Trabzonspor’a sahip çıkmak!

12.Haziran.2018

 

Sevgili Trabzonsporlular...

Sevgili dostlar;

Trabzonspor, şaka değil gerçek, tarihinin en kırılgan döneminden geçiyor.

Olmak ya da olmamak misali süreçler...

Bakın bu yük çok ağır!

Neredeyse 24 saat mesai yapan Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu ile görüştüm.

İnce eliyor sık dokuyor.

GERÇEKLER ACI AMA...

Çünkü...

5 yıllık gelirler ipotekli,

5 kuruş gelir yok,

175 icra dosyası...

Oyuncular, hocalar kulübü UEFA'ya,TFF'ye şikayet etmiş...

UEFA’ya puan silme cezası verirse!..

Yani sizin anlayacağınız...

 Öyle yönetimlerin, başkanların bu yükü tek başına kaldırmasının mümkün olmadığı apaçık ortada.

O nedenle diyorum ki;

Eğer Trabzonspor’da bir başkan ve bir yönetim kurulu seçmişsek...

Eğer Trabzonspor kulübünün ekonomik olarak elindeki bütün kaynaklar tüketilmiş ise...

Açıkça iflas noktasında diyorsak...

Bu işin seni, beni, onu yok...

Hepimiz o geminin yolcularıyız...

Batarsak hep beraber batacağımız aşikar..

BAŞKANA GÜVENİN...

Eğer biz bu başkan ve yönetim kuruluna güveniyorsak...

Ki başka çaremiz yok!

O zaman;

Bu başkan ve yönetimin önümüze koyacağı acı reçeteyi hep birlikte uygulayacağız.

Üye düzenlemesiymiş,

Teknik direktör tercihiymiş,

Transfer çalışmalarıymış,

Yeniden yapılanmaymış,

Ekonomik seferberlikmiş...

Yani söz konusu Trabzonspor’un yüksek menfaatleri ise gerisinin hepimiz için teferruat olduğunu bileceğiz.

Söyleyeceğim şu ki; kulübün içine düştüğü duruma baktığımız zaman “O yaptı şu yaptı” hesaplaşmalarıyla, kendi içimize dönük kavgalarla enerjimizi harcamadan bu dönemin ayağa kalkabilmek için son şans olduğunu bilelim.

Bu işin seni beni, onu bunu kalmadı.

Tabii ki yanlış gördüğümüz yerde eleştirel yaklaşımlarımızı yıkmadan dökmeden yapacağız.

Yapmak zorundayız da.

Özellikle kulübün kurumsal yapısı üzerinde popülist yaklaşımlar olmamalı.

Olmamalı ki acı reçeteyi bu camia ve taraftar gönül rahatlığıyla içsin!

Ama gün;

Hep destek tam destek günü...

Trabzonspor artık kurumsal kimliği ile yıkılıp yeniden yapılanmak zorundadır.

TRABZON İSTANBUL DEĞİL

Yoksa iki üç yıla kalmaz bugünleri de ararız.

Unutmayın Trabzonspor İstanbul kulüpleri değildir. Onlar içine düştükleri krizden çıkmak için çok kurtarıcı bulur.

Ali Koç örneği gibi.

Ama Trabzonspor öyle değil!

80’li yıllarda Onursal Başkan Mehmet Ali Yılmaz gibi Türkiye vergi rekortmeni olmuş, Trabzon ve Trabzonspor aşığı, cebinden milyon dolarları akıtarak tüm borçları silen,  tek başına tesis, transferler yapan insanları bir daha bulma şansımız yok.

Bulsak bile böyle enkazları tek başına kaldırma şansları yok.

O nedenle gün Trabzonspor’a hep birlikte sahip çıkma, destek olma zamanıdır.

Har vurup harman savurma dönemleri bitmiştir.

Kimse leyleği havada görmesin.

Hiçbir büyüğün ne kadar zora düşerse düşsün küçülmeyeceğini bileceğiz.

“Küçülerek büyüme” gibi komik bir sloganın adını koyma gafletine düşmeyeceğiz.

Ama...

Acı reçetedeki ilaçları içip büyüklüğümüzü koruyacağız.

Schiller’in güzel bir sözü vardır.

Der ki;

“Büyük insanlar, şikâyet etmeden bütün acılara katlanırlar.”