YOK MU ARTTIRAN!...

12.Ocak.2018

Köleliğin dünyada yeri yok. Afrika’da ilkel kölelik devri kısmen bitti diyebiliriz ama 21. yüzyılda futbol takımlarının Antalya ve çevresinde yaptığı kamplarda modern futbolcu köleliği menajerler tarafından ellerinde bulunan yarım akıllı telefonlarla gerçekleştiriliyor. Çaykur Rizespor’un Antalya kampını yerinde ziyaret ettim, kamp hakkında görüşlerimi başka bir yazımda sizlerle paylaşırım ama Türk futbolunda gittikçe derinleşen ve birçok kulübü hızla bataklığa doğru sürükleyen menajer sorunu devre arası transfer döneminde Akdeniz’de bir kez daha sahile vurdu, geriye euro, dolar bazında pislikler kaldı. Bunların temizliği ise her zamanki gibi o takımın hayali ile yaşayan taraftarlara kalacak gibi. Takımların kamp yaptığı otellerde futbolcudan çok menajerler konaklıyor. Benim şahit olduğum olaylar yıllar önce izlediğim “Kunta Kinte” veya “Köle İsaura” filminin futbolcu transfer versiyonu. Yanımdaki adam belli ki menajer. Elinde telefon: "Abi olmaz" diyor, "Şu takım sizden 50 bin euro daha fazla veriyor. Bak işte son dakika haberlerinde futbolcu o takımla anlaştı diye haber düştü. Bana inanmıyorsan haberlere inan, çık o fiyatın üzerine topçu sende" diyor. Aradan yarım saat geçmiyor, aynı futbolcu simsarı bu kez öbür tarafı arıyor: "X takım sizin verdiğiniz fiyatın iki katına çıktı, siz ne veriyorsunuz?" Bu tip konuşmalara kulaklarımla en az 50 kez şahit oldum. Aradaki boşlukta birçoğu “gammazlıktan” beslenen çakma menajerler bu kez gazetecilere veya sosyal medyada takipçisi fazla olan sözde spor editörlerine haber uçuruyorlar. Şöyle yazın, şunun ismi şu takımla bitti, tabi bu işler “al gülüm, ver gülüm“ hesabı altında işliyor. Besliyorlar klavye başında o kişiyi, sonra pastadan bir dilim de ona ikram ediyorlar. Modern futbolcu köleliğinden Rizespor da kamp boyunca kısmen nasibini aldı. Sivaslı yabancı oyuncu ilk önce bize önerildi, sonra Rizespor’un adı kullanılarak sırasıyla diğer kulüplere. Karabüklü oyuncu, son olarak eski Konyaspor formasını giyen oyuncu. Taktik aynı, futbolcunun ismi sosyal medya yoluyla pompalanıyor. Daha sonra kurulan ağa diğer takımlar balıklama atlıyor. Burada tek kazanan menajerler. Son gün iki menajer yan masada konuşuyorlar. Kafaları dut olmuş. "Nasıl çaktım" diyor oyuncu için "Ben olsam halı sahada bile almam" diyor arkadaşına. O da diyor "Doymayacaksın abi, almadık arsa, ev bırakmadın"... Diğeri tekrar cevap veriyor ona: "Paranın gözü kör olsun, şimdi hedefim Datça’daki o araziyi almak." "Yok, mu artıran" taktiği altında yüzlerce kulüp son hızla bataklığa doğru gidiyor, buna birileri dur demeli. İş bilmez yöneticiler, buna çanak tutan ve iş birliği yapan bazı teknik adamlar. Kazananların sayısı 2 – 3 kişiyi geçmez ama o kulüplerin forma rengi ile hayal kuran milyonlarca taraftar her seferinde kaybeden taraf oluyor. Yazık oluyor Türk futboluna, çok yazık!