Seçim ve Sloganlar

17.Haziran.2018

Baştan da söylemiştim ya, bu seçimin sloganları farklı olacak diye. Ben iktidarın yaptıklarını, muhalefetin yapacaklarını anlatacaklarını sanmıştım. Ama görüyoruz ki iktidar da geleceğe sarılmış. Sanki iktidar partisi ortada yok.

​Geçen yazımda da belirtmiştim kişiler konuştuklarına dikkat etmeliler diye. Ne gezer…. Cumhurbaşkanı olacağım diye yola çıkanlar hiç de o makama yakışmayan sloganlar , küfürler savuruyorlar. Görgü kuralları, saygınlık sanki rafa kaldırılmış.

​Cumhurbaşkanı makamı saygınlık ister, güven ister ve güven vermek ister. O makamda oturan kişi 81 milyonun başkanıdır. Parti gömleğini çıkarmalı ve tarafsız toplumu kucaklayan birisi olmalıdır.

​Toplum, bir kişinin hem parti lideri hem de cumhurbaşkanı olmasına karşı çıkıyor çünkü şu ana kadar olan uygulama hoş olmadı. Parlamenter sistem bizim için en uygun sistemdir.

​Liderler, toplumun karşısına belirli sloganlarla çıktılar.

​1.Ulusumuza tam demokrasi,

​2. Bağımsız yargı,

​3. İnsan hakları.

​Bu üç slogan bir toplumun olmazsa olmazlarıdır. Gerçekten demokrasiye inanıyorsak, gerçekten insanımızı çağdaş toplumlar arasında görmek istiyorsak bu üç sloganda ,tüm adaylar ve partiler samimi olmalıdırlar.

*

​Diğer bir yaklaşım ise ,

​Topluma yönelik ekonomik vaatlerdir. Ülkemizin durumu iç açıcı değil. Dolar almış başını gidiyor. Faizler son 15 yılın en yüksek rakamlarında. Enflasyon bir Amerikan şirketinin belirttiğine göre 39.2, insanların cebindeki para erimiş. Bu koşullar altında topluma umut vermek için parti liderlerinden ve adaylardan güzel sözler duyuyoruz.

*

​Bu arada Türkiye’nin geleceğine ait umut verici projeler de yok değil. Tarım, hayvancılık, iş, aş , eğitim, ulaşım… gibi alanlarda güzel tablolar çiziliyor. Bunların ötesinde bazı liderler topluma barış vaat ediyor. Irk, din, mezhep, dil... ayırımcılığı yapanlar, toplumun bir kısmını ötekileştirmeye kalkanlara karşı barışçıl sloganlar topluma umut veriyor.

*

​Ben şu ana kadar “Deniz Taşımacılığı” üzerine bir yaklaşımda bulunan lider duymadım. Biz, yarımada ülkesiyiz. Doğa güzelliklerimiz göz kamaştırıyor. Hele sahil şehirlerimiz ,sahil şeridimiz görülmeye değer. Ama denizlerimizde yolcu taşıyan ,yük taşıyan gemilerimiz yok. Yıllar önce Kara Deniz’de; Karadeniz, Akdeniz, Ege vapurları yük taşır, yolcu taşırdı. Ne oldu o gemilere? Kimin veya kimlerin baskısı ile kaldırıldı seferden? Elbette ki bu yaklaşım tır filosu olanların, otobüs firmalarının hoşuna gitmez. Ama inanıyorum ki yeniden ve geliştirilmiş yolcu vapurları denizlerimizde dolaşırsa toplum mutlu olur.

​Güzel günlere…..