Uzun çalar!

15.Haziran.2018

Biraz geçmişlere gidelim. Radyolar henüz yayına başlamadı. Onların yokluğunda müzik, gramafonlardan dinleniyordu. Sonra teknoloji gelişti. Uzun çalarlar çıktı. Ne kadar gelişmişlik olsa da iğnesi bozulduğunda çok gürültü çıkarırlardı. On altı senedir böylesine gürültü çıkaran iğnelerle yaşadık. Toplumu gürültüyle, korkuyla doldurup bunca sene sindiren mevcut ülke yönetimi, açık eleştirilere hele hele dili ve duruşu sağlam eleştirilere maruz kalınca abandone olmaya başladı. Açıklamalar kopuk, savumalar güldürücü, diller dolanık, suratlar düşük. Uzun çaların ince uçlarıyla halkımız artık dinlediği müzik parçalarını daha iyi anlamaya başladı. İNCE, iktidarın kimyasını ve öz güvenlerini dağıttılar. Şimdi kaliteli “İNCE”cik ortamlar var. Hiç gürültü çıkarmıyor. Kimseyi rahatsız etmiyor. Gerçek neyse onu dinliyoruz.

İnsan ne çekerse az düşünmekten, tembellikten ve ufak hesaplardan çeker. Bunu toplum yapıyorsa işler daha da vahimdir. Bunca zamanı yaşadığımız gibi. Öyleyse bir bedel ödeme zamanı geldi. Ya küçük hesaplar peşinde olacağız ya hep beraber şarkı söyleyeceğiz. Karar her zaman olduğu gibi halkımızın. Ancak öyle görülüyor ki, bu kez halkımız koro halinde şarkı söylemeye hazırlanıyor. Ülkenin ve torunlarının geleceği için. Özgür, mutlu ve hür yaşamak için. Anlamak istiyorum; yaşadığımız bu güzel toprakların tadı tuzu neden yok? Semt pazarlarından aldığımız ürünlerden yaptığımız yemeğin de tadı tuzu yok. Neden? Demek ki, malzemesinden! Uzun çaların "İNCE" ucuyla ülkeye zarafet ve nezaket gelecek. Geçmişi hatırlamak için. Bakın, Erdal İnönü ile Turgut Özal havaalanında karşılaşır. Turgut Özal: Erdal Bey sizi gören ülkede kıtlık var sanır. Erdal İnönü: Aman efendim sizi gören de ülkedeki kıtlık nedenini anlar. Bizler siyasetin dilini böyle istiyoruz. Kimse kimseyi rencide etmeden halkımıza iyi gelecek hazırlamak için çıkar gözetmeden çalışmayı ister. İşte şimdi yetki halkımızda bakalım ne karar verecekler.

Tabii İNCE İNCE..!