SEÇİM SONRASI

27.Haziran.2018

Türkiye’de birkaç gün önce demokrasinin amaç değil, araç olarak kullanıldığı seçimler yapıldı. Devlet imkânlarını kullanan
yöneticiler seçimleri kazanarak devletin tepesindeki görevlerinde kaldılar.

Günümüzde Osmanlı politikasını kullanan partiler, ülkeyi kurtaran Atatürk’ü ve onun kurduğu çağdaş düzeni dışladılar. 1950’li yıllarda kalkınmayı ve aydınlanmayı köyden başlatan Köy Enstitüleri kapatılarak imam okulları açıldı. O yıllarda eğitimde geriye dönüşün temeli atılmıştı. Günümüzde bu saltanatın meyvelerini toplayanlar egemen güç oldular. İlerleyen yıllarda Osmanlı hayranlığı yükseldikçe padişahların politikası da kendiliğinden devlet kurumlarına yansıdı. Osmanlı Padişahı I. Murat “Ülke toprakları ve varlıkları padişahın ve mirasçı oğullarının malıdır” diyerek ferman çıkarmıştı. Halk da padişahın halkıydı, onları da dilediği gibi kullanıyordu. O yıllarda insan onuruna yakışmayan yöntemler kullanılarak halkın sağlık sorunlarının otlarla, üfürükle giderileceğine inanılıyordu. Bugün de insan onuruna yakışmayan kurallarla düzen değişiyor. Tarikat egemenliğini kullanarak ilerleyen yıllarda, ülkenin Osmanlılar gibi yönetileceğinden çağdaş insanlarımızın büyük endişesi vardır.

Türkiye insan haklarına ve modern hukuka bağlı bir ülkedir, Araplaştırılması asla kabul edilemez.