, “Politika Kılıçdaroğlu’nun ekmeği gıdası olmamıştır. Bunun mücadelesini de vermemiştir.”

En büyük adalet insanın kendi vicdanı olduğuna göre herkes için adalet kavramı düşüncelerini süsleyen en güzel renktir diyerek tekrar ülkem adına, Türkiye’m adına teşekkürler Kılıçdaroğlu...

Bazı troller -troliçeler benimsemese bile gerçek şudur ki

“Türkiye’m çok yorulmuştur"