SENİ DÜĞÜNÜME SOKMAM

02.Temmuz.2018

“BEN”, “SEN”, “O” YOK... “BİZ” VARIZ

5 Kasım 1933 tarihli Orhun dergisinin 1. sayısının kapak konusunda böyle yazıyor.

85 yıl önce varılan bu şuurdan bugün yoksun kaldıysak bunun sorumluları da olmalıdır. Hiç şüphesiz bunlar yöneticilerdir. İnsanımızı geçici menfaat karşılığı bireyselleştirerek, kendilerine bağımlı, ülküsüz, serbest dolaşan köle yapmak istedikleri için... Sözde maneviyat ama maneviyatsızlık girdabına sürükledik- leri için..!

***

BİLİM, DİN VE TÜRKÇÜLÜK

Bilim nedir? Gayesi, yapısı, dili nedir?

Bilim din ilişkisinin Hristiyanlıkta en çok tartışılan alanı, evrim. Evrime Müslümanlar nasıl bakıyordu? Bilim-din ilişkisi nasıl olmalı?

İnternet devrinde bilim, bilgi, teknoloji ve internet toplumu...

Türkçülük; Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura ile bilimi öncele- yerek başladı. Nihal Atsız’la bu gelenek devam etti. Türkçülüğün en güçlü savunucusu bugün de bilimdir.

Prof. Dr. İskender Ök- süz’ün “Bilim, Din ve Türkçülük” isimli kitabını, okumayı, öğrenmeyi ve düşünmeyi sevebilen herkese tavsiye ediyorum.

 

***

AKŞAM SENİ DÜĞÜNÜME SOKMAYACAĞIM!

Fıkra gibi, fakat yaşadığımız bir olay! 40 yıldan daha öncesiydi.

İstanbul Eyüp Sultan’da kapı komşumuz Çankırılı bir çocuk, 13 yaşındaki İsmail’in o gün düğünü vardı. Damat İsmail takım elbisesini giymiş, kravatını takmış, düğününü bekliyordu.

İyi de, İsmail ne anlar evlenmekten, daha çocuk, başlıyor misket oynamaya. Oyun bu, bir ara rakibine kızıyor:

- Bak diyor, bir daha yapma, akşam seni düğünüme sokmam sonra!

Ne yapsın çocuk damat, misket daha önemli.

O zamanlar henüz küçük erkek çocuklarına gelişmiş, iriyarı kız alırlardı.

Gelin niyetine değil, çalıştırıp gücünü kullanmak için... İsmail’e de bilmediği işi vermişler!

***

BİR SAĞLIK ÖĞÜDÜ

Karbondioksitli (gazlı) içecekler iskelet sistemimizde çok ciddi, fakat düzelmeyen tahribatlar yapıyor. Kana geçen karbon- dioksit kemiklerden kalsiyumu çözer ve kemiğin sağlamlığını iyice zayıflatır. Verilecek ilaçlar da bu zararı düzeltemez. Kişi sağlıklı ama kemikleri kalsiyumsuz kalır. İleride tedavi edilemeyen devamlı kemik ağrıları kaçınılmaz olur. Ve bu ömür boyu sürer. Bu tür içecekler herkese zararlıdır, fakat genç ve orta yaşlı kadınlarda etkileri çok daha ağır olmaktadır. Bu kadınlar yaşlanınca “romatizmalarım azdı” derler ama ilgisi yoktur.

Ve mecburen haklı bir soru soruyoruz:

- Hanımların ev yapımı meyve suyu hazırlamaları çok mu zor acaba?

Bu soruyu soruyoruz, çünkü:

- Piyasada var olan fabrikada işlenmiş, kimyasal madde katılmış, hemen hemen bütün gıdalar sağlığa zararlıdır.

***

SAHİ, BİZİM HİÇ YOLCU VAPURUMUZ VAR MI?

1 Temmuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Kabotaj Bayramı idi. Kabotaj, bir devletin kendi limanları arasında yük ve yolcu taşıma hakkıdır.

20 Nisan 1926 tarihli Kabotaj Kanunu’na göre yabancı bayraklı gemiler Türkiye’ye sa- dece yolcu ve yük getirir. Türkiye’den sadece yük ve yolcu götürür. Bizim limanlarımızın birinden öbürüne yük ve yolcu taşıyamaz. Bu bayramı ve kanunu kim ve niçin kaldırdı? Biliyor musunuz?