SÖZ KONUSU KUDÜS OLUNCA...

17.Mayıs.2018

Evet, söz konusu insanlık ve de Müslümanlık penceresinden bakılması gereken Kudüs olunca, bahaneler ve gerekçelerle, “işte elalem görsün” hesabıyla söylenenler vicdanları yaralıyor, akıllara durgunluk veriyor.

Tarihin derinliklerinden bakıldığında, “İsrailliler oralara nasıl yerleşti? Ya da nasıl yerleştirildi?” sorusuna cevap aramakla işe başlamak gerekiyor.

Ya da, kimler Yahudilerle işbirliği yaptı ya!

Bunlar için yakın tarihe bakılsın yeter de artar bile.

*

Ama tarihin en yakın kısmına, yani ABD’nin “Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma” kararına bakmaya gelince, içinde Türkiye’nin de yer aldığı İslâm aleminin lâf üretmekten başka bir şey yapmadığına geçen günler şahitlik eylemektedir.

ABD’nin kararından sonra sokaklarda ve makamlarda gösterilen tepkilerin, “Elçiliğini Kudüs’e taşımaktan vazgeçmiştir” kanaatine kadar varmış olmasını anlamak mümkün değildir.

Çünkü, biz o dönemde, “Amerikalı vazgeçmez; vazgeçemez! Zamanı geldiğinde gereğini yapacaktır. Çünkü, Kudüs, BOP’da büyük İsrail devletinin başkenti olarak kayıtlıdır” iddiamızı sürdüğümüzde “lâfla peynir gemisinin yürüyeceğini” zanneden bazıları hayal kurmaktan, kendilerini alıkoymamışlardır!

Sonuç ortada. Gelinen nokta da gözler önünde...

Hem de Müslümanlar için en kutsal ay olan Ramazan’ın başlamasına denk getirilerek, kan dökülerek yapılan bir elçilik açma uygulaması...

Tıpkı, her Ramazan ya da Kurban Bayramı’nda İslam alemine yaşatılan katliamların ben zerlerinden biri daha cereyan ettirilecek şekliyle...

*

Söz konusu Kudüs olunca...

Eylem yerine söylem şekliyle (bugünkü Filistin halkı hariç) tepkisini bile ortaya koyamayan, koymayan bir İslâm Dünyası’nın varlığı gözler önünde...

Sokaklarında gösterilerin yapıldığı (o da kendi kendine çalıp oynamak şekliyle) tek İslâm ülkesi Türkiye! Bırakın tepkiyi, kutsal toprakların yer aldığı Suudi Arabistan, yanında BAE gibi daha bir çoğunun ABD’yi desteklediği sözde bir İslâm alemi...

Tümüne birden, “Kitaba göre İslâm” demek mümkün değil. “Kendine göre Müslüman!”

*

Söz konusu Kudüs olunca... Sadece İsrail ile ABD’nin değil, Türkiye dışındaki tüm ülkelerin hesabı, kitabı ve kabulü açık veya gizli belli... Hepsi İsrail’in başkenti hesabına kilitli...

*

O ki, “İsrail’in başkenti” hesabına tüm bunlar olup biterken, Türkiye’den çıkarılan “Doğu Kudüs Filistin’in Başkentidir” sesine ne demeli? Ses ile değil, icraat ile sözün değer bulduğu gerçeğinden yola çıkarak, birileri çıkıp da,“O zaman taşı Türkiye Büyükelçiliği’ni Kudüs’e bakayım” diye neden demiyor? Yani, sadece söz ile taşıyoruz. Ama “sıfıra sıfır elde var sıfır”dan başka bir şey değil!

*

Söz konusu Kudüs olunca...

İslâm karşıtı, Müslüman düşmanı,  insanlık katillerinin eylemleri bir bir uygulanıyor. İslâm ülkesi sayılanlar, Müslüman olanlar ve de insan diye geçinenlerin ise yaptıkları sadece “lâf lâf lâf!”