Var mısınız hep birlikte gülmeye?

25.Haziran.2018
Var mısınız hep birlikte gülmeye?

Yıl 1984

Türkiye, bir kez daha Trabzonspor’u konuşuyor.

Yalnız Trabzon’un değil İstanbul’un sokakları da bordo- mavi olmuş.

Her kesimden sempati var.

‘Şampiyon Trabzon’ tezahüratlarına İstanbullular da katılıyor.

Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı hatta Fenerbahçelisi alkış tutuyor.

Gazeteciliğe başladığım ilk yıllar...

Renkli gazetecili-ğin Türkiye’deki öncüsü Efsane Günaydın, bordo- mavi renklere bürünmüş.

Tam sayfa poster.

Altında şöyle bir ifade:

“Futbolda Anadolu Devrimi gerçekleştiren Trabzonspor 6’ncı kez şampiyon oldu.”

..Ve efsane kadro: Şenol Güneş, Turgay, Necati, Ba- hattin, Şenol Ustaömer, Lemi, Osman Denizci, Hasan Vezir, Hasan Şengün, Kemal, K. Osman, Güngör, İsmail Hakkı, Sinan, İhsan, İsmail, Mustafa, Mehmet, Gökhan, Levent, İskender.

Teknik Direktör: Ahmet Suat Özyazıcı.

Başkan: Mehmet Ali Yılmaz.

***

Gazetenin Spor Müdürü Ersan Çelik talimatlar yağdırıyor: ‘Mehmet Ali Yılmaz’a ulaşın! Röportaj yapın!’

Röportaj gerçekleşiyor.

Günaydın’ın sayfalarında bordo-mavili coşku sürüyor.

İşte o yıllarda tanıdım Mehmet Ali Yılmaz’ı.

Sonra görev yaptığım Sabah, Takvim, Taraftar, Akşam, PAS, Fotospor, FotoGol ve Sözcü’de daha sık görüşmeye başladık.

Hiç kırmadı bizi.

Yoğun iş temposuna rağmen, mutlaka zaman ayırdı bizlere.

Zaman zaman biz sorduk o yanıtladı.

Zaman zaman yanına gidip çok özel işler yaptık.

Bizim için iyi bir ağabeydi.

Gazetecilik görevini yaparken, hayattan dersler de veriyordu hepimize.

2012 yılında ‘Ustam’ dediğim Büşah Gençer’le birlikte yeni bir yola girdik.

“Mehmet Ali Yılmaz Bey yeni bir televizyon kanalı açıyor. Birlikte olacağız” dedi.

Bu kez ağabeyimiz, patronumuz olmuştu.

Ancak o yine ağabeydi.

Güzel işler yaptık TV EM’de. ‘Serbest Vuruş’ kısa sürede Türkiye’de birçok sporseverin keyifle izlediği spor programı oldu.

Zaman zaman güldük, zaman zaman özel haberlerle Türkiye’nin gündemine

oturduk.

Bunları yaparken en büyük destekçilerimizden birisi Yönetim Kurulu Başkanı Soner Yılmaz oldu.

Dinamizmi, dünyayı yakından tanıması, sporu iyi bilmesiyle adeta bizim aynamızdı.

Doğruları görmemizi sağladı. Hiçbir şey sonsuz değil. Program, dinamizmini kaybedince ara verdik.

Ama Mehmet Ali Yılmaz yine bizim ağabeyimiz, Soner Yılmaz ise en iyi dostumuzdu.

***

Şimdi yeni bir yoldayız.

Karadeniz’in en büyük gazetesi ‘KARADENİZ’ için kolları sıvadık bu kez.

Sevecen, hırslı bir o kadar da birbirini seven insanlar var burada.

Amaçları iyi gazete yapmak.

Okuyan insanlara en özel haberleri vermek.

Her gün yeni bir heyecanla yapıyoruz gazeteyi.

Tıpkı mesleğe ilk başlamış gibi.

Büyük usta der ki; “Heyecanı biten insandan gazeteci olamaz. Bir kez kaçtı mı ipin ucu, o zaman kantarın topuzunu ayarlayamazsınız.”

Taraflı olacağız evet.

Trabzonspor’un hakları için, başarısı için yazıp çizeceğiz.

Yanlışlar olursa uyaracağız.

Rizespor, Giresunspor, liglerde mücadele eden tüm Karadeniz takımları bizim olmazsa olmazımız olacak.

Amatörlerin coşkusunu birlikte paylaşacağız.

Velhasıl sporun her dalı her zaman olduğu gibi yine Karadeniz’de yer bulacak.

Prensibimiz rakibe saygı.

Bu her alanda olacak.

Edip Cansever der ki; “Gülmek, bir halk gülüyorsa gülmektir.”

Öyleyse hep birlikte gülmeye ne dersiniz?