Truman Doktrini (Geleceği Planlamak)

07.Şubat.2018

Bu yazımızda yakın tarihe arka kapısından girip, ön kapısından çıkacağız. Böylece dünya düzeninde sorun olan sebep sonuç ilişkilerine açıklık getirmeye çalışacağız. Batı ülkeleri yakın zamana kadar dünyanın geri kalmış birçok ülkesini sömürge olarak kullanıyordu. İngiltere’nin ülkesinde güneş batmıyordu, güneşin doğduğu ve battığı yerler İngiltere’nin egemenliğine girmişti. Şimdi bu ülkenin anayurdu olan Avrupa’daki adasında birkaç devlet kuruldu. Yaşlı İngiltere’nin dünyada bıraktığı boşluğu genç mirasçısı ABD doldurdu.

İkinci Dünya Savaşı’nı Japonya’ya iki atom bombası atarak bitiren Başkan Truman, ABD çıkarına olan yeni bir dünya düzeni kurdu. İkinci Dünya Savaşı bitiminde Başkan Truman, ABD Temsilciler Meclisi ile senatonun ortak bileşimi olan kongreye 1947 yılında bir yasa teklifi sundu. Buna Truman Doktrini denir. Kısa bir soru tümcesi olan doktrinin özü şudur: “ABD dünya işlerine karışsın mı, karışmasın mı?” Bu teklifin gerekçesini de kendi açıkladı.“Eğer dünya işlerine karışmazsak bu savaşta olduğu gibi gelecek savaşlarda da düşman denizaltıları gelir, Boston Limanı’ndaki gemilerimizi denizin dibine indirir, biz de savaşı kendi topraklarımızda kabullenmek zorunda kalırız.”dedi. İlk bakışta yardım amaçlı görünen bu önerge, ABD konkresinde hemen kabul edilmiş ve gerekli kurumlar kurularak çalışmalara başlanmıştır. Bu dünyanın geleceğinin planlanmasıdır. Buna fütürizmin planı da diyebiliriz. Geleceği planlamada ABD diğer ülkelerden 50 yıl ileridedir. Seçilen her yeni başkan bu planı uygulamak zorundadır. Bu planın gereği olarak çıkarılmış her savaştan ABD büyük paralar kazanmaktadır. Bu Doktrine ilerideki yazılarda değinebiliriz. Şimdilik ayrıntılara inmiyorum. Ancak Türk halkı ve okurlar bilmelidir ki ABD yukarıda sözü geçen Doktrini uygulayarak kendi çıkarına, diğer ülkelerin zararına göre dünyayı planlıyor ve yönetiyor. Bu uygulamanın sonunda gelişen olaylarla dünyayı meşgul edip, gizli tuttuğu emellerini gerçekleştiriyor. Bizler onların çıkardığı savaşı konuşurken ABD silah satacağı müşterilerini çoğaltıyor. Savaş daha çok petrol zengini ülkelerde yapıldığı için o ülkelerin Amerika bankalarındaki yüzlerce dolar milyarlık hesaplarına savaş tazminatı bahanesiyle el koyuyor. Son yıllarda cemaat ve tarikat toplumu olarak Türk halkı da beyinsizleştirildiği için olayların sonucuyla oyalanan yaratıklar sürüsüne katıldı. ABD’ye, ‘Niyetini biliyoruz, kaldır bu doktrini yürürlükten, çek elini dünyanın üzerinden!’ diyecek, Kuzey Kore’den başka cesur bir devlet şimdilik yok. Bilgi donanımı yeterli olan insanlar önlerine atılan sonuçlarla değil, sonuçları doğuran olayları ve bu olayları yaratanları sorgular.    

Tam da yazımı noktalarken İstanbul’da bir özel halk otobüsünün durağa girmesi sonucu meydana gelen kazada 3 kişinin öldüğünü ve 5 kişinin de yaralandığını televizyondan izledik. Dünyanın çağdaş ülkelerinde insanları böyle kolay öldürenler ömür boyu hücre hapsinde yatarlar. Durakta otobüs bekleyenlerin dahi can güvenliği olmadığı bir ülke olduk. Cehalet, işsizlik, hukuksuzluk, tarikatlar ve terör; güzelim ülkemizi yaşanmaz hale getirdi. Sözün bittiği yerdeyiz, sınırların ötesinden sorumlulara imdat diye bağırıyoruz!!!