Yine trafik

30.Kasım.2017

Çok sık temas etmemize rağmen yine trafik ve kaldırım işgalleri gündemimizde.

Şehir içinde ne yayaların yürümesi nede arabayla gitmek mümkün değil. Uyarımız hem sürücelere hem de yayalara. Bu ikilinin birbirinden ayrılması mümkün değil.

Durum böyle...

İnsan olmanın genel kurallarına uymayan insanlardan daha dar anlamlı olan trafik kurallarına uymayı yani uygar davranışı nasıl bekleyebiliriz ki?

Sıradan günlerimizdeki ölümlü, yaralanmalı trafik kaza sayımız belli, her akşam televizyondaki haberleri izlediğimizde trafik kazası haberlerine, ölümlere, yaralanmalara ve parasal yıkımlara tanık oluyoruz.

Kırmızı ışıkta geçen, her yere park eden, eğiltilmemiş insanlar, bütün sorun burada işte...

Dolmuşların hem yolcu almak için durak dışındaki yerlerde durup yolcu alması ve birçok etken trafiği alt üst etmektedir.

Yolcularımız, yürüyenlerimiz araçlardan da öncelikli kendilerini trafikte daha önce görüyorlar.

İşte bizim trafiği alıp götürün; örnek gösterin Avrupa Birliği'ne bakalım ne diyecekler?

Kentin en işlek caddelerinde bile yaya kaldırımlarından aşağı inilemiyor. Kimi araçlar park etmiş kural tanımayan sürücüler gibi. Geçmişte araçlar kaldırım boyunca park edilirdi. Şimdi moda dikine dikine araçların park edilmesi.

Sürücülerimizin çoğu ışıkla uyarı üstüne uyarı yapıp, zikzaklar çizerek çok sesli müzik açıp yollarına devam ediyorlar.

Ne yapalım, yazdıklarımız bu kadar.

İyi günler dileğiyle.